Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > ekip biçmek nedir, ekip biçmek ne demek (ekip biçmek nnd)

ekip biçmek nedir, ekip biçmek ne demek?

ekip biçmek

  1. Tarım yapmak.
  2. (en) Cultivate, farm.

ekip (nedir ne demek)

  1. Takım
    Örnek: Aramızda ekipler kuracağız, maçlar yapacağız, oyunlar oynayacağız. Ç. Altan
  2. İşçilerin oluşturduğu takım
    Örnek: Bir kısmı da, hususi temizleme ekipleri marifetiyle imha edilir. H. Taner
  3. Bk. takım
  4. (en) Crew.
  5. (en) Gang.
  6. (en) Shift.
  7. (en) Team.
  8. (en) Squad.
  9. (en) Party.
  10. (en) Brigade.
  11. (en) Firm.
  12. (en) Outfit.
  13. (en) Platoon.
  14. (en) Stable.
  15. (en) Pool.
  16. (en) Group.
  17. (en) Company.
  18. (en) Team of workmen.

takım (nedir ne demek)

  1. Bir işte veya bir yerde kullanılan eşya ve aletlerin tamamı, ekipman.
  2. Meslek, davranış, durum vb. yönlerden birbirine uyan kimselerin oluşturduğu topluluk.
  3. Görev bakımından birbirini tamamlayan kimselerin topluluğu, grup, ekip, trup.
  4. Birbirini tamamlayan şeylerin tümü
    Örnek: Kadın kahve takımlarını alıp çıktı. N. Cumalı
  5. Sigara ağızlığı.
  6. Aşağılayıcı ve küçümseyici anlamda topluluk
  7. Benzer, gibi
    Örnek: ... bu takım düşünceler arasında, dün sütçüye verilen paranın üstünün eksik geldiğini de hatırlıyor. M. Ş. Esendal
  8. Bölüğü oluşturan birliklerden her biri
    Örnek: Bu binayı merkez taburundan bir takım bekleyecek. Ö. Seyfettin
  9. Bir film çeviriminde görüntüleri saptama, aydınlatma, ses alma gibi belli başlı çalışmaları yapmak için gerekli en ufak uygulamanlar topluluğu. TV
  10. Bir televizyon yayınını, özellikle dışarıda canlı yayını gerçekleştiren en ufak uygulamanlar topluluğu.
  11. Canlıların sınıflandırmasında kullanılan, aile ve sınıf arasında bulunan, yakın benzerlik gösteren organizmaların oluşturduğu taksonomik
  12. Bk. ayaktoputakımı.
  13. Canlıların sınıflandırılmasında kullanılan, familya ve sınıf arasında bulunan, yakın benzerlik gösteren organizmaların meydana getirdiği taksonomik birlik, ordo.
  14. (en) Suit.
  15. (en) Suite.
  16. (en) Team.
  17. (en) Unit, film unit (crew), crew, team,.
  18. (en) Unit, crew, team.
  19. (en) Ensemble.
  20. (en) Parcel.
  21. (en) Platoon.
  22. (en) Layout.
  23. (en) Train.
  24. (en) Band or bunch of people.
  25. (en) Set.
  26. (en) Group.
  27. (en) Clique.
  28. (en) Gear.
  29. (en) Fitment.
  30. (en) Band.
  31. (en) Battery.
  32. (en) Brigade.
  33. (en) Bunch.
  34. (en) Covey.
  35. (en) Gang.
  36. (en) Outfit.
  37. (en) Posse.
  38. (en) Squad.
  39. (en) Tackle.
  40. (en) Tribe.
  41. (en) Pool.
  42. (en) Range.
  43. (en) Togs.
  44. (en) Troop.
  45. (en) Unit.
  46. (en) Set of things.
  47. (en) Crew.
  48. (en) Series.
  49. (en) Party.
  50. (en) Tool.
  51. (en) Fixture.
  52. (en) System.
  53. (en) İmplement.
  54. (en) Assembly.
  55. (en) İnstrument.
  56. (en) Aggregate.
  57. (en) Device.
  58. (al) Aufnahmegruppe, Filmgruppe, Aufnahmestab, Stab, Personengruppe,
  59. (al) Aufnahmegruppe, Aufnahmestab, Stab, Team
  60. (fr) Équipe, personnel, "team"
  61. (la) Ordo

biçmek (nedir ne demek)

  1. Belli bir biçim vererek kesmek.
  2. Dikilecek kumaşı belli bir ölçüye ve modele uygun olarak makasla kesmek.
  3. Ekin, ot vb.ni orakla, tırpanla, makine ile kesmek.
  4. Yaylım ateşiyle öldürmek.
  5. Değer, paha, fiyat belirlemek.
  6. Karşı takım oyuncusunu tekme ile yere yıkmak, ayaklarını yerden keserek onu düşürmek.
  7. (en) Harvest.
  8. (en) To cut.
  9. (en) To saw.
  10. (en) To cut out.
  11. (en) To reap.
  12. (en) To mow.
  13. (en) To harvest.
  14. (en) To estimate.
  15. (en) To cup up.
  16. (en) Shear.

tarım (nedir ne demek)

  1. Gerekli, yararlı bitkileri yetiştirmek amacıyla toprak üzerinde yapılan çalışmaların bütünü, ziraat.
  2. Topraktan çeşitli ürünler elde etmeye ve geniş anlamıyla hayvancılığa da dayanan yaşamsal etkinlik.
  3. İnsanların hayvansal, bitkisel ve diğer maddelere olan gereksinimlerini karşılamak için planlanmış değişik üretim sistemlerini kapsayan geniş bir terim.
  4. Göllere, kumluklara dökülen çay kolları.
  5. Verim almak için toprak üzerinde yapılan çalışmaların tümü.
  6. (en) Farming ziraat.
  7. (en) Carrying out of agriculture / forestry and of fishing operations.
  8. (en) Agricultural.
  9. (en) Agrarian.
  10. (en) Cultivation.
  11. (en) Agriculture.
  12. (en) Farming.
  13. (en) Growing.
  14. (en) Husbandry.
  15. (en) Tillage.
  16. (en) Tilth.
  17. (en) Terraculture.
  18. (fr) Agriculture

yapmak (nedir ne demek)

  1. Ortaya koymak, gerçekleştirmek, oluşturmak, meydana getirmek
    Örnek: Her görevi ayrım gözetmeden aynı titizlikle yapmak başarının sırrıdır. Ç. Altan
  2. Olmasına yol açmak.
  3. Onarmak, tamir etmek.
  4. Bir şeyi başka bir şey durumuna getirmek
    Örnek: Ayrıca terbiye edeceğim, onu yaman bir polis köpeği yapacağım. R. H. Karay
  5. Bir dileği, bir isteği yerine getirmek, uygulamak, ifa etmek
    Örnek: Şu işi yapıver, diye yalvarmıştı da enişte engel olmuştu. S. M. Alus
  6. Bir düşünceyi, bir davranışı, bir isteği işe dönüştürmek, gerçekleştirmek
    Örnek: Elimi ağzına götürerek sus işareti yaptım. R. H. Karay
  7. Düzenli bir duruma getirmek.
  8. Üretmek.
  9. (en) Accomplish.
  10. (en) Acquit oneself.
  11. (en) Architect.
  12. (en) Build.
  13. (en) Commit.
  14. (en) Construct.
  15. (en) Cost.
  16. (en) Deliver.
  17. (en) Discharge.
  18. (en) Draw.
  19. (en) To fashion.
  20. (en) To create.
  21. (en) To prepare.
  22. (en) To buoy oneself with sth.
  23. (en) To do sth as one's regular work or occupation.
  24. (en) To carry out.
  25. (en) To affect.
  26. (en) To execute.
  27. (en) To fix sth.
  28. (en) To caus.
  29. (en) Father.
  30. (en) Put on.
  31. (en) Carve out.
  32. (en) Contrive.
  33. (en) Create.
  34. (en) Engineer.
  35. (en) Establish.
  36. (en) Execute.
  37. (en) Fashion.
  38. (en) Fulfil.
  39. (en) Fulfill.
  40. (en) Go over.
  41. (en) Go through.
  42. (en) Have.
  43. (en) İmplement.
  44. (en) Land.
  45. (en) Make.
  46. (en) Perform.
  47. (en) Practice.
  48. (en) Practise.
  49. (en) Produce.
  50. (en) Profess.
  51. (en) Put thro.
  52. (en) Fabricate.
  53. (en) Fill.
  54. (en) Found.
  55. (en) Hold.
  56. (en) Manage.
  57. (en) Manufacture.
  58. (en) Perpetrate.
  59. (en) Redeem.
  60. (en) Transact.
  61. (en) To do.
  62. (en) To make.
  63. (en) To perform.
  64. (en) To fulfil.
  65. (en) To carry sth out.
  66. (en) To mend.
  67. (en) To repair.
  68. (en) To fix onarmak.
  69. (en) Tamir etmek.
  70. (en) To build.
  71. (en) To construct.
  72. (en) To erect.
  73. (en) To found inşa etmek.
  74. (en) To produce.
  75. (en) To manufacture.
  76. (en) To bring sth out üretmek.
  77. (en) To cause yol açmak.
  78. (en) To marry to evlendirmek.
  79. (en) To cost.
  80. (en) To do with.
  81. (en) To have.
  82. (en) To possess.
  83. (en) To cook.
  84. (en) To draw.
  85. (en) To deliver.

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
0.011