Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > engin nedir, engin ne demek (engin nnd)

engin nedir, engin ne demek?

engin

  1. Ucu bucağı görünmeyecek kadar geniş, çok geniş, vâsi
    Örnek: Bu deniz de sabahın sisi içinde engin, sınırsız bir deniz gibi görünür. H. Taner
  2. Açık deniz
    Örnek: Enginden dönen deniz kuşları sessiz kanatlarıyla başımın üstünde dolaşıyorlar. R. N. Güntekin
  3. Değer ve fiyatı düşük olan.
  4. Yüksekte olmayan, alçak (yer), ingin, münhat
    Örnek: Engin olur bizim elin ovası / Yüksek olur yaylaların havası. Halk türküsü
  5. Açık deniz.
  6. Ucu bucağı görünmeyecek kadar çok geniş.
  7. İyi, güzel, temiz, sağlam.
  8. 1. ucu, bucağı görünmeyecek kadar çok geniş. 2. denizin kıyıdan çok uzaklarda bulunan geniş bölümü, açık deniz. 3. değer ve fiyatı düşük olan. 4. yüksekte olmayan, alçak yer.
  9. (en) Boundless.
  10. (en) İmmense.
  11. (en) Wide.
  12. (en) Exalted.
  13. (en) Extensive.
  14. (en) Offing.
  15. (en) Broad.
  16. (en) Cosmic.
  17. (en) Vast.
  18. (en) The open sea.
  19. (en) The high sea.
  20. (en) Open.
  21. (en) Open sea.
  22. (en) Depth.
  23. (en) Expansive.
  24. (en) High seas.
  25. (en) Profound.
  26. (en) Thundering.

kadar (nedir ne demek)

  1. Ölçüsünde, derecesinde
    Örnek: Balıkçılıkta para vardır, ama dalgıçlık kadar da genç işidir. S. F. Abasıyanık
  2. Büyüklüğünde, genişliğinde.
  3. Dek, değin
  4. Gibi
  5. Denli
  6. Süre belirten bir söz
  7. Miktarda, derecede
  8. Gösterme sıfatlarından biriyle bir sayıdan sonra geldiğinde kesinlikle belli olmayan bir niceliği belirten bir söz
  9. (en) As far as.
  10. (en) As much as.
  11. (en) As big as.
  12. (en) As many as.
  13. (en) Prep. by.
  14. (en) Up to.
  15. (en) Until.
  16. (en) Till.
  17. (en) İnasmuch as.
  18. (en) So long as.
  19. (en) Pending.
  20. (en) About.
  21. (en) Or so.
  22. (en) Something like.
  23. (en) Amount.
  24. (en) Degre.

geniş (nedir ne demek)

  1. Eni çok olan, enli, vâsi
    Örnek: Geniş, bomboş bir taşlığın serin, rutubetli küf kokusu duyuldu. P. Safa
  2. Alanı büyük olan, dar karşıtı
    Örnek: Bu ağaç, bir geniş bostan duvarının dış tarafında idi. O. C. Kaygılı
  3. Bol (elbise).
  4. Kapsamı büyük, dar sınırlar içinde kalmayan, yaygın.
  5. Kolay kolay tasalanmayan, hoşgörülü, rahat
    Örnek: Besbelli geniş, olabildiğince umursamaz görünmek istiyordu. A. İlhan
  6. Çok.
  7. (en) Full.
  8. (en) Splay.
  9. (en) Broadly.
  10. (en) Vast.
  11. (en) Extensive.
  12. (en) Comprehensive.
  13. (en) Obtuse.
  14. (en) Extended.
  15. (en) Large.
  16. (en) Open.
  17. (en) Roomy.
  18. (en) Spacious.
  19. (en) Walk-in.
  20. (en) Ample.
  21. (en) Commodious.
  22. (en) Cosmic.
  23. (en) Cosmical.
  24. (en) Expansive.
  25. (en) Catholic.
  26. (en) Sizable.
  27. (en) Voluminous.
  28. (en) Carefree.
  29. (en) İmmense.
  30. (en) Volumed.
  31. (en) Capacious.
  32. (en) Broad.
  33. (en) Wide.

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
0.011