Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > eşit aralık nedir, eşit aralık ne demek (eşit aralık nnd)

eşit aralık nedir, eşit aralık ne demek?

eşit aralık

  1. Büyük ölçekli bir haritada birbirini izleyen iki eşyükselti eğrisi arasındaki yükseklik.
  2. (en) Equidistance.
  3. (fr) Équidistance "des courbes de niveau"

eşit (nedir ne demek)

  1. Yapı, değer, boyut, nicelik ve nitelik bakımından birbirinden ne artık ne eksik olmayan (iki veya daha çok şey), müsavi
    Örnek: Bunlar bastonlarına dayanarak hep eşit adımlarla yürürler. S. Birsel
  2. Aynı haklardan yararlanan, aynı düzeyde olan (kimse)
    Örnek: Herkes ... kanun önünde eşittir. Anayasa
  3. Niteliği, değeri, biçimi, görünüşü bir olan.
  4. Aynı düzeyde olan.
  5. (en) Equal.
  6. (en) Equivalent.
  7. (en) Even.
  8. (en) Coequal.
  9. (en) Commensurate.
  10. (en) Coordinate.
  11. (en) Tantamount.
  12. (en) On a par with.
  13. (en) Equi-.
  14. (en) İso-.
  15. (en) Fair.
  16. (en) Square.
  17. (en) The same.
  18. (en) İs equal to.
  19. (en) Replica.
  20. (en) İdentical.
  21. (en) Analogous.
  22. (en) Duplicate.
  23. (en) Matching.
  24. (en) Symmetric.
  25. (en) Balanced.
  26. (en) On the level with.
  27. (en) Not a pin to choose between.

aralık (nedir ne demek)

  1. İki şey arasındaki açıklık, mesafe.
  2. Sıra, vakit
    Örnek: O aralık açıkgözün biri de ayağımdan çıkan potini almış savuşmuş. M. Ş. Esendal
  3. Uygun, elverişli durum, fırsat.
  4. Evin iki bölümü veya iki oda arasındaki dar geçit, geçenek, koridor.
    Örnek: Demek dişini sıkarsa on sene sonra on beş dönüm tarlası, dört ceviz ağacı olacaktı. S. F. Abasıyanık
  5. Yılın otuz bir gün süren, son ayı, ilk kânun, kânunuevvel.
  6. Ayakyolu.
  7. Basımcılıkta harfler veya satırlar arasındaki açıklık, espas.
  8. Yarı açık, tam kapanmamış.
  9. Toplu cimnastiklerde, biri birinin ardı sıra durarak dizilenleri ayıran derinliğine açıklık.
  10. İki nota arasındaki perde uzaklığı.
  11. İki üşek arasında bir kıvılcım ya da yay atlamasının oluşabileceği uzaklık.
  12. Bir mıknatıssal çevrimin iki parçasını ayıran hava aralığı.
  13. Belirli iki değer arasındaki bölge.
  14. (en) Gap, interval.
  15. (en) Gap.
  16. (en) Ajar.
  17. (en) Half-open.
  18. (en) Crack.
  19. (en) December.
  20. (en) Space.
  21. (en) İnterval.
  22. (en) İnterspace.
  23. (en) Separation.
  24. (en) Time.
  25. (en) Aperture.
  26. (en) Daylight.
  27. (en) Gangway.
  28. (en) Hiatus.
  29. (en) İnterstice.
  30. (en) Lacuna.
  31. (en) Rift.
  32. (en) Spacing.
  33. (en) Corridor.
  34. (en) Span.
  35. (en) Opening.
  36. (en) Moment.
  37. (en) Passageway.
  38. (en) Toilet.
  39. (en) Watercloset.
  40. (en) Half open.
  41. (en) Slot.
  42. (en) Chasm.
  43. (en) Leeway.
  44. (en) Joint.
  45. (en) Deadspace.
  46. (en) Break.
  47. (en) Cranny.
  48. (en) Dead space.
  49. (en) Distance.
  50. (en) İntermission.
  51. (al) Spalte
  52. (fr) Distance
  53. (fr) Espace, intervalle

büyük ölçekli (nedir ne demek)

  1. (en) Large-scale.

büyük (nedir ne demek)

  1. Boyutları, benzerlerinden daha fazla olan (somut nesne), küçük karşıtı
    Örnek: Büyük ağaçların altında, gazinoya doğru gidiyoruz. Y. Z. Ortaç
  2. Çok, ortalamayı aşan (soyut kavram)
    Örnek: Büyük bir cevap sıkıntısı geçirdikten sonra itiraf etti. P. Safa
  3. Niceliği çok olan
    Örnek: Benim büyük kalabalıklara karşı ürkekliğim vardır. R. N. Güntekin
  4. Üstün niteliği olan
    Örnek: Molière büyük adammış, yeryüzüne gelmiş kişilerin en büyüklerinden biri. N. Ataç
  5. Yetişkin, belli bir yaşa gelmiş
    Örnek: Büyüklerin yanında sesim çıkmazdı. S. F. Abasıyanık
  6. Önemli
    Örnek: Ömrünün tek ve büyük oyunu bitmişti. T. Buğra
  7. Alman mastı.
  8. (en) Colossal.
  9. (en) Considerable.
  10. (en) Crying.
  11. (en) Dire.
  12. (en) Edifice.
  13. (en) Expansive.
  14. (en) Senior.
  15. (en) Giant.
  16. (en) Full grown.
  17. (en) Macro.
  18. (en) Mega.
  19. (en) Large.
  20. (en) Wide.
  21. (en) Grand.
  22. (en) Enormous.
  23. (en) Great.
  24. (en) Almighty.
  25. (en) Long.
  26. (en) High.
  27. (en) Major.
  28. (en) Maxi.
  29. (en) Elder.
  30. (en) Older.
  31. (en) Ample.
  32. (en) Bulky.
  33. (en) Capacious.
  34. (en) Capital.
  35. (en) Cyclopean.
  36. (en) No end.
  37. (en) No end of.
  38. (en) Exalted.
  39. (en) Extended.
  40. (en) Handsome.
  41. (en) Healthy.
  42. (en) Keen.
  43. (en) Large-scale.
  44. (en) Magniloquent.
  45. (en) Mighty.
  46. (en) Precious.
  47. (en) Rousin.
  48. (en) Extensive.
  49. (en) Huge.
  50. (en) Legend.
  51. (en) Massive.
  52. (en) Prize.
  53. (en) Redoubtable.
  54. (en) Stupendous.
  55. (en) Substantial.
  56. (en) Sumptuous.
  57. (en) Tremendous.
  58. (en) Untold.
  59. (en) Voluminous.
  60. (en) Walloping.
  61. (en) Widely.
  62. (en) Coarse.
  63. (en) Outsized.
  64. (en) Adult.
  65. (en) Jumbo.
  66. (en) Monumental.
  67. (en) Mammoth.
  68. (en) Main.
  69. (en) Large-size.
  70. (en) Heavy.
  71. (en) Vast.
  72. (en) Acute.
  73. (en) Blockbuster.

ölçekli (nedir ne demek)

  1. Ölçek farkıyla aynen bütünü veren geometrik şekil veya eleman.

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
0.027