|
eğri
-
Doğru veya düz olmayan, bir noktasında yön değiştiren, çarpık, münhani, doğru karşıtı.
-
Yay gibi kavislenmiş, eğmeçli, mukavves.
-
Yatay veya düşey olmayan, bütünüyle bir yana eğilmiş bulunan, eğik, mail.
-
Yanlış bir biçimde
Örnek:
Gazetecilik bu oğlum, eğri, doğru yazılıp çıkmalı. M. Ş. Esendal
-
Bir olayın şiddetindeki azalış ve çoğalışları gösteren çizgi.
-
Doğru veya düz olmayan çizgi, yüzey.
-
Bir özelliğin yeğinliğindeki değişimleri özetleyen çizgi.
-
Crooked. bent. awry. sloping. slanting. oblique. skew. aslant. aslope. cockeyed. sinuous. skewed. slouching. slouchy. out of the straight. tortuous. untrue. warped. wry. awry. curve. graph. trajectory.
-
Crooked. curve. irregular. oblique. uneven. wry. bent. skew. cockeyed. bowed. curved. slanted. sloping. bandy. angle. inclined.
-
Curve.
-
Curve
-
Courbe
-
Bir ucundan öbür ucuna kadar yönü değişmeyen, eğri ve çarpık karşıtı.
-
Gerçek, yalan olmayan.
-
Akla, mantığa, gerçeğe veya kurala uygun
Örnek:
Bunları sana şimdiden söylemek daha doğrudur. A. Gündüz
-
Gerçek, hakikat
Örnek:
Söyleyin doğrusunu, siz insanoğlunun ahlaklı olabileceğine inanmıyorsunuz. N. Ataç
-
İki nokta arasındaki en kısa çizgi.
-
Yanlışsız, eksiksiz.
-
Hiçbir yöne sapmadan, dosdoğru, doğruca.
-
Yakın, yakınlarında
Örnek:
Şafağa doğru otomobil sesi duyuldu. F. R. Atay
-
1- Gerçeğe uygun olan. 2- (Mantıkta) Düşünme yasalarına uygun olan.
-
1. Gerçek, yalan olmayan. 2. Akla, mantığa uygun. 3. Dürüst, namuslu, ahlaklı.
-
True. right. correct. exact. accurate. proper. authentic. honest. fair. truthful. straight. direct. above-board. faithful. guileless. just. orthodox. righteous. sincere. spot-on. square. upstanding. straight. through. thru. thro. due. true. right. ar.
-
True. right. correct. exact. accurate. proper. authentic. honest. fair. truthful. straight. direct. above-board. faithful. guileless. just. orthodox. righteous. sincere. spot-on. square. upstanding. through. thru. thro. due. ar. aboveboard. base. becoming. fitting. mathematical. precise. upright.
-
Correct.
-
True
-
Vrai
-
Verus
-
Yatay durumda olan, eğik ve dik olmayan.
-
Kıvrımlı olmayan, doğru.
-
Yüzeyinde girinti çıkıntı olmayan, müstevi.
-
Kısa ökçeli, ökçesiz (ayakkabı).
-
Yayvan, altı derin olmayan.
-
Kıvırcık veya dalgalı olmayan (saç).
-
Yalın, sade, süssüz.
-
Çizgisiz, desensiz ve tek renkli.
-
Rakı.
-
Düz rakı.
-
Flat. level. smooth. plain. straight. even. right. flush. horizontal. plane. slick. straight. flatwise. flatways. platy-.
-
Direct. even. flat. flush. horizontal. level. plain. plane. right. slick. smooth. straight.
-
Even. flat. plain. right. smooth. straight. level. simple. acyclic. direct. rectilinear. aclinal. flush. horizontal. uniform. slippery. unruffled. bare. splay. glare.
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|