Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > elem nedir, elem ne demek (elem nnd)

elem nedir, elem ne demek?

elem

  1. Acı, üzüntü, dert, keder
    Örnek: ... dayanılmaz bir elemle yüreği sızladı. Y. K. Karaosmanoğlu
  2. Bk. dert
  3. Bk. tasa
  4. ağrı. acı. ked sancı. dert. gam. kaygı.
  5. Ağrı. Acı. Keder. Sancı. Dert. Gam. Kaygı.(Ey arkadaş! Bütün lezzetler imanda olduğu gibi, bütün elemler de dalalettedir. Bunun izahı ise; bir şahıs, kudret-i ezeliye tarafından adem zulümatından şu korkunç dünya sahrasına atılırken gözünü açar, bakar. Bir lütuf beklediği zaman, birdenbire düşmanlar gibi hastalıklar, elemler, belalar hücum etmeye başlarlar. Bir meded bir yardım için müsterhimane tabiata ve anasıra baktığı vakit, kasavet-i kalble, merhametsizlikle karşılaşır. Ecram-ı semaviyeden istimdat etmek üzere başını havaya kaldırır. O ecram, atom bombaları gibi dehşetli ve heybetli halleriyle gözüne görünür. Hemen gözünü yumar, başını eğer, düşünmeye başlar. Bakar ki, hayati hacetleri bağırıp çağırmaya başlarlar. Bütün bütün tevahhuş ederek hemen kulaklarını tıkar, vicdanına iltica eder; bakar ki: vicdanı binler amal (emeller) ve emani ile dolu gürültülerinden cinnet getirecek bir hale gelir. Acaba, hiçbir cihetten hiçbir teselli çaresini bulamayan o zavallı şahıs, mebde ile meadi, Sani' ile haşri itikad etmezse, onun o vaziyetinden Cehennem daha serin olmaz mı?.. İ.İ.)
  6. (en) Anguish.
  7. (en) Cross.
  8. (en) Sorrow.
  9. (en) Grief.
  10. (en) Distress.
  11. (en) Pain.
  12. (en) Affliction.
  13. (en) Care.
  14. (en) Burden.
  15. (en) Mental anguish.
  16. (en) Suffering.

dert (nedir ne demek)

  1. Üzüntü
    Örnek: Gündüz ya bir yere sokulup uyur ya sessiz sedasız sokaklarda dolaşır. Fakat akşam oldu mu derdi teper. H. E. Adıvar
  2. Hastalık
    Örnek: Hastayım derdime verem diyorlar. F. N. Çamlıbel
  3. Ağrı.
  4. Sorun, kaygı
    Örnek: Ne var ki dert evin satılması ile bitmeyecekti. T. Buğra
  5. Ur.
  6. Genellikle çok önem verilen bir varlığın yitimi sonucunda duyulan üzüntü ya da sorunun yarattığı sıkıntı.
  7. (en) Discomfort.
  8. (en) Knock.
  9. (en) Matter.
  10. (en) Mess.
  11. (en) Tribulation.
  12. (en) Chronic disease.
  13. (en) Care.
  14. (en) Bane.
  15. (en) Bind.
  16. (en) Bugbear.
  17. (en) Trouble.
  18. (en) Grief.
  19. (en) Worry.
  20. (en) Sorrow.
  21. (en) Suffering.
  22. (en) Pain.
  23. (en) Affliction.
  24. (en) Bother.
  25. (en) Distress.
  26. (en) Headache.
  27. (en) Heartache.
  28. (en) Plague.
  29. (en) Bore.
  30. (en) Botheration.
  31. (en) Complaint.
  32. (en) Cross.
  33. (en) Dolor.
  34. (en) Dolour.
  35. (en) Evil.
  36. (en) Fear.
  37. (en) Grievance.
  38. (en) Mopes.
  39. (en) Nuisance.
  40. (en) Pother.
  41. (en) Rock.
  42. (en) Scourge.
  43. (en) Throe.
  44. (en) Trial.
  45. (en) Trib.
  46. (en) Pain in the neck.
  47. (en) Disease.
  48. (en) Sickness.
  49. (en) Difficulty.
  50. (en) Firework.
  51. (en) Hobble.
  52. (en) Malady.

acı (nedir ne demek)

  1. Bazı maddelerin dilde bıraktığı yakıcı duyu, tatlı karşıtı.
  2. Tadı bu nitelikte olan
    Örnek: Acı kahvesini yudumluyordu. T. Buğra
  3. Herhangi bir dış etken dolayısıyla duyulan rahatsızlık, ıstırap
    Örnek: Omuzlarına kadar vücudun derisini haşlayan bayıltıcı yanma acısı ve dehşeti çok sürmedi. P. Safa
  4. Ölüm, yangın, deprem vb. olayların yarattığı üzüntü, keder, elem
    Örnek: İnsan, ölümün acısını en çok günün iki uzak saatinde hissetmektedir. Y. Z. Ortaç
  5. Koyu (renk)
    Örnek: Sıcak iklimlerde bu mevsim, tek renktedir, sadece acı yeşildir. R. H. Karay
  6. Keskin, hoşa gitmeyen, şiddetli
    Örnek: Acı poyraz kuvvetle esiyordu. O. Kemal
  7. Kırıcı, üzücü, incitici, dokunaklı, korkunç
    Örnek: Acı söz insanı dininden çıkarır. Atasözü
  8. Kinin ve diğer bazı alkoloitlerle kafein gibi değişik maddelerin, suda seyreltilmiş çözeltilerinin oluşturduğu tat veya bu tadı veren saf veya karışık maddelerin duyusal özelliği.
  9. (en) Acid.
  10. (en) Acrimonious.
  11. (en) Affliction.
  12. (en) Agitation.
  13. (en) Anguish.
  14. (en) Astringent.
  15. (en) Tribulation.
  16. (en) Hard.
  17. (en) Sour.
  18. (en) Bitter.
  19. (en) Peppery.
  20. (en) Brackish.
  21. (en) Acrid.
  22. (en) Biting.
  23. (en) Painful.
  24. (en) Sorrowful.
  25. (en) Lamentable.
  26. (en) Grievous.
  27. (en) Tragic.
  28. (en) Cutting.
  29. (en) Poignant.
  30. (en) Sardonic.
  31. (en) Scathing.
  32. (en) Shrill.
  33. (en) Splitting.
  34. (en) Harsh.
  35. (en) Severe.
  36. (en) İncisive.
  37. (en) Pungent.
  38. (en) Trenchant.
  39. (en) Vitriolic.
  40. (en) Pain.
  41. (en) Ache.
  42. (en) Hurt.
  43. (en) Sting.
  44. (en) Gnawing.
  45. (en) Distress.
  46. (en) Grief.
  47. (en) Heartache.
  48. (en) Heartbreak.
  49. (en) Pang.
  50. (en) Piercing.
  51. (en) Rank.
  52. (en) Sorrow.
  53. (en) Suffering.
  54. (en) Tart.

ac   US UK (nedir ne demek)

  1. Bk. fil dişi
  2. (en) [AC (ante Christum) ] radioactive metallic element (Chemistry).
  3. Account.
  4. La [müz.], pek iyi

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
0.014