Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > empower nedir, empower ne demek (empower nnd)

empower nedir, empower ne demek?

empower   US UK

  1. Yetki vermek, salâhiyet tanımak
  2. İzin vermek, müsaade etmek.
  3. Yetki vermek, izin vermek

yetki vermek (nedir ne demek)

  1. (en) Accredit.
  2. (en) To delegate authority.
  3. (en) Authorize.
  4. (en) Depute.
  5. (en) Empower.
  6. (en) Entitle.
  7. (en) Licence.
  8. (en) Capacitate.
  9. (en) Chair.
  10. (en) Clothe with powers.
  11. (en) Commission.
  12. (en) Delegate.
  13. (en) Delegate power.
  14. (en) İnvest.
  15. (en) Vest sb with authority.
  16. (en) Warrant.
  17. (en) To confer powers.

yetki (nedir ne demek)

  1. Bir görevi, bir işi yasaların verdiği imkânlara göre, belli şartlarla yürütmeyi sağlayan hak, salahiyet, mezuniyet
  2. Bir hücre ya da organizmanın bir uyartıya cevap verme yeteneği.
  3. (en) Authority.
  4. (en) Authorization.
  5. (en) Command.
  6. (en) Commission.
  7. (en) Right.
  8. (en) Attribution.
  9. (en) Benefit.
  10. (en) Clearance.
  11. (en) Competence.
  12. (en) Competency.
  13. (en) Faculty.
  14. (en) Fiat.
  15. (en) Power.
  16. (en) Sword.
  17. (en) Warrant.
  18. (en) Warranty.
  19. (en) Cognition.
  20. (en) Conusance.
  21. (en) Delegacy.
  22. (en) Hand.
  23. (en) İmperium.
  24. (en) Jurisdiction.
  25. (en) Mandat.
  26. (en) Prerogative.
  27. (en) Qualification.
  28. (en) Terms of reference.
  29. (fr) Compétence

vermek (nedir ne demek)

  1. Üzerinde, elinde veya yakınında olan bir şeyi birisine eriştirmek, iletmek
    Örnek: Okumadığım zaman tavukların bahçesindeyim, yemlerini ben veririm. Ö. Seyfettin
  2. Bırakmak veya bağışlamak
    Örnek: Hırsımdan bazılarına bedava verdim, alın götürün, diye bağırdım. H. C. Yalçın
  3. Ondan bilmek, atfetmek
  4. Düşünce veya bilgi anlatan şeyleri başkalarına iletmek, bildirmek
  5. Döndürmek, çevirmek, yöneltmek
    Örnek: Arabanın burnunu, en tenha kahvelerden birinin önünde, rıhtıma verdiler. A. İlhan
  6. Herhangi bir duruma yol açmak
    Örnek: Kendilerine iyi bir çalışma fırsatı verdim. Y. K. Karaosmanoğlu
  7. Eğlenceli toplantı düzenlemek, konuk çağırıp ağırlamak.
  8. Topluluk önünde sanatını göstermek, icra etmek.
  9. Verilen karşılıkla bir kimseyi söylediğine veya yaptığına pişman etmek: “İyi oldu ağzının payını verdiğim, artık bana karşı daha dikkatli olur.” -A. Ümit.
  10. (en) Administer.
  11. (en) Attribute.
  12. (en) Concede.
  13. (en) Consign.
  14. (en) Deal.
  15. (en) To give sth to.
  16. (en) To hand sth to.
  17. (en) To bequeath / to leave sth to.
  18. (en) To vie in marriage.
  19. (en) To produce.
  20. (en) To hold.
  21. (en) Afford.
  22. (en) Ascribe.
  23. (en) Attach.
  24. (en) Blossom.
  25. (en) Defray.
  26. (en) Accord.
  27. (en) Allow.
  28. (en) Bring.
  29. (en) İnsert.
  30. (en) Produce.
  31. (en) Adjudge.
  32. (en) Award.
  33. (en) Adduce.
  34. (en) Throw.
  35. (en) Charter.
  36. (en) Place.
  37. (en) Assign.
  38. (en) Bear.
  39. (en) Bestow.
  40. (en) Bring in.
  41. (en) Cede.
  42. (en) Come across with.
  43. (en) Confer.
  44. (en) Contribute.
  45. (en) Dedicate.
  46. (en) Deliver.
  47. (en) Deliver up.
  48. (en) Dispose of.
  49. (en) Distribute.
  50. (en) Donate.
  51. (en) Endow.
  52. (en) Extend.
  53. (en) Furnish.
  54. (en) Give.
  55. (en) Give away.
  56. (en) Give in.
  57. (en) Grant.
  58. (en) Hand.
  59. (en) Hand in.
  60. (en) Hand out.
  61. (en) Hand over.
  62. (en) Devote.
  63. (en) Dispense.
  64. (en) Emit.
  65. (en) İmpart.
  66. (en) Lend.
  67. (en) Pass.
  68. (en) Present.
  69. (en) Provide.
  70. (en) Supply.
  71. (en) Treat.
  72. (en) Vest.
  73. (en) To give.
  74. (en) To hand.
  75. (en) To pass.
  76. (en) To give sth away.
  77. (en) To concede.
  78. (en) To deliver.
  79. (en) To give in.
  80. (en) To hand sth in.
  81. (en) To provide.
  82. (en) To furnish.
  83. (en) To dispense.
  84. (en) To present.
  85. (en) To yield.
  86. (en) To bear.
  87. (en) To afford.
  88. (en) To apply.
  89. (en) To bend.
  90. (en) To donate.
  91. (en) To bestow.
  92. (en) To grant.
  93. (en) To assign.
  94. (en) To devote.
  95. (en) To sel.
  96. (en) To pay.
  97. (en) To sell.
  98. (en) To offer.
  99. (en) To attribute.
  100. (en) Just.
  101. (en) Deli.

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
0.013