Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > enerji nedir, enerji ne demek (enerji nnd)

enerji nedir, enerji ne demek?

enerji

  1. Maddede var olan ve ısı, ışık biçiminde ortaya çıkan güç, erke.
  2. Organların çalışabilmesi ve vücut ısısının sürdürülebilmesini sağlayan besin ögelerinin oluşturduğu güç.
  3. Manevi güç
    Örnek: Size yaşamak enerjisini verecek kitaplar tavsiye ederim. P. Safa
  4. Bk. erk
  5. Bk. erke
  6. Bk. erke, e
  7. Canlı organizmalarda katabolizma sırasında meydana gelen iş görme kapasitesi.
  8. Bir cismin, konumu, hareketi, taşıdığı elektrik yükü, içinde bulunduğu ortamdan daha yüksek sıcaklığa sahip olması sebebiyle iş yapabilme yeteneği. Durum enerjisi (potansiyel enerji), hareket enerjisi (kinetik enerji), elektrik enerjisi, ışık, ısı, kimyasal eneji ve nükleer enerji, başlıca türleridir. SI sisteminde enerji birimi Joule (J)' dür.
  9. Genellikle kalori veya jul olarak ifade edilen, sistemin faaliyet veya iş yapma yeteneği.
  10. Fr. Kuvvet. Güç. Fiziki kuvvet.
  11. Maddede var olan ve ısı ışık biçiminde ortaya çıkan güç.
  12. (en) Energy.
  13. (en) Power.
  14. (en) Kick.
  15. (en) Drive.
  16. (en) Pith.
  17. (en) Snap.
  18. (en) Steam.
  19. (en) Verve.
  20. (en) Vigor.
  21. (en) Vigour.
  22. (en) Vinegar.
  23. (en) Guts.
  24. (en) İmpetus.
  25. (en) Push.
  26. (fr) Énergie
  27. (la) Energia: güç,enerji

erk   US UK (nedir ne demek)

  1. Bir işi yapabilme gücü, kudret, iktidar.
  2. Sözü geçerlik, istediğini yaptırabilme gücü, nüfuz.
  3. Bir bireyin, bir toplumun, başka birey, küme veya toplumları egemenliği, baskısı ve denetimi altına alma, hürriyetlerine karışma ve onları belli biçimlerde davranmaya zorlama yetkisi veya yeteneği, iktidar.
  4. Çalışmada, her türlü üretimin yaratılmasında, ulaşımda sayılı bir dayanak olan, bir bölümü elektrik, akaryakıt, kömür vb.; bir bölümü de rüzgâr, su, güneş ısısı gibi kaynaklar ya da insan ve hayvandan sağlanan güçlerin tümü.
  5. Fiziksel güçten ayrı olarak düşünülen, bedensel, ruhsal, tinsel yönden biçimleyici ve etkileyici herhangi bir güç; yapabilme gücü.
  6. Bir işi yapabilme gücü, kudret.
  7. İstediğini yaptırabilme gücü, nüfuz.
  8. Naz.
  9. Sevgi.
  10. İçtenlik.
  11. Tıb: Uykusuzluk hastalığı.
  12. (en) Authority.
  13. (en) Energy.
  14. (en) Power.
  15. (en) Faculty.
  16. (fr) Énergie
  17. (fr) Pouvoir, puissance
  18. HoşŸlanmayan kimse

madde (nedir ne demek)

  1. Duyularla algılanabilen, bölünebilen, ağırlığı olan nesne, özdek
    Örnek: Bütün uyuşturucu maddeler gibi, vazgeçemeyeceği kadar bağlanarak yalana alışır. N. Cumalı
  2. Bir şeyi oluşturan öge.
  3. Yasa, sözleşme, antlaşma vb. metinlerde, her biri başlı başına bir yargı getiren ve çoğu kez rakamla belirtilen bölüm
    Örnek: Kanun tatbikatında merhamet bilmez. Suçları maddeleriyle ölçer. Hükmünü verir, çarpar. H. R. Gürpınar
  4. Sözlük ve ansiklopedilerde tanımlanan, anlatılan kelime, ad veya konulardan her biri
    Örnek: Bir uzmanla buluşacağı zaman ansiklopediyi açar, o konuyla ilgili maddeyi okur. S. Birsel
  5. İleri sürülen sorun.
  6. Para, mal vb. ile ilgili şey.
  7. Kendi içinde bütünlüğü olan anlatım.
  8. Bk. özdek
  9. Bk. sınar
  10. Uzayda yer kaplayan ve kütlesi olan her şey.
  11. Zahir duygularla hissedilen, ruhani olmayıp, ağırlığı olan, cismani bulunan.
  12. Bir testte yer alan soru ya da alıştırmalardan her birine verilen ad.
  13. (en) Material.
  14. (en) Stuff.
  15. (en) Body.
  16. (en) Lubricant.
  17. (en) Question.
  18. (en) Theme.
  19. (en) Component.
  20. (en) Proviso.
  21. (en) Matter.
  22. (en) İtem.
  23. (en) Substance.
  24. (en) Article.
  25. (en) Clause.
  26. (en) Entry.
  27. (en) Object.
  28. (en) Provision.
  29. (en) Paragraph.
  30. (en) Subject.
  31. (en) İngredient.
  32. (en) Section.
  33. (en) Topic.
  34. (en) Stipulation.
  35. (en) Commodities.
  36. (en) Element.
  37. (en) Head.
  38. (en) Thing.
  39. (en) Timber.
  40. (fr) Matiere

var   US UK (nedir ne demek)

  1. Mevcut, evrende veya düşüncede yer alan, yok karşıtı.
  2. Sahiplik bildiren olumlu isim cümleleri kuran bir söz
    Örnek: Rahatsız etmek istemem hem de işim var. H. E. Adıvar
  3. Elde bulunan her şey
    Örnek: Elimizden alınan şeyler bütün varımız ve bütün varlığımızdır. R. E. Ünaydın
  4. (en) Existent.
  5. (en) Existing.
  6. (en) İn existence.
  7. (en) Value Added Reseller.
  8. (en) Value-added reseller; a business that repackages and improves hardware manufactured by an original equipment manufacturer.
  9. (en) Variant.
  10. (en) Acronym for Value Added Reseller A VAR is a business that adds its own 'value,' or application, to an existing product, and resells the resulting enhanced product as a package.
  11. (en) See: Value-at-risk model.
  12. (en) Value-Added Reseller A business that repackages and improves hardware manufactured by an original equipment manufacturer.
  13. (en) Variable This Virtual character formatting element indicates text that represents a variable name.
  14. (en) Business that repackages and improves hardware manufactured by an Original Equipment Manufacturer A VAR typically improves the original equipment by adding superior documentation, packaging, system integration, and exterior finish.
  15. (en) Company that writes application software that is packaged and sold with underlying systems software and hardware.
  16. (en) VA regulation.
  17. (en) Contains the name of the item in the collection.
  18. (en) NIII: courage; brave, courageous.
  19. (en) Unit of electrical power in an AC circuit equal to the power dissipated when 1 volt produces a current of 1 ampere.
  20. (en) Variable.
  21. (en) Volt Amps Reactive.
  22. (en) The SI unit of reactive power The reactive power at the port of entry of a single-phase two-wire circuit when the product of the rms value in amperes of the sinusoidal current, the rms value in volts of the voltage, and the sine of the angular phase difference by which the voltage leads the current is equal to.
  23. (en) Present.
  24. (en) Available.
  25. (en) There is.
  26. (en) There are.
  27. (en) To have.
  28. (en) Belongings.
  29. (en) Possessions.
  30. (en) Wealth.
  31. (en) İn attendance.
  32. (en) At hand.
  33. (en) Going spare.
  34. (en) An abbreviation for variety It applies to a variation of the species.
  35. (en) Abbreviation for volt ampere reactive Unit of ac reactive power.
  36. Variant variation, variety.

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
0.010