|
emancipate
-
F. özgür kılmak, azat etmek, serbest bırakmak; huk. aile hakimiyetinden kurtarmak. emancipa'tion i. azat etme, özgür kılma, serbest bırakma; aile hakimiyetinden kurtarma. emancipa'tionist i. koleleri azat etme taraftan. eman'cipator i. azat eden veya özgür kılan kimse.
-
F. özgürlüğüne kavuşturmak, serbest bırakmak, azat etmek, soyutlamak
-
Herhangi bir kısıtlamaya, zorlamaya, şarta bağlı olmayan, serbest, hür
-
Yönetim bakımından yabancı bir gücün etkisi altında bulunmayan, başka bir yönetime bağlı olmayan, bağımsız, hür (ulus, ülke).
-
Kendi kendine hareket etme, davranma, karar verme gücü olan.
-
Tutuklu olmayan, hür.
-
Başkasının kölesi olmayan, hür.
Örnek:
Tömbeki fiyatı fırladığı için nargileye tövbe etmişti. Ö. Seyfettin
-
Siyasi bir güç tarafından denetlenmeyen, engellenmeyen.
-
Toplumsal baskılara, özellikle görgü kurallarına boyun eğmeyen, tavır ve davranışlarında serbest olan.
-
Serbestî, hür. ~ mallar: serbest mallar.
-
Asalak olmayan, beslenme yönünden bağımsız, kendibeslek olan.
-
Free. independent. at liberty. exempt. latitudinarian. unfettered. at large.
-
Footloose. free. rakish. liberated serbest. hür.
-
Free. independent. voluntary.
-
Free
-
Frei
-
Libre
-
Liber
-
(yar) Etmek, yapmak
Örnek:
Kitabımı elimden bırakmadığımı görmek bile onları mutlu kılmaya yetiyordu. N. Cumalı
-
Namazı yerine getirmek
-
Render. to render. to make.
-
To render. to make.
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|