|
Bu kelime tam olarak bulunamadı, belki aşağıdaki(ler) işinize yarayabilir:
Bu kelimeyi ekleyerek katkıda bulunabilirsiniz.
düzenleyici
-
Herhangi bir işi, kuruluşu gerçekleştirip düzenli sonuç alınmasını üstlenen kimse, organizatör, aranjör.
-
Regülatör.
-
Bkz. gerilim düzenleci.
-
Sahne yetkilisinin yardımcısı. Çalışmalarda ve gösteriler sırasında oyun düzeni ile saptanmış işleri (oyuncuların girişlerini, müzik, ışıklama repliklerini, dekor değişimini, perdenin açılıp kapanmasını) denetler. Aynı zamanda, gerektiğinde, sahne gerisinden uygulayım işliklerine ve giysiliklere bağlantı kurmakla görevlendirilir.
-
Akım, gerilim, salınım, hız, güç, basınç vb. bir çalışma öğesini belirli düzeyde tutabilen ya da belirli bir kurala göre değiştirebilen aygıt.
-
Regulating. organizing. regulatory. organizer. regulator. regulative. compensator. grader. promoter. trimmer.
-
Regulator. regulator regülatör. organizer organizatör. regulating.
-
Assistant stage-manager
-
Governer, regulator
-
Regler
-
Régisseur de la scène, conduite
-
régulateur
-
Bir elektriksel güç vericisinin gerilim, çıktısını belirli değerde tutan aygıt.
-
Bir elektriksel güç vericisinin gerilim, çıktısını belirli değerde tutan aygıt.
-
Voltage regulator
-
Spannungskonstanthalter
-
Régulateur de voltage
-
Belli olmayan, rastgele bir (kimse veya şey)
Örnek:
Son üç senedir herhangi bir adamdan farkım yok. H. E. Adıvar
-
whatever.
-
Belli olmayan, özellikleri iyice bilinmeyen, rastgele.
-
Any. whichever. soever. whichever. whatever. whatsoever.
-
Whichever. whatever. any. whoever.
-
any.
iş(nedir ne demek)
-
Bir sonuç elde etmek, herhangi bir şey ortaya koymak için güç harcayarak yapılan etkinlik, çalışma
Örnek:
İş bittikten sonra denize karşı sigara içilir. S. F. Abasıyanık
-
Bir değer yaratan emek.
-
Birinden istenen hizmet veya birine verilen görev
-
Sanayi, ticaret, tarım, maliye vb. alanlara ilişkin ekonomik etkinliklerin bütünü.
-
Kamu yararına yapılan işler.
-
Herhangi bir yere düzen verici, günlük yaşayışı sağlayıcı her türlü çalışma.
-
Geçim sağlamak için herhangi bir alanda yapılan çalışma, meslek
-
İş yeri
-
Bir mal veya hizmet üretmek için harcanan emek.
-
Tarım, sanayi ve hizmetler gibi çeşitli iktisadi alanlarda yürütülen etkinlikler.
-
Geçim sağlamak için herhangi bir alanda yapılan çalışma, meslek.
-
Birinden istenen hizmet veya ona verilen görev.
-
Bir kuvvetin etki noktasını devindirmesi. İş, kuvvetin yol boyunca birleşeni ile alınan yolun çarpımına ya da 'kuvvet yönleci ile yol yönlecinin sayıl çarpımına eşittir.
-
Job. working. occupational. regulation. biz. work. things to do. job. occupation. profession. business. trade. concern. affair. function. piece of work. works. working. activity. appointment. assignment. ball game. billet. calling. cause. commerce. d.
-
Act. action. affair. appointment. assignment. berth. business. commission. concern. deal. dealing. dealings. deed. duty. employment. field. function. handiwork. job. labour. matter. occupation. occupational. office. operation. position. post. profession. pursuit. service. show. situation. task. trade. transaction. undertaking. work. working. workpiece.
-
Act. business. work. job. action. affair. commerce. employment. matter. occupation. profession. service. task. trade. duty. mission. the chief problem. something worth doing. agency. term. avocation. billet. biz. boom. breeze. commercial operation. commis.
-
profession.
-
job
-
work.
-
Business, activity.
-
work
-
Arbeit
-
travail
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|