|
emanat ı mübareke
-
Hz. Muhammet, kimi tanrı elçileri ve ululardan kalma olduğuna inanılıp Topkapı sarayı müzesinde saklı duran eşyalar: Muhammet Peygambere ait bir diş, tas, sancak, seccade, yay, âsa ve bir çift nalın; Hz. Şuayb'ın bir asası, Hz. Nuh'un tenceresi, Hz. İbrahim'in kazanı, Hz. Yunus'un gömleği, Hz. Davud'un kılıcı, Ebubekir'in seccadesi, İmam Hüseyn'in gömleği, dört halifenin sarıkları ile tesbih ve kılıçları, Cafer-i Tayyar'ın kılıcı, Halit İbn-i Zeyd'in kılıcı, Halife Osman'ın yazma bir Kuranı, Kabe'nin anahtarı, altın oluğu; ayrıca başka ululardan kalma eşya ve silâhlar.
-
İzolösin amino asit.
-
Hipoksantin.
-
İyot.
-
İnozin.
-
İyonik kuvvet.
-
Elektrik akımı.
-
Güçlü bir dinî saygı uyandıran veya uyandırması gereken, kutsi, mukaddes.
-
Tapınılacak veya yolunda can verilecek derecede sevilen, kutsi, mukaddes
Örnek:
Aşkın kutsal tarafına inanmamı sarhoşluk belirtisi diye yorumladım. H. E. Adıvar
-
Bozulmaması, dokunulmaması, karşı çıkılmaması gereken, üstüne titrenilen
-
Tanrı'Ya adanmış olan, tanrısal olan.
-
1-Tanrı'ya adanmış olan. 2-Tanrısal olan, bütün var olanların, yeryüzüne ilişkin olanın üstünde yükselen, ondan bütünüyle başka olan. 3-Ahlaksal yetkinliğe ulaşan, bu yolla Tanrı'ya yakınlaşan kişilerin niteliği (azizler, evliyalar, ermişler).
-
Güçlü bir dinsel saygı uyandıran veya uyandırması gereken kimse, mukaddes.
-
Tapınılacak veya yolunda can verilecek derecede sevilen.
-
Uğur getirdiğine inanılan.
-
Holy. blessed. sacred. saintly. divine. heavenly. celestial. inviolate. sacramental. sacrosanct. saint. sainted. sanctified. sanctus. solemn. venerable. hiero-.
-
Blessed. celestial. divine. holy. sacred. sacrosanct. solemn. spiritual. venerable.
-
Holy. sacred. celestial. numinous. sacral. sainted. spiritual. venerable.
-
Saint, holy
-
saint
-
sanctus
eşya(nedir ne demek)
-
Türlü amaçlarla kullanılan, insan yapısı, taşınabilir cansız nesnelerin bütünü
Örnek:
Güçlük, ev bulmak ve eşyayı taşımak derdiyle başlar. B. Felek
-
Gümrük mevzuatı kapsamında anılan her türlü madde.
-
Bk. nesne
-
Goods. belongings. traps. appointments. furniture. thing. article. property. stuff. bulk. commodity. gear. ware.
-
Article. commodity. effects. freight. goods. things. unit. wares. objects. property. furniture. luggage. belongings.
-
Furniture. gear. goods. stuff. articles. luggage. belongings. merchandise. property. wares. commodities. objects. article. ware. material. materials. movable. bonded goods. chose. commodity. freightage. furnishing. lagan. object. things.
-
goods
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|