Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > el koyma nedir, el koyma ne demek (el koyma nnd)

el koyma nedir, el koyma ne demek?

el koyma

  1. Mülkiyet konusu olan bir mal ya da hakkın devlet tarafından zorla alınması.
  2. Orcunu ödemeyen borçlunun, elinde ya da üçüncü kişilerde olan taşınmaz, taşınabilir malları ve alacaklarının anaparanın ve üremlerinin (faiz) giderleriyle birlikte alacağa yetecek olanına yetkililerce el konması.
  3. (en) Distraint, attachment, seizure.
  4. (en) Confiscation, seizure.
  5. (fr) Saisie

el   US UK (nedir ne demek)

  1. Kolun bilekten parmak uçlarına kadar olan, tutmaya ve iş yapmaya yarayan bölümüne verilen ad.
    Örnek: El var, titrer durur, el var yumuk yumuk / El var pençe olmuş, el var yumruk. Z. O. Saba
  2. Sahiplik, mülkiyet.
  3. Kez, defa.
  4. İskambil oyunlarında kâğıt atma sırası.
  5. Yönetim, baskı, etki.
  6. Bazı nesne ve araçların tutmaya yarayan bölümü.
  7. Aracı, vasıta.
  8. Yabancı, yakınların dışında kalan kimse
    Örnek: Kâtip benim ben kâtibin el ne karışır! Halk türküsü
  9. Ülke, yurt, il
    Örnek: Çöller, Yemen ellerinden betermiş. A. Gündüz
  10. Halk, ahali.
  11. Oba, aşiret
    Örnek: Kalktı göç eyledi Afşar elleri / Ağır ağır giden eller bizimdir. Dadaloğlu
  12. İnsan ya da maymunlarda tutma organı olarak gelişmiş, avuç içi ve parmaklardan oluşan kolun uç bölgesi.
  13. Enzimle bağlanmış immünosorbent deneyi.
  14. (en) The Semitic word for God, found alone or compounded with other terms as names of God ; often found as the theophoric element in personal and place names.
  15. (en) The European basic multiplex rate that carries 30 voice channels in a 256-bit frame transmitted at 2 048 Mbps.
  16. (en) Energy Limiting; arrester for crossarm or polemounting applications.
  17. (en) Electrical System Inoperable.
  18. (en) Elisp source code file.
  19. (en) G-D, god.
  20. (en) Pud.
  21. (en) Elisa.
  22. (en) Elixir.
  23. (en) Hand.
  24. (en) Hand-Operated.
  25. (en) Hand-Held.
  26. (en) Fist.
  27. (en) Flapper.
  28. (en) One shot.
  29. (en) Other person.
  30. (en) Hands.
  31. (en) Manual.
  32. (en) Mitt.
  33. (en) Range.
  34. (en) Round.
  35. (en) Stranger.
  36. (en) People.
  37. (en) Country.
  38. (en) Power.
  39. (en) Control.
  40. (en) Assistance.
  41. (en) Deal.
  42. (en) Possession.
  43. (en) Ownership.
  44. (en) Alien.
  45. (en) Grip.
  46. (en) Move.
  47. (en) Stock.
  48. (en) Angular distance above the horizon.
  49. (en) An electric elevated railway.
  50. (en) Elevation.
  51. (en) Energy Limiting; Cooper Power Systems' distribution class, direct-connected arrester for crossarm or polemounting applications.
  52. (en) Elevated railroad NE - born with the name of WO - woe.
  53. (en) Executive Level.
  54. (en) Short for El Producto cigars 'I contact eleven El's and macs in heaven' -- Nas.
  55. (en) East Indian.
  56. (en) The, a definite article, in Spanish.
  57. (en) Equivalent lot.
  58. (en) Powerful Unfolding Spirit expands herself from each point in each moment, like a field of flowers on a summer morning She comes from the inside of each Monad out to its peremeter, through the individual.
  59. (en) A, one, some, any.
  60. (en) The chief god of the Canaanite pantheon; variously known as the father of Baal.
  61. (fr) Main
  62. Elevated railway
  63. [el (elevated railroad) ] yol üzerindeki köprüden geçen demiryolu

koyma (nedir ne demek)

  1. Koymak işi.
  2. (en) Putting.
  3. (en) Laying.
  4. (en) Placing.
  5. (en) Position.
  6. (en) Putting in.

mülkiyet (nedir ne demek)

  1. İyelik, sahiplik.
  2. Kendisinin olan bir şeyi yasa çerçevesinde istediği gibi kullanabilme hakkı.
  3. Bk. yapım iyeliğini sınırlama
  4. Bk. iyelik
  5. (en) Property.
  6. (en) Proprietorship.
  7. (en) Freehold.
  8. (en) Ownership.
  9. (en) Possession.

konu (nedir ne demek)

  1. Konuşmada, yazıda, eserde ele alınan düşünce, olay veya durum, mevzu
    Örnek: Öğretmenimizin verdiği konuları manzum yazardım. Y. Z. Ortaç
  2. Üzerinde konuşulan şey, bahis
  3. Bir işlevin bir kesimin oluşturan bağımsız değişken; özellikle üçgenölçüsel işlevlerin açı cinsinden bağımsız değişkenleri.
  4. Sinema ve televizyon alıcısının, fotoğraf aygıtının merceğinin, üzerine yöneltildiği ve görüntüsünü saptamayı amaçladığı temel varlık, nesne, görünüm
  5. Bu yolda saptanmış olan nesne
  6. Öykülü bir filmin ya da televizyon oyununun en kısa biçimde anlatılabilecek olgusu.
  7. Ele alınan, üzerindekonuşulan ya da yazı yazılan düşünce, sorun, durum ya da olay.
  8. Herhangi bir ders kapsamının, belli bir sürede öğretilecek bölümlerinden her biri.
  9. (en) Object,.
  10. (en) Story, subject, action theme.
  11. (en) Object.
  12. (en) Question.
  13. (en) Scope.
  14. (en) Case.
  15. (en) Change of design.
  16. (en) Subject, subject matter.
  17. (en) Subject.
  18. (en) Matter.
  19. (en) Point.
  20. (en) İssue.
  21. (en) Theme.
  22. (en) Topic.
  23. (en) Affair.
  24. (en) Argument.
  25. (en) Business.
  26. (en) Head.
  27. (en) Heading.
  28. (en) Shebang.
  29. (en) Subject matter.
  30. (en) Text.
  31. (en) Thing.
  32. (en) Purview.
  33. (al) 1-2. Objekt, Aufnahmeobjekt, 3. Sujet, Filmsujet, Inhaltsangabe, Stoff
  34. (fr) 1-2. objet, 3. sujet, récit
  35. (fr) Argument

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
0.009