Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > eğik raf nedir, eğik raf ne demek (eğik raf nnd)

eğik raf nedir, eğik raf ne demek?

eğik raf

  1. Dergiliklerde, dergilerin son sayılarının konulmasına yarayan, öne doğru eğimli raf.
  2. (en) Sloping shelf, tilted shelf.

eğik (nedir ne demek)

  1. Yatay bir çizgi veya düzlemle açı oluşturacak biçimde olan, yalman, mail, şev.
  2. Eğilmiş olan, dik veya düz olmayan.
  3. Bükülmüş
    Örnek: Başı yine yere eğik, sol kolu yine kalçasındaydı. Ö. Seyfettin
  4. Dik veya paralel olmayan doğru.
  5. (en) İtalic.
  6. (en) Oblique.
  7. (en) İnclined.
  8. (en) Slanting.
  9. (en) Sloping.
  10. (en) Threshold.
  11. (en) Bevel.
  12. (en) Drooping.
  13. (en) Droopy.
  14. (en) Leaning.
  15. (en) Skewed.
  16. (en) On the slope.
  17. (en) Bent.
  18. (en) Slant.
  19. (en) Gradient.
  20. (en) Bent down.
  21. (en) Slanted.
  22. (en) Pitched.
  23. (en) Prone.

raf   US UK (nedir ne demek)

  1. Üstüne öteberi koymak için duvara veya bir dolabın içine birbirine paralel olarak tutturulmuş, genellikle geniş, uzun tahta veya metal levha
    Örnek: Yemek paketini, raflarda yer bulamadığı için masa üstüne koydu. M. Ş. Esendal
  2. Mobilyanın içine kitap, tabak vb. eşyaları yerleştirmek için konulan ağaçtan düz tabla.
  3. Bk. raf
  4. Diş fırçası, tarak, diş macunu v.b. nesnelerin konduğuraf.
  5. (en) Shelf.
  6. (en) Royal Air Force.
  7. (en) Royal Air Force of Great Britain.
  8. (en) Resource Allocation Formula.
  9. (en) Reference ATN Facility.
  10. (en) Rack.
  11. (en) Console.
  12. (en) Bracket.
  13. (en) Stack.
  14. (en) Flake.
  15. (en) Crib.
  16. (en) Ledge.
  17. (en) Stand.
  18. (en) Mental piece.
  19. (en) Cupboard.
  20. (en) Resource Allocation Frame.
  21. (en) The airforce of Great Britain.
  22. (en) Marxist and Maoist terrorist organization in Germany; a network of underground guerillas who committed acts of violence in the service of the class struggle; a successor to the Baader-Meinhof Gang; became one of Europe's most feared terrorist groups; disbanded in 1998.
  23. (al) Regal
  24. Royal Air Force.

son   US UK (nedir ne demek)

  1. Şimdiki zamana en yakın zamandan beri olan veya bu zamanda yapılmış, olmuş olan, ilk karşıtı
    Örnek: Gündüzün son ışıklarıyla beraber sanki odadan eşya da çekiliyordu. P. Safa
  2. En arkada bulunan.
  3. Artık ondan ötesi veya başkası olmayan
    Örnek: Son atlıkarıncayı Kadırga meydanında birkaç yıl evvel görmüştüm. H. A. Yücel
  4. Uç, sınır.
  5. Olanca
    Örnek: Son kuvvetiyle: Ya Ali! diye bağırdı. M. Ş. Esendal
  6. Bir şeyin en arkadan gelen bölümü, bitimi, nihayet, akıbet.
  7. Olum.
  8. Etene.
  9. Etene.
  10. Bk. eş
  11. (en) Bottom.
  12. (en) Breakup.
  13. (en) Closure.
  14. (en) Crucial.
  15. (en) Death.
  16. (en) Doom.
  17. (en) Expiration.
  18. (en) Jesus Christ, the Savior; called the Son of God, and the Son of man.
  19. (en) The divine word of God; the second person in the Trinity a male human offspring; 'their son became a famous judge'; 'his boy is taller than he is'.
  20. (en) Male child; the male issue, or offspring, of a parent, father or mother.
  21. (en) Male descendant, however distant; hence, in the plural, descendants in general.
  22. (en) Any young male person spoken of as a child; an adopted male child; a pupil, ward, or any other young male dependent.
  23. (en) Native or inhabitant of some specified place; as, sons of Albion; sons of New England.
  24. (en) The produce of anything.
  25. (en) Limit.
  26. (en) Terminus.
  27. (en) Conclustion.
  28. (en) The most recent.
  29. (en) Placenta.
  30. (en) Male human offspring; 'their son became a famous judge'; 'his boy is taller than he is'.
  31. (en) The divine word of God; the second person in the Trinity.
  32. (en) The son is perhaps the oldest and certainly the classic Afro-Cuban form, an almost perfect balance of African and Hispanic elements Originating in Oriente province, it surfaced in Havana around World War I and became a popular urban music played by string-and-percussion quartets and septetos Almost all the numbers Americans called rumbas were, in fact, sones 'El Manicero' was a form of son derived from the street cries of Havana and called a pregon The rhythm of the son is strongly syncopated, with a basic chicka-CHUNG pulse.
  33. (en) One important form the the merging of African and Spanish influences resulted in, it is the root of most familiar styles of Afro-Cuban dance music A blend of the music of the spanish farmers and African slaves, it is believed to have originated in Oriente toward the end of the 19th century It was played by small bands, using guitar or tres, maracas, guiro, claves, bongo, a marimbula and a botija The more urban style played in Havana at the beginning of the century became a national style in 1920.
  34. (en) Cuban dance similar to the Bolero except that it is wilder in rhythmic accent and more violent in step pattern It is the Son which first served as a basis for the Mambo which in turn became the triple Mambo, now known as Cha Cha This slow rhythmic dance was originally in 2/4 time It became Americanized and is usually played in 4/4 time.
  35. (en) The Son is the Source of Reason, LOGOS, in the universe There is only one Son, one Reason, one LOGOS, one Christ.
  36. (en) Equals.
  37. (en) The SON is the number issued by the local exchange carrier to confirm the order for the ISDN service It provides a matching number for cross referencing the order to the phone company.
  38. (en) Missionary for whom one acted as trainer.
  39. (en) Summary of Need.
  40. (en) An early style of Cuban dance music, resulting from the blending of African and Spanish influences; the root of most of the familiar styles of Afro-Cuban dance music It was played by small bands, using guitar or tres, maracas, guiro, claves, bongo, and other instruments.
  41. (en) Last.
  42. (en) Ultimate.
  43. (en) Final.
  44. (en) Late.
  45. (en) Latest.
  46. (en) Latter.
  47. (en) Bedrock.
  48. (en) Close.
  49. (en) Conclusive.
  50. (en) Definitive.
  51. (en) Farewell.
  52. (en) Finishing.
  53. (en) Full.
  54. (en) Recent.
  55. (en) Supreme.
  56. (en) Terminal.
  57. (en) Ending.
  58. (en) Finish.
  59. (en) Extremity.
  60. (en) Result.
  61. (en) İssue.
  62. (en) Outcome.
  63. (en) Conclusion.
  64. (en) Afterbirth.
  65. (en) Curtain.
  66. (en) Extreme.
  67. (en) Fate.
  68. (en) Sequel.
  69. (en) Termination.
  70. (en) Wind-Up.
  71. (en) Resultant.
  72. (en) Upshot.
  73. (en) Tailing.
  74. (en) Closing.
  75. (en) Dead-End.
  76. (en) Foxtail.
  77. (en) Stop.
  78. (en) Male child, as in: He brought his son and daughter to work today to teach them about our industry.
  79. (en) Abbr Service Order Number.
  80. Evladım, oğlum
  81. Evladım!, oğlum!
  82. Oğul, erkek evlât, çocuk, evlât

doğru (nedir ne demek)

  1. Bir ucundan öbür ucuna kadar yönü değişmeyen, eğri ve çarpık karşıtı.
  2. Gerçek, yalan olmayan.
  3. Akla, mantığa, gerçeğe veya kurala uygun
    Örnek: Bunları sana şimdiden söylemek daha doğrudur. A. Gündüz
  4. Gerçek, hakikat
    Örnek: Söyleyin doğrusunu, siz insanoğlunun ahlaklı olabileceğine inanmıyorsunuz. N. Ataç
  5. İki nokta arasındaki en kısa çizgi.
  6. Yanlışsız, eksiksiz.
  7. Hiçbir yöne sapmadan, dosdoğru, doğruca.
  8. Yakın, yakınlarında
    Örnek: Şafağa doğru otomobil sesi duyuldu. F. R. Atay
  9. Gerçeğe uygun olan.
  10. (Mantıkta) Düşünme yasalarına uygun olan.
  11. Akla, mantığa uygun.
  12. Dürüst, namuslu, ahlaklı.
  13. (en) Right.
  14. (en) Aboveboard.
  15. (en) Base.
  16. (en) Becoming.
  17. (en) Fitting.
  18. (en) Mathematical.
  19. (en) Precise.
  20. (en) True.
  21. (en) Correct.
  22. (en) Exact.
  23. (en) Accurate.
  24. (en) Proper.
  25. (en) Authentic.
  26. (en) Honest.
  27. (en) Fair.
  28. (en) Truthful.
  29. (en) Straight.
  30. (en) Direct.
  31. (en) Above-Board.
  32. (en) Faithful.
  33. (en) Guileless.
  34. (en) Just.
  35. (en) Orthodox.
  36. (en) Righteous.
  37. (en) Sincere.
  38. (en) Spot-On.
  39. (en) Square.
  40. (en) Upstanding.
  41. (en) Through.
  42. (en) Thru.
  43. (en) Thro.
  44. (en) Upright.
  45. (fr) Vrai
  46. (la) Verus

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
0.023