Nedir Ne Demek Sözlük
Ana Sayfa > emanet dolabı nedir, emanet dolabı ne demek, emanet dolabının anlamı (emanet dolabı nnd)

emanet dolabı nedir

Türkçe'yi seviyoruz ve birçok dil aracı geliştirerek destekliyoruz.








emanet dolabı

  1. Emanetçinin aldığı para veya eşyayı sakladığı mobilya.

emanet (nedir)

  1. Birine geçici olarak bırakılan ve teslim alınan kişice korunması gereken eşya, kimse vb., inam, vedia
    Örnek: Emaneti olanlar burada her vakit bunlarla ilgilenecek bir çırak bulurlar. S. Birsel
  2. Bir kimse ile birine gönderilen şey.
  3. Eşyanın ücret karşılığı geçici bir süre bırakıldığı yer.
  4. Can, ruh.
  5. Bk. vedia.
  6. Bk. koruyum
  7. 1. Korunmak için birine veya bir yere bırakılan kimse. 2. Can.
  8. (en) Trust. deposit.
  9. (en) Security. trust. deposit. left-luggage office. baggage room.
  10. (en) Escrow. custody. person or thing entrusted to another's safekeeping. a trust. checkroom for baggage. entrusted to one's safekeeping. charge. check room. consignation. safe custody. security.

vedia (nedir)

  1. Saklanılması, korunması için birine veya bir yere bırakılan eşya, inam, emanet.
  2. Kendine korunması, saklanması için eşya verilen kimsenin durumunu gösteren sözleşme.
  3. 1) saklama. 2) saklanan nesne, saklama konusu. ~ akdi: saklama sözleşmesi.
  4. Bk. inam bağıtı
  5. Saklanılması, korunması için birine veya bir yere bırakılan emanet.
  6. (en) Bailment. sth entrusted to another for safekeeping. bailment agreement / contract.

emanetçi (nedir)

  1. Ücret karşılığı eşyayı koruyan kimse.
  2. Bir görevi geçici olarak üstlenen.
  3. Bk. koruyumcu
  4. (en) Depository. depositary. trustee. bailee. consignee. depot.
  5. (en) Trustee. consignee. depository.
  6. (en) Baggage checkroom.

para (nedir)

  1. Devletçe bastırılan, üzerinde değeri yazılı kâğıt veya metalden ödeme aracı, nakit.
  2. Kazanç
    Örnek: Balıkçılıkta para vardır ama dalgıçlık kadar genç işidir. S. F. Abasıyanık
  3. Kuruşun kırkta biri.
  4. Yanında, yan. Örn. Para-aortik aortun yanında.
  5. Yunanca yanında anlamına gelen bir ön ek.
  6. (en) Money. monetary. pecuniary. coffers. money. cash. shekels. currency. shiners. coin. boodle. brass. bread. chink. chip. dough. ducat. dust. funds. green. jack. kale. lolly. lucre. filthy lucre. means. purse. rock. sugar. tin. wherewithal.
  7. (en) Bread. capital. cash. currency. dough. drain. fund. leeway. means. money. obverse. take. wealth.
  8. (en) A prefix signifying alongside of, beside, beyond, against, amiss; as parable, literally, a placing beside; paradox, that which is contrary to opinion; parachronism.
  9. (en) A prefix denoting: Likeness, similarity, or connection, or that the substance resembles, but is distinct from, that to the name of which it is prefixed; as paraldehyde, paraconine, etc.; also, an isomeric modification. Specifically: That two groups or radicals substituted in the benzene nucleus are opposite, or in the respective positions 1 and 4; 2 and 5; or 3 and 6, as paraxylene; paroxybenzoic acid.
  10. (en) Ortho-, and Meta-.
  11. (en) A piece of Turkish money, usually copper, the fortieth part of a piaster, or about one ninth of a cent. an estuary in northern Brazil into which the Tocantins River flows 100 para equal 1 dinar.
  12. (en) Money. brass. bread. cash. coffers. commodity money. currency. dibs. dimes. dough. face value. filthy lucre. funds. geets. gelt. investment. lolly. means. the necessary. net personality. pocket. to be pushed. rhino. riches. roll. shekels. shiners. spendol.
  13. (en) Having resemblance to certain features. prefix, beside, near. far from, away, out, different from.
  14. (en) A variety of forastero cacao bean cultivated in the Brazilian state of the same name. prefix meaning behind, e g , para-appendiceal.
  15. (en) A woman who has been delivered of a viable fetus. paragraph.
  16. (en) Refers to groups occupying 1,4 positions on a benzene ring.
  17. (en) Beside/next to.
  18. (en) Paraplegic. the number of live-born children a woman has delivered; 'the parity of the mother must be considered'; 'a bipara is a woman who has given birth to two children'. 100 para equal 1 dinar. a soldier in the paratroops. an estuary in northern Brazil into which the Tocantins River flows. port city in northern Brazil in the Amazon delta; main port and commercial center for the Amazon River basin.
  19. (önek) yakın; ötesinde; ikinci derecede; benzer.
  20. I. paraşütçü asker, paragraf

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  İletişim

© NND Sözlük (Nedir Ne Demek Sözlük)