Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > eli açık nedir, eli açık ne demek (eli açık nnd)

eli açık nedir, eli açık ne demek?

eli açık

  1. Cömert
    Örnek: Eli pek açık ve eğlenceye biraz fazla düşkündü. S. Ali
  2. (en) Charitable.
  3. (en) Openhearted.
  4. (en) Bounteous.
  5. (en) Free.
  6. (en) Free handed.
  7. (en) Generous.
  8. (en) Large- handed.
  9. (en) Liberal.
  10. (en) Munificent.

eli   US UK (nedir ne demek)

  1. Eli, erkek ismi (Eliahu ve başŸka isimlerin bir şŸekli)

e   US UK (nedir ne demek)

  1. Aynştaynyum elementinin simgesi.
  2. (e:) Başına getirildiği cümledeki kavrama göre çeşitli tonlar alarak birtakım duygular anlatan bir söz.
  3. (e:) Soru vurgusuyla şaşma ve merak anlatan bir söz.
  4. (e:) Ardından gelecek söz ve davranışları öğrenmek amacıyla soru kavramı taşıyan, bir beklentiyi içeren bir seslenme sözü.
  5. "Öyle ise, öyle olunca, mademki öyle" anlamlarında bir söz.
  6. Müzik edebiyatında ve dizgelerde Mİ notasını ifade eden harf.
  7. Bk. ektoplâzmik yüz
  8. Enzim.
  9. Glutamik asit.
  10. Enerji.
  11. Enzimle bağlanmış immünosorbent deneyi.
  12. Bk. endüstri ölçünlü mimarisi
  13. (en) The fifth letter of the English alphabet.
  14. (en) İs the third tone of the model diatonic scale.
  15. (en) Latin prefix meaning out, out of, from; also, without.
  16. (en) Eia.
  17. (en) Pharmacy, drugstore.
  18. (en) See Ex-.
  19. (en) The 5th letter of the Roman alphabet the base of the natural system of logarithms.
  20. (en) Unto.
  21. (en) Upon.
  22. (en) Fat-Soluble vitamin that is essential for normal reproduction; an important antioxidant that neutralizes free radicals in the body.
  23. (en) Radioactive transuranic element produced by bombarding plutonium with neutrons.
  24. (en) The cardinal compass point that is at 90 degrees.
  25. (en) The base of the natural system of logarithms.
  26. (en) The 5th letter of the Roman alphabet.
  27. İngiliz alfabesinin beşinci harfi.
  28. Zayıf not

açık (nedir ne demek)

  1. Açılmış, kapalı olmayan, kapalı karşıtı
    Örnek: Açık pencerenin önünde denize karşı saatlerce dertleştik. R. N. Güntekin
  2. Engelsiz.
  3. Örtüsüz, çıplak.
  4. Boş.
  5. Görevlisi olmayan, boş (iş, görev), münhal.
  6. Aralığı çok.
  7. Çalışır durumda olan
    Örnek: Bazı dükkânları açık olan caddeden sola saptılar. Ö. Seyfettin
  8. Kolay anlaşılır, vazıh
    Örnek: Açık konuşma zamanının artık geldiğine kani idim. R. N. Güntekin
  9. Hiçbir perdeye basılmaksızın tellerin açık bırakıldığı veya tüm tellerin herhangi bir perdeden tek parmakla kapatıldığı durumlarda bile sık kullanılan akorların elde edilebildiği akortlama biçimi.
  10. Gelirin gideri karşılamaması durumu.
  11. Bk. gedik
  12. 1) sarîh. 2 ) alenî.
  13. Bk. açılma
  14. (en) Deficit.
  15. (en) Open.
  16. (en) On.
  17. (en) Uncovered.
  18. (en) Wide-Open.
  19. (en) Visible.
  20. (en) Apparent.
  21. (en) Obvious.
  22. (en) Bare.
  23. (en) Clear.
  24. (en) Unclouded.
  25. (en) Cloudless.
  26. (en) Definite.
  27. (en) Exposed.
  28. (en) Blank.
  29. (en) Aboveground.
  30. (en) Articulate.
  31. (en) Avowed.
  32. (en) Broad.
  33. (en) Candid.
  34. (en) Categorical.
  35. (en) Clean-Cut.
  36. (en) Clear-Cut.
  37. (en) Confessed.
  38. (en) Crystal.
  39. (en) Decided.
  40. (en) Declared.
  41. (en) Decollete.
  42. (en) Blunt.
  43. (en) Concrete.
  44. (en) Debit.
  45. (en) Demonstrable.
  46. (en) Distinct.
  47. (en) Evident.
  48. (en) Explicit.
  49. (en) Fine.
  50. (en) Forthright.
  51. (en) Graphic.
  52. (en) İntelligible.
  53. (en) Manifest.
  54. (en) Outstretched.
  55. (en) Overt.
  56. (en) Patent.
  57. (en) Picturesque.
  58. (en) Plain.
  59. (en) Shortage.
  60. (en) Shortfall.
  61. (en) Signal.
  62. (en) Specific.
  63. (en) Square.
  64. (en) Transparent.
  65. (en) Unequivocal.
  66. (en) Unreserved.
  67. (en) Vacant.
  68. (en) Weak.
  69. (en) Offing.
  70. (en) Vacancy.
  71. (en) Free.
  72. (en) Exposed to.
  73. (en) Unoccupied.
  74. (en) Deficient.
  75. (en) Frank.
  76. (en) Light.
  77. (en) İndecent.
  78. (en) Obscene.
  79. (en) Saucy.
  80. (en) Frankly.
  81. (en) Closely.
  82. (en) Absolute assignment.
  83. (en) Bald.

cömert (nedir ne demek)

  1. Para ve malını esirgemeden veren, eli açık, selek, semih, ahi, bonkör
    Örnek: Elinden gelen her iyiliği yapar, cömerttir, ikramı çok sever. P. Safa
  2. Verimli
    Örnek: Bu ülkede toprak bir masal sultanı kadar cömert. C. Meriç
  3. (en) Chivalrous.
  4. (en) Free.
  5. (en) Openhearted.
  6. (en) Good.
  7. (en) Princely.
  8. (en) Charitable.
  9. (en) Free handed.
  10. (en) Generous.
  11. (en) Bounteous.
  12. (en) Big-Hearted.
  13. (en) Liberal.
  14. (en) Munificent.
  15. (en) Openhanded.
  16. (en) Bighearted.
  17. (en) Bountiful.
  18. (en) Flush.
  19. (en) Freehanded.
  20. (en) Freehearted.
  21. (en) Handsome.
  22. (en) Large handed.
  23. (en) Open handed.
  24. (en) Profuse.
  25. (en) Ungrudging.
  26. (en) Unsparing.
  27. (en) Propitious.

charitable   US UK (nedir ne demek)

  1. Yardımsever, hayırsever, merhametli, müşfik, şefkatli
  2. Hayırsever, yardımsever, cömert
  3. Merhametli, şefkatli
  4. Hayır işleri ile meşgul olan

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
0.015