|
elektron
-
Bütün atomlarda bulunan negatif yüke sahip temel parçacık, pozitron karşıtı.
-
Bk. eksicik
-
Bütün atomların yapısında bulunan elemansel tanecik. (Elektron, atom çekirdeğine bağlıdır ve ortadaki çekirdeğin çevresinde yer alan basamaklarda, değişik sayılardaelektronun döndüğü varsayılır. Her atomdaki basamağın sayısına ve her basamaktaki eksi yüklüelektron sayısına göre değişik kimyasal öğeler ortaya çıkar. Belirli nicelikte elektrik taşıyanelektron, bu özelliğinden dolayı elektrik akımının temel öğesidir.elektronun çeşitli görünüşlerini elektriksel olaylarla izleriz).
-
Yükü 1,6022.10-19 Coulomb, kütlesi 9 .1096.10-28 g. olan ve atom çekirdeğinin çevresindeki erke düzeylerinde yer alan kalımlı temel parçacık.İng.: electron Fr.: électron Alm.:elektron
-
Negatif yüklü çekirdek parçacığı.
-
electron
-
electron.
-
elektron
-
électron
-
Öğecik ile özdecik yapısını oluşturan, kütlesi çekinden iki bin kez daha küçük, eksi yüklü temel tanecik.
-
Önelcikten yaklaşık olarak iki bin kez daha yeğni olan, eksi yüklü temel parçacık.
-
electron
-
Elektron
-
électron
-
Eksiksiz, tam
Örnek:
Güller bütün güller bu sabah / Bir ağızdan şarkı söyler gibi açıyor her bahçede. N. Cumalı
-
Çok sayıdaki varlık ve nesnelerin hepsi
Örnek:
Bütün civar köylerde onu sevmeyen yoktu. Y. K. Karaosmanoğlu
-
Bozuk olmayan (para).
-
Parçalanmamış.
-
Birlik, tamlık
Örnek:
Şiirde bir bütünün lüzumuna inananlar bile mısralar arasında birtakım aralıklar kabul eder. O. V. Kanık
-
Tümel niceleyicinin Türkçe'deki bir karşılığı.
-
Eksiksiz, tüm.
-
Whole. entire. complete. total. all. every. solid. undivided. gross. all-out. aggregate. clear. continuum. out-and-out. round. sheer. unbroken. utter. one and only. the whole. the total. entire. gross. totality. complement. holo-. omni-. pan-. all ov.
-
Aggregate. all. entire. entirety. grand. intact. total. whole.
-
Whole.
-
Olumsuz, menfi.
-
Eksi, pozitif karşıtı.
-
Gerçekteki aydınlık ve karanlık bölümleri tersine gösteren fotoğraf camı veya filmi
Örnek:
Bütün mahzuru otuz altı film bitmeden negatifi çıkaramıyorsunuz. H. Taner
-
Negatif görüntü elde etmek için alıcıda kullanılan boş film
-
Bu yolda kullanılmış fakat henüz işlemelikte işlenmemiş dolu film
-
İşlemelikte işlenerek üzerindenegatif görüntü belirmiş olan film. 4.negatif görüntü
-
(Genellikle) Doğadakinin ters renk tonunda görüntü veren duyarkatları ve bu görüntüleri anlatır. TV
-
Uç değiştirme yoluyla almaçta oluşturulan ve doğadakinin ters renk tonunda olan görüntü.
-
negative
-
Negative. minus. negatory. negative.
-
Negative. minus.
-
negative.
-
Negativ
-
négatif
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|