Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > elektrik arkı nedir, elektrik arkı ne demek, elektrik arkıın anlamı, ingilizcesi (elektrik arkı nnd)

elektrik arkı nedir

Türkçe'yi seviyoruz ve birçok dil aracı geliştirerek destekliyoruz.






elektrik arkı

  1. Bk. elektrik yayı
  2. Bk. ışık yayı
  3. (en) Electric arc

elektrik yayı (nedir ne demek)

  1. Birbirine değmeyen iki kömür çubuk arasında elektrik akımı sırasında oluşan yay biçimindeki ışık.
  2. Havada ya da bir uçun içinde, yeterince yüksek elektriksel gerilim uygulanan iki üşek arasında oluşan ışıklı boşalım izi.
  3. Havada ya da bir uçun içinde, yeterince yüksek elektriksel gerilim uygulanan iki üşek arasında oluşan ışıklı boşalım izi.
  4. (en) Arc of electric
  5. (al) Lichtbogen
  6. (fr) arc-électrique

elektrik (nedir ne demek)

  1. Maddenin elektron, pozitron, proton vb. parçacıklarının hareketleriyle ortaya çıkan enerji türü.
  2. Bu enerjinin gündelik hayatta kullanılan biçimi.
  3. Bu enerjiden elde edilen aydınlanma.
  4. Fiziğin, elektrik olaylarını inceleyen kolu.
  5. Çarpıcılık, cazibe, canlılık
    Örnek: Ufak tefek ama şimdiden elektriği öbürkülerden başka, yırtıkça bir kız var içlerinde. H. Taner
  6. Elektrikle çalışan.
  7. Duruk ya da devinenelektrik yüklerinin yol açtığı tüm görüntüleri inceleyen doğabilim dalı.
  8. Yükünün yol açtığı bütün olaylar için kullanılan genel terim.
  9. İki nesnenin birbirine sürtünmesiyle, sıkıştırma gibi herhangi bir mekanik etki sırasında, ısının kimi örütler, ışığın kimi özdekler üzerindeki etkisiyle ya da ayrı potansiyelli iki özdek arasında oluşan ve etkisini çekme, itme, mekanik, kimyasal, ısıl vb. olaylar biçimin de gösteren erke türü.İng.: electricity Fr.: électrique Alm.: Elektrizität
  10. (en) electricity
  11. (en) Electric. electrical. electricity. juice.
  12. (en) Cable. electricity. power. electric. electrical.
  13. (en) Electricity. electric. electrical. appraisal for fixing of utility rates. long-term bonds. public-utility company. customer's costs. juice. public utilities. utility stock.
  14. (al) Elektrizität
  15. (fr) Électrique, électricité
  16. (fr) électricité

ark   US UK (nedir ne demek)

  1. İçinden su akıtmak için toprağı kazarak yapılan açık oluk, su yolu, arık, cetvel, kanal.
  2. Bk. ışık yayı
  3. (en) Ditch. canal hark. cetvel. kanal. arc.
  4. (en) A chest, or coffer.
  5. (en) The oblong chest of acacia wood, overlaid with gold, which supported the mercy seat with its golden cherubs, and occupied the most sacred place in the sanctuary.
  6. (en) In it Moses placed the two tables of stone containing the ten commandments.
  7. (en) Called also the Ark of the Covenant.
  8. (en) The large, chestlike vessel in which Noah and his family were preserved during the Deluge.
  9. (en) Gen. vi.
  10. (en) Hence: Any place of refuge.
  11. (en) A large flatboat used on Western American rivers to transport produce to market. a boat built by Noah to save his family and animals from the Flood sacred chest where the ancient Hebrews kept the two tablets containing the Ten Commandments.
  12. (en) Trench. irrigation. canal. drain. dike. ditch. mill. race. float. hollow. conduit. arc. culvert. flume. runnel. trolley pole.
  13. (en) Sacred chest where the ancient Hebrews kept the two tablets containing the Ten Commandments. a boat built by Noah to save his family and animals from the Flood.
  14. (en) You must have come out of the ark, or you were born in the ark, because you are so old-fashioned, and ignorant of current events.
  15. (en) The cabinet that houses the Torah In the Torah, the Ark contained the tablets of the Ten Commandments In Hebrew, it is called the 'Aron Kodesh '. a large, flat-bottomed boat, as in: They loaded the grain on the ark and floated it down the river. 1 A sacred box or container 2 In Judaism, often refers to the container for the tablets outlining the covenant with God 3 In Christianity, often refers to Noah's Ark. the chest, censed during services, containing holy Relics of the Saints and any other things holy to God.
  16. (en) A moveable outdoor pig shelter.
  17. (en) The rectangular houseboat that Noah built to contain his family and pairs of all animals during the Flood.
  18. (en) The Autobot starship which brought the Autobots to Earth This ship served as the Autobot headquarters for many years on Earth.
  19. (en) Arkansas.
  20. (en) Abbreviation for alt religion kibology.
  21. Altı düz mavna, duba
  22. Sandık, kutu
  23. Sandık; duba, mavna

yay   US UK (nedir ne demek)

  1. Ok atmaya yarayan, iki ucu arasına kiriş gerilmiş, eğri ağaç veya metal çubuk.
  2. Farklı amaçlarla çeşitli biçimlerde yapılan esnek parça.
  3. Zemberek.
  4. Hallacın pamuk veya yünü atmak için tokmak yardımıyla kullandığı araç
    Örnek: Karınları hallaç yayından kopup fırlamış gibi beyaz. R. H. Karay
  5. Bir çember üzerindeki iki nokta ile bu nokta arasındaki çember parçası.
  6. Bir eğriden alınan parça.
  7. Keman, viyolonsel vb. çalgılarda sürterek titreşim yoluyla ses çıkarmaya yarayan parça.
  8. Zodyak üzerinde Akrep ile Oğlak arasında bulunan burcun adı.
  9. Çember, elips, parabol gibi ağrilerin bir parçası.
  10. Çember, elips, parabol gibi ağrilerin bir parçası.
  11. Esnek metal parça.
  12. Ok atmaya yarayan, iki ucunun arasına kiriş gerilmiş eğri ağaç ya da metal çubuk.
  13. Yaz, sıcak mevsim.
  14. (en) Arc. arch. bow. coil. coil spring. release. spring.
  15. (en) Arc. arch. bow. release. spring.
  16. (en) Arc. bow for shooting an arrow. bow with which a stringed instrument is played. bedspring. watchspring. arch. curve. bow.
  17. (en) arc
  18. (en) spring
  19. (al) Feder
  20. (al) Bogen
  21. (fr) arc
  22. (fr) ressort
  23. Bu kadar.

ışık (nedir ne demek)

  1. Cisimleri görmeyi, renkleri ayırt etmeyi sağlayan fiziksel enerji, erke, ziya, nur, şavk
    Örnek: Okuyabilmek için kapıdaki ışık yeterli değildi. H. E. Adıvar
  2. Bir yeri aydınlatmaya yarayan araç.
  3. Elektrik.
  4. Resim sanatında ışıklı, parlak yer.
  5. Mutluluk, sevinç veya zekâdan doğan, özellikle yüzde ve gözlerde beliren parıltı
    Örnek: Bütün gözlerden manalı ışıklar sıçrıyordu. P. Safa
  6. Yol gösteren, aydınlatan kimse, düşünce, eser vb
    Örnek: Sevgili Behçet Necatigil şiirimizin vazgeçilmez ışıklarından biri olarak ayrıldı aramızdan. N. Cumalı
  7. Yüksek derecede ısıtılan cisimlerin veya çeşitli enerji biçimleriyle uyarılan cisimlerin gaz ışı yaydığı gözle görülen ışıma.
  8. Yönetmenin, sahnenin ya da salonun aydınlatılması için verdiği buyruk.
  9. Göze uyarımda bulunan ve beyin tarafından yorumlandığında görme duyusuna, yani görülebilir ışığa yol açan elektromıknatıs ışınım. Başka bir deyişle, ışımayla yayılan ve görme duyusuyla algılanan erke biçimi. (Bu elektromıknatıs ışınım, 4x10-7 m ile 7,7x10-7 m arasındaki dalga uzunluklarında yer alır. Dalga uzunluklarındaki değişiklikler gözde değişik duyulara yol açarak değişik renkleri oluşturur).
  10. Aydınlık, ziya.
  11. Mutluluk, sevinç veya zekadan doğan, yüzde ve gözlerde beliren parıltı.
  12. Mec. Yol gösteren, aydınlatan, önderlik eden kimse.
  13. (en) light
  14. (en) Light. gleam. lamp. luminary. photo-.
  15. (en) Light. gleam. lamp. luminary. photo-. beam.
  16. (en) Light. light (luminous energy. any source of light. bathe. doppler effect.
  17. (en) lights!
  18. (al) Licht
  19. (fr) lumière
  20. (fr) lumière!

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Sözlük