Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > eş ürün eğrisi nedir, eş ürün eğrisi ne demek (eş ürün eğrisi nnd)

eş ürün eğrisi nedir, eş ürün eğrisi ne demek?

eş ürün eğrisi

  1. Veri teknoloji ile aynı üretim düzeyinin gerçekleşmesini sağlayan sermaye ve emek bileşimlerinin geometrik yeri. krş. eş ürün eğrileri paftası
  2. (en) İsoquant curve.

(nedir ne demek)

  1. Birbirinin aynı olan veya birbirine çok benzeyen iki şeyden her biri, benzer
    Örnek: Çorabın öbür eşini yerden almak için sol ayağını uzatıyordun. Ö. Seyfettin
  2. Karı kocadan her biri, hayat arkadaşı, refik, refika
  3. Birlikte yaşayan dişi ve erkek hayvandan her biri.
  4. İkişer kişilik gruplarla oynanan oyunlarda, ortak oynayan iki kişiden her birinin öbürüne göre durumu, partner.
  5. Kuma, ortak.
  6. Arkadaş.
  7. Etene.
  8. Dölütle dölyatağını birbirine birleştiren, doğum sırasında çocuktan sonra çıkan; halk arasında çocuklaeş tutulan, bu nedenle çocuğun yazgısını, karakterini, gelecekteki işini etkileyeceği inancıyla birtakım geleneksel ve büyüsel işlemlerden geçirilen zar.
  9. (en) Equal.
  10. (en) Similar.
  11. (en) Matching.
  12. (en) İdentic.
  13. (en) İdentical.
  14. (en) Coequal.
  15. (en) Correspondent.
  16. (en) Corresponding.
  17. (en) Duplicate.
  18. (en) Fellow.
  19. (en) Spousal.
  20. (en) Dutch.
  21. (en) One of a pair.
  22. (en) Match.
  23. (en) Pair.
  24. (en) Couple.
  25. (en) Partner.
  26. (en) Spouse.
  27. (en) Husband.
  28. (en) Wife.
  29. (en) Better half.
  30. (en) Placenta.
  31. (en) Companion.
  32. (en) Compeer.
  33. (en) Consort.
  34. (en) Double.
  35. (en) İmage.
  36. (en) Peer.
  37. (en) Mate.
  38. (en) Analogue.
  39. (en) Counterpart.
  40. (en) Doublet.
  41. (en) Twin end.
  42. (en) Tally.
  43. (en) Concurrent.
  44. (en) Matched.
  45. (en) Symmetric.
  46. (en) Level.
  47. (en) Homologous.
  48. (en) Colleague.
  49. (en) Comrade.
  50. (en) Conjugate.
  51. (en) Battered wife.
  52. (en) Comp.
  53. (fr) Placenta

ürün (nedir ne demek)

  1. Doğadan elde edilen, üretilen yararlı şey, mahsul.
  2. Eser.
  3. Bir tutum ve davranışın ortaya çıkardığı şey.
  4. Türlü endüstri alanlarında ham maddelerin işlenmesiyle elde edilen şey.
  5. Bir kimyasal tepkime sonucu oluşan türler.
  6. Genellikle satılan, süt, yumurta, yün gibi üretilen bazı şeyler.
  7. Bir veya daha fazla sayıdaki diğer maddelerden biyolojik, kimyasal veya fiziksel değişimlerin sonucu meydana gelen bir madde.
  8. Tepkime sonucu doğan özdek.
  9. Bir oluşum, işlem ya da yapım sonucu elde edilen nesne.
  10. (en) Child.
  11. (en) Crop.
  12. (en) End product.
  13. (en) Fruit.
  14. (en) Graduate.
  15. (en) Growth.
  16. (en) Harvest.
  17. (en) Offspring.
  18. (en) Produce.
  19. (en) Product.
  20. (en) Progeny.
  21. (en) Result.
  22. (en) Turnoff.
  23. (en) Yield.
  24. (en) Commodity.
  25. (en) Output.
  26. (en) Production.
  27. (en) Turnout.
  28. (en) Attitude study.
  29. (en) Editorial write-up.
  30. (en) Emblements.
  31. (en) Established brand , image , market , product.
  32. (en) Finished goods.
  33. (en) Fructus.
  34. (en) İncrease.
  35. (en) Make.
  36. (en) Manufacture.
  37. (en) Off- going crop alivre.
  38. (en) Progency.
  39. (en) Resul.
  40. (fr) Produit

eğri (nedir ne demek)

  1. Doğru veya düz olmayan, bir noktasında yön değiştiren, çarpık, münhani, doğru karşıtı.
  2. Yay gibi kavislenmiş, eğmeçli, mukavves.
  3. Yatay veya düşey olmayan, bütünüyle bir yana eğilmiş bulunan, eğik, mail.
  4. Yanlış bir biçimde
    Örnek: Gazetecilik bu oğlum, eğri, doğru yazılıp çıkmalı. M. Ş. Esendal
  5. Bir olayın şiddetindeki azalış ve çoğalışları gösteren çizgi.
  6. Doğru veya düz olmayan çizgi, yüzey.
  7. Bk. kavis
  8. Bir özelliğin yeğinliğindeki değişimleri özetleyen çizgi.
  9. (en) Curve.
  10. (en) Crooked.
  11. (en) Bent.
  12. (en) Awry.
  13. (en) Sloping.
  14. (en) Slanting.
  15. (en) Oblique.
  16. (en) Skew.
  17. (en) Aslant.
  18. (en) Aslope.
  19. (en) Cockeyed.
  20. (en) Sinuous.
  21. (en) Skewed.
  22. (en) Slouching.
  23. (en) Slouchy.
  24. (en) Out of the straight.
  25. (en) Tortuous.
  26. (en) Untrue.
  27. (en) Warped.
  28. (en) Graph.
  29. (en) Trajectory.
  30. (en) İrregular.
  31. (en) Uneven.
  32. (en) Bowed.
  33. (en) Curved.
  34. (en) Slanted.
  35. (en) Bandy.
  36. (en) Angle.
  37. (en) İnclined.
  38. (fr) Courbe

kavis (nedir ne demek)

  1. Bir eğrinin sınırlı bir kısmı, eğmeç
    Örnek: Sabah güneşi, duvara bir altın kavis çekti. Y. Z. Ortaç
  2. El yazısı veya imzadaki çizgi hattının içe ya da dışa doğru yapmış olduğu eğri kısmı.
  3. (en) Arcuation.
  4. (en) Camber.
  5. (en) Curve.

veri (nedir ne demek)

  1. Bir araştırmanın, bir tartışmanın, bir muhakemenin temeli olan ana öge, muta, done.
  2. Bir sanat eserine veya bir edebî esere temel olan ana ilkeler.
  3. Bir problemde bilinen, belirtilmiş anlatımlardan bilinmeyeni bulmaya yarayan şey.
  4. Olgu, kavram veya komutların, iletişim, yorum ve işlem için elverişli biçimli gösterimi.
  5. Deneysel ölçümler ya da sayımlar sonucu elde edilen sayılar kümesi.
  6. Deneysel ölçme sonucu bulunan nicelik ya da sayı.
  7. Bilimsel sonuçlara varabilmek için gerekli olan deneyler veya gözlemlerden elde edilen nicel veya nitel değerler.
  8. (en) Data.
  9. (en) Datum.
  10. (en) İnput data.
  11. (en) Dope.
  12. (en) Throughput.
  13. (al) Angaben
  14. (fr) Donnée

ver (nedir ne demek)

  1. (en) [ver (Version) ] worm, maggot.

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
0.015