Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > eigenvalue problem nedir, eigenvalue problem ne demek (eigenvalue problem nnd)

eigenvalue problem nedir, eigenvalue problem ne demek?

eigenvalue problem

  1. Özdeğerler problemi

eigenvalue   US UK (nedir ne demek)

  1. Öz değŸer, karakteristik kök, giz değŸer (Matematik)

problem   US UK (nedir ne demek)

  1. Teoremler veya kurallar yardımıyla çözülmesi istenen soru, mesele.
  2. Mesele, sorun
  3. Davranışları normal olmayan ve özel olarak eğitilmesi gereken (kimse).
  4. Sorun
  5. Bk. sorun
  6. (en) Question proposed for solution; a matter stated for examination or proof; hence, a matter difficult of solution or settlement; a doubtful case; a question involving doubt.
  7. (en) The control complex of a fault-tolerant system can arrange its subsystems in many different configurations There are many possible paths through the subsystems How do you select a workable configuration when there is a faulty subsystem?.
  8. (en) Function from inputs to outputs, which we want an algorithm to compute A crossword puzzle is not a problem; it's an instance The set of all crossword puzzles is a problem.
  9. (en) An opportunity for improvement of an undesirable condition, often observed by symptoms, created by root causes, which must be systematically identified and eliminated or altered to control the condition.
  10. (en) Question raised for inquiry, consideration, or solution An intricate unsettled issue which is a source of perplexity, distress, or vexation, and that may be difficult to understand or accept.
  11. (en) Failure to meet the stated requirements Sometimes what is reported as a problem turns out to be a request for an enhancement, after research In that case, the reported problem would be removed from the Problem Report and added to the Change Request Report.
  12. (en) The unknown root cause of one or more existing or potential Incidents Problems may sometimes be identified because of multiple incidents that exhibit common symptoms Problems can also be identified from a single significant Incident, indicative of a single error, for which the cause is unknown Occasionally Problems will be identified well before any related Incidents occur.
  13. (en) This is a learner activity where the learner is required to solve a problem - it may be either an assessed or a non-assessed exercise.
  14. (en) Visible performance deficiency in an important process, product, or service.
  15. (en) Condition that impairs normal operation.
  16. (en) Goal-Response interference.
  17. (en) Perceived gap between an existing state and a desired state.
  18. (en) The specific problem that is going to be investigated State this in the form of a question.
  19. (en) In the question, issue, problem logic, the problem is a specific discrepancy between an existing condition and a desired or expected one For example, if you are currently producing five widgets, and you seek or your goal is to produce seven, your problem is 2 widgets.
  20. (en) Any deviation from the defined standards of process, artifact, or dynamics that creates a negative impact on quality, timeliness, or budget.
  21. (en) Business , issue , problem , trouble.
  22. (en) Problem.
  23. (en) Question.
  24. (en) Anything which is required to be done; as, in geometry, to bisect a line, to draw a perpendicular; or, in algebra, to find an unknown quantity.
  25. (en) Question raised for consideration or solution; 'our homework consisted of ten problems to solve' a state of difficulty that needs to be resolved; 'she and her husband are having problems'; 'it is always a job to contact him'; 'urban problems such as traffic congestion and smog'.
  26. (en) Case.
  27. (en) Teaser.
  28. (en) Problem consists of network events or patterns of network events TIAS users define problems based on situations they need to know about When a TIAS client subscribes to a view which includes the problem, the record of each problem instance is sent to that client.
  29. (en) Something that needs to be solved -- 'In the above problem suppose there are 26 books on the shelf, and you want five of them.
  30. (en) Type of call which is refers to device or service which is malfunctioning or broken.
  31. (en) Something that requires a solution.
  32. (en) Liability, one likely to be whacked.
  33. Sorun, mesele
  34. Mat
  35. Problem, sorun, mesele, muamma, bilinmez

sorun (nedir ne demek)

  1. Araştırılıp öğrenilmesi, düşünülüp çözümlenmesi, bir sonuca bağlanması gereken durum, mesele, problem.
  2. Sıkıntı veren durum, dert.
  3. 1-Çözümü, yaratıcı düşünmeyi gerektiren önemli ve güç durum. 2- Bir soru ya da bir dizi soru aracılığıyla kişiyi soruların nedenleri ile sonuçlarını araştırmaya yönelten durum.
  4. (en) Business.
  5. (en) Concern.
  6. (en) Drawback.
  7. (en) Point under consideration.
  8. (en) Business in question.
  9. (en) Point.
  10. (en) Problem.
  11. (en) Difficulty.
  12. (en) Trouble.
  13. (en) Question.
  14. (en) İssue.
  15. (en) Case.
  16. (en) Cause.
  17. (en) Funeral.
  18. (en) Grievance.
  19. (en) Hangup.
  20. (en) Hurdle.
  21. (en) Knot.
  22. (en) Look-Out.
  23. (en) Packet.
  24. (en) Proposition.
  25. (en) Matter.
  26. (en) Strife.
  27. (en) Tribulation.
  28. (en) Complication.
  29. (en) Affair.
  30. (en) Case problem.
  31. (en) Mesele.
  32. (en) Preoccupation.

özdeğerler problemi (nedir ne demek)

  1. A, bir vektör uzayında tanımlı doğrusal operatör olmak üzere, sıfır olmayan x vektörleri için Ax = Ax denklemini sağlayan tüm A sayılarının bulunması problemi.
  2. (en) Eigenvalue problem.
  3. (fr) Problème aux valeurs propers

özdeğer (nedir ne demek)

  1. Ürünün ya da hammaddenin taşıdığı özelliklerden kaynaklanan değeri.
  2. Özel bir denkilemi sınır koşulları uyarınca sağlayan çözüm işlevlerine (özişlevlere) eşlenen değiştirgen.
  3. Özel bir denkilemi sınır koşulları uyarınca sağlayan çözüm işlevlerine (özişlevlere) eşlenen değiştirgen.
  4. (en) Eigen value.
  5. (en) İntrinsic value.
  6. (al) Eigenwert
  7. (fr) Valeur propre

öz (nedir ne demek)

  1. Bir kimsenin benliği, kendi manevi varlığı, iç, nefis, derun, varoluş karşıtı
    Örnek: Bütün gün genç kızlar ilahiler söylemişlerdi. Ç. Altan
  2. "Kendine, kendi kendini" anlamlarında birleşik kelimeler türeten bir söz.
  3. Bir şeyin en kuvvetli veya kıvamlı bölümü, hülasa, zübde.
  4. Çıbanların içinde ölmüş dokudan oluşan irinle birlikte çıkan parça.
  5. Kendi, zat
    Örnek: Bir od düştü yanar tatlı özüme / Dünya zindan görünüyor gözüme. Karacaoğlan
  6. Bir şeyin temel ögesi, künh, zübde
    Örnek: Ortalıktaki krizi sebep gösteriyorlar ama asıl kriz şirketin kendi özünde. A. Gündüz
  7. Bitkilerin kök, gövde ve dallarının boydan boya ortasında bulunan, hafif, gevrek ve çoğu yumuşak bölüm.
  8. Kan bağı ile bağlı olan, üvey olmayan
    Örnek: Çocuğun bu yalanı bir anda onu bana bir öz evlat sevgisiyle bağladı. R. N. Güntekin
  9. İçine, arılığını, saflığını bozacak hiçbir şey karışmamış olan, saf, arı.
  10. Dere, çay.
  11. Sulak, verimli yer.
  12. Fizikötesinin konusu olarak: Kendinde varlık. Karşıtı bk. görüngü.
  13. Kalıcı, değişmez olan, gelip geçici olmayan, her zaman var olmakta olan varlık. Karşıtı: Değişen, değişmekte olan varlıklar.
  14. Bir şeyin bireysel ve gerçek olan kendineözgü biçimi; kendineözgü belirtisi.
  15. Varlığın aslını kuran şey; temelözellik. Karşıtı bk. ilinek.
  16. Bir şeyin ne olduğu, nasıl olduğu olgusu; bir şeyi o şey yapan, öyle oluşunu sağlayan şey; bir varlığın yapısını kuran şey. Karşıtı bk. varoluş.
  17. İç, çekirdek. Karşıtı: dış, kabuk.
  18. Bkz.Özetçe,Öz.
  19. Element veya radikalin daha düşük yükseltgenme basamağına sahip olduğunu gösteren son ek. örneğin; ferröz (demir-II-).
  20. Embriyo.
  21. Pulpa.
  22. Çekirdek.
  23. (en) Base.
  24. (en) Essential.
  25. (en) Guarded.
  26. (en) Guts.
  27. (en) Meat.
  28. (en) Nucleus.
  29. (en) Element.
  30. (en) Elementary.
  31. (en) Heart.
  32. (en) Compact.
  33. (en) Embryo.
  34. (en) Compendious.
  35. (en) Full.
  36. (en) Genuine.
  37. (en) German.
  38. (en) Whole.
  39. (en) Self.
  40. (en) Marrow.
  41. (en) Essence.
  42. (en) Cream.
  43. (en) Substance.
  44. (en) Kernel.
  45. (en) Extract.
  46. (en) Essential oil.
  47. (en) Extraction.
  48. (en) Quintessence.
  49. (en) Distillate.
  50. (en) Distillation.
  51. (en) Content.
  52. (en) Core.
  53. (en) Elixir.
  54. (en) Entity.
  55. (en) Epitome.
  56. (en) Gist.
  57. (en) Goodness.
  58. (en) Heartbeat.
  59. (en) Pith.
  60. (en) Soul.
  61. (en) Spirit.
  62. (en) Abstract.
  63. (en) Summary.
  64. (en) Plasma.
  65. (en) Medulla.
  66. (en) Germ.
  67. (en) Syllabus.
  68. (en) Synopsis.
  69. (en) Category.
  70. (en) Kern.
  71. (en) Origin.
  72. (en) Digest.
  73. (en) Proper.
  74. (en) Specific.
  75. (en) Special.
  76. (en) Private.
  77. (en) Personal.
  78. (en) Privy.
  79. (en) Original.
  80. (fr) Essence
  81. (la) Essentia

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
0.012