|
Bu kelime tam olarak bulunamadı, belki aşağıdaki(ler) işinize yarayabilir:
Bu kelimeyi ekleyerek katkıda bulunabilirsiniz.
elektronik
-
Elektron temeline dayanan, elektronla ilgili.
-
Serbest elektronların etkisiyle oluşan olayları inceleyen bilim dalı
Örnek:
İnsanlar aya gitti. Elektronik, teknik aldı yürüdü. H. Taner
-
Bk. eksicik bilgisi
-
Elektrik olaylarını, elektronların devinimlerinden oluşmuş sayarak inceleyen, özellikle bunların işleyime uygulanışıyla uğraşan fizik dalı. (Bu dalın içine özellikle radyo ışıtaçlarının ısıl-iyonsal yayını, ışıkelektrik etkisi, katılardaki iletkenlik, ışınırlık, vb. olaylar girer. Uygulama alanında da radyo, televizyon, telefon, radar, bilgisayarlar, vb. bulunur)
-
Elektronlarla ilgili,elektronik özellik taşıyan.
-
electronics,
-
electronic
-
Electronic. electronics.
-
electronic.
-
electronics.
-
elektronik,
-
elektronisch
-
électronique
-
Yüksek ve çok yüksek sıklıkta dalgalı akımlarla ilgili gereç ve aygıtlar geliştiren ve erkin eksiciklerin özelliklerine dayanan uygulamalı doğabilim.
-
elecktronics
-
Elektronik
-
électronique
-
Oynayıp eğlenmeye yarayan her şey
Örnek:
Çocuğun elinde oyuncak bir köpek. B. Felek
-
Önemsiz ve kolay iş.
-
Başkaları tarafından bir araç gibi kullanılan, hiçe sayılan güçsüz kimse.
-
Toy. toy. plaything. putty. sport.
-
Plaything. tool. toy. cinch. child's play. laughingstock. trifle. easy job.
-
Easy job. duck soup. child's play. trifling matter. unimportant thing. puppet. pawn. novelties. plaything. sport. tie in. tool. toy.
-
Bütün atomlarda bulunan negatif yüke sahip temel parçacık, pozitron karşıtı.
-
Bk. eksicik
-
Bütün atomların yapısında bulunan elemansel tanecik. (Elektron, atom çekirdeğine bağlıdır ve ortadaki çekirdeğin çevresinde yer alan basamaklarda, değişik sayılardaelektronun döndüğü varsayılır. Her atomdaki basamağın sayısına ve her basamaktaki eksi yüklüelektron sayısına göre değişik kimyasal öğeler ortaya çıkar. Belirli nicelikte elektrik taşıyanelektron, bu özelliğinden dolayı elektrik akımının temel öğesidir.elektronun çeşitli görünüşlerini elektriksel olaylarla izleriz).
-
Yükü 1,6022.10-19 Coulomb, kütlesi 9 .1096.10-28 g. olan ve atom çekirdeğinin çevresindeki erke düzeylerinde yer alan kalımlı temel parçacık.İng.: electron Fr.: électron Alm.:elektron
-
Negatif yüklü çekirdek parçacığı.
-
electron
-
electron.
-
elektron
-
électron
ilgili(nedir ne demek)
-
İlgilenmiş olan, ilgisi bulunan, alakalı, alakadar, müteallik
Örnek:
Tütün piyasası ile ilgili hesapların bir ucu, yine elindeydi. N. Cumalı
-
alâkadar.
-
Related. concerned. connected. involved. interested. pertinent. companion. curious. germane. relative. about. anent.
-
Concerned. connected. hot. interested. involved. of. pertinent. related. interested. relevant. connected. concerning. regarding.
-
Concerned. relevant. interested in. concerned with. involving. involved. relative to.
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|