|
enlem dairesi
-
Aynı enlemdeki noktaların oluşturduğu Ekvator'a paralel daire, arz dairesi.
-
Circle of latitude
-
Yer yuvarlağı üzerinde herhangi bir noktadan geçen paralel ile Ekvator arasındaki yay parçasının açısal değeri, arz derecesi.
-
Yeryuvarı üzerinde herhangi bir noktadan geçen koşut çemberi ile eşlek arasındaki yay parçasının açısal değeri.
-
Latitude. parallel. latitude arz derecesi.
-
latitude
-
latitude
-
Bir yapının konut olarak kullanılan bölümlerinden her biri, kat
Örnek:
Bu koskoca binanın, pasajın arka tarafında bir kısım daireleri ayrıca kiraya verilmiş. H. F. Ozansoy
-
Belirli devlet işlerini çevirmekle görevli kuruluşlardan her biri
Örnek:
Eskiden hem bir dairede beraber bulunmuşlar hem de silah arkadaşlığı etmişlerdi. R. H. Karay
-
Bu kuruluşların içinde çalıştıkları yapı.
-
Bir yapı veya gemide belli bir işe ayrılmış bölüm
Örnek:
Yemeği, selamlık dairesinin üst katındaki yemek salonunda yediler. M. Ş. Esendal
-
Soyut kavramlarda belli sınır, ölçü.
-
Bir çemberin içinde kalan düzlem parçası.
-
Saz takımında usul vurmaya yarayan tef.
-
Bk. bölüm (orun)
-
Bk. katkonut
-
Circle. round. disc. verge. apartment. bureau. department. board. hoop. rooms.
-
Circle. round. disc. verge. apartment. bureau. department. board. hoop. rooms. circuit. compartment. pad. ring.
-
Agency. circle. department. office. ring. round. apartment. flat. room. section. hall. administration. office building. ward. tenement. roundel. compartment. compass. studio. accomodation. area. bureau. chamber. circle chart. circuit. desk. hi.
-
Disc, disk
-
disque
-
Başkası değil, yine o.
-
Değişmeyen, aralarında ayrım olmayan
Örnek:
Yirmi sene hep aynı renkler içinde dönüp dolaştık. B. R. Eyuboğlu
-
Ayırt edilemeyecek kadar benzeri, özdeşi, tıpkısı.
-
Bk. özdeş
-
İdentical. alike. identic. same. equal. in rem. like. look-alike. one. self. selfsame. uniform. very. the same. of a piece. to a hair. idem. all of a piece. similarly. as much as. the same. no change. facsimile. like. homo-. homeo-. homoeo-. like.
-
Alike. even. identical. image. one. same. uniform. very.
-
İdentical. the same. alike. equal. facsimile. one. parallel. self-same. true. very.
ay
(nedir ne demek)
-
Yer yuvarlağının uydusu olan gök cismi, kamer.
-
Birdenbire duyulan acı, ağrı, şaşırma, ürkme veya sevinç anlatan bir söz.
-
Art arda gelen iki yeni ay arasında geçen süre.
-
Yılın on iki bölümünden her biri.
-
Bir ayın herhangi bir gününden ertesi ayın aynı gününe kadar geçen veya yaklaşık otuz gün olarak kabul edilen süre.
-
Yeryuvarlağının uydusu, ona en yakın gökcismi.
-
Yer yuvarlağının uydusu olan gök cismi.
-
Mec. Güzel, parlak, nurlu.
-
luna.
-
Luna. month. moon. quarry.
-
Ah! alas! Same as Aye.
-
Yes; yea; a word expressing assent, or an affirmative answer to a question.
-
It is much used in viva voce voting in legislative bodies, etc.
-
Always; ever; continually; for an indefinite time.
-
Month. moon. oh.
-
Royal vizier to Tutankhamen, Ay persuaded the boy king to banish the name and religion of the heretical Akhenaten, who preceded King Tut , and to restore the traditional gods of Egypt to prominence Ay succeeded Tutankhamen as pharaoh, who some Egyptologists believe was murdered by Ay and others. affirmative vote LA - tone of the scale SO - sol. 1) Merneferre, pharaoh of the 13th dynasty;.
-
Moon
-
Lune
-
Kabul oyu, olumlu oy
-
Evet!, hay hay!
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|