duyulan geçmiş zaman eki ne demek?

  1. Duyulan geçmiş zamanda yapılan bir işi, bir hareketi haber veren şekil ve zaman eki: -mIş/-mUş: bil-miş, çalış-mış, oku-muş, gül-müş vb. Resmine bakmış bakmış sonra da tanıyamadığını söylemişsin. Bu tertemiz bahar havasında uyuyakalmışız ağaçların altında. Gitmiş kaybolmuş uzakta / Rüya sona ermeden şafakta… (Yahya Kemal, Kendi Gök Kubbemiz, s. 38) vb. Karşıtı görülen geçmiş zaman eki’dir.

duyulan geçmiş zaman kipi

  1. Fiilin karşıladığı oluş ve kılışı, kişinin başkasından duyduğunu, sonradan gördüğünü veya farkında olmadan işlediğini anlatan, içinde şekil ve zaman kavramı taşıyan kip. Türkçede -mIş/-mUş ekleriyle kurulur: || tek. 1. şah. uyumuşum (<uyu-muş-um) tek. 2. şah. uyumuşsun (<uyu-muş-sun) tek. 3. şah. uyumuş (<uyu-muş) çokl. 1. şah. uyumuşuz (<uyu-muş-uz) çokl. 2. şah. uyumuşsunuz (<uyu-muş-sunuz) çokl. 3. şah. uyumuşlar (<uyu-muş-lar) Örnekler: Bütün bir milletin muhayyelesidir ki ona, asırlarca süren bir murakabe sonunda nihayet bu sureti vermiş (Y.K. Karaosmanoğlu, Erenlerin Bağından: Muradiye, s. 91). Yüzünü ekşitmiş ve Aman Yarabbi Galiba sen onu yemeden methetmişsin, demiş (A.Ş. Hisar, Geçmiş Zaman Fıkraları, s. 12). Kitap okurken uyuyakalmışsın. Bahar gelmiş, ağaçlar yeşil fistanlarını giymiş de onlar kendilerini hâlâ uyuşukluktan kurtaramamışlar vb. Karşıtı görülen geçmiş zaman kipi’dir.
  2. (en)Past indefinite.
  3. (fr)Passé irraditional, passé indetermine

duyulan geçmiş zaman kipinin hikayesi

  1. Duyulan geçmiş zamana ilişkin bir oluş ve kılışı yine geçmiş zamana aktararak anlatan kip. Esas fiile -mIş/-mUş kip eki ile i- ek-fiili ve -DI/-DU hikaye + şahıs eklerinin getirilmesi ile kurulur: almıştın, vermiştin, getirmişti, okumuştuk, okumuştunuz, yorulmuşlardı gibi. Ancak, bu çekim kalıbında, -mIş/-mUş ekindeki duyuma, rivayete dayanan geçmiş zamanlık işlevi iyiden iyiye zayıflamış ve görülen, bilinen bir geçmiş zaman işlevine dönüşmüştür: Daha o zamanlardan genç kadının bu yazı bir istisna gibi kabul ettiğine inanmıştı(A. H. Tanpınar, H, 190); Kendini senden, seni benden kopmaya hazırlamadığım için, giderken yakınmıştım, hatırlıyor musun? (E. Işınsu, KDA, 202); geçen yıl bu aylarda sen geziye çıkmış mıydın? o vakte kadar büyük annemizi görmemiştiniz, çünkü büyük Hanımefendi damadıyla altı sene dargın durdu (P. Safa, FH, 74); Birçok aileler şehri daha evvelden terketmişlerdi (A.H. Tanpınar, H. 19) vb.

geçmiş

  1. Geçme işini yapmış.
  2. Zaman bakımından geride kalmış
  3. Çürümeye yüz tutmuş.
  4. Bugüne göre geride kalmış olan zaman, mazi
  5. Arkada kalan hayat, mazi
  6. Birinin ölmüş ana, baba ve yakınları
  7. (en)Past.
  8. (en)Bygone.
  9. (en)Belated.
  10. (en)Previous.

zaman

  1. Bir işin, bir oluşun içinde geçtiği, geçeceği veya geçmekte olduğu süre, vakit
  2. Bu sürenin belirli bir parçası, vakit
  3. Belirlenmiş olan an.
  4. Çağ, mevsim.
  5. Bir işe ayrılmış veya bir iş için alışılmış saatler.
  6. Dönem, devir
  7. Bir süre ile ilgili durum ve şartlar
  8. Güneş ve yıldızların öğlene göre açısal uzaklığına karşılık bir ölçü.
  9. Bk. çağ
  10. (Derleme.. fiillerde Zaman) Eylemlerin belirttikleri geçmiş zaman, şimdiki zaman, geniş zaman, gelecek zaman kavramı: Geldi, gelmiş, geliyor, gelir, gelecek, geldiydi, geliyormuş, hastaydı vb.

Türetilmiş Kelimeler (bis)

duyulan geçmiş zaman kipiduyulan geçmiş zaman kipinin hikayesiduyulan geçmiş zaman kipinin rivayetiduyulan geçmiş zamanduyulanmaduyulanma hızıduyulabilecek mesafededuyulabilecek yakınlıktaduyulabilirduyulabilirlikduyulamamaduyuduyu alıcılarduyu alıcılarıduyu ayağıduyu kaldırangeçmişgeçmiş bandıgeçmiş deneyimlergeçmiş dosyasıgeçmiş geçmişte kalsıngeçmiş göstermeliğigeçmiş günlüğügeçmiş hizmet maliyetigeçmiş ile ilgili bilgilergeçmiş klasörügeçmis dosyasigeçmis zamangeçmise dogrugeçmise gitgeçmegeçme ile tutturmakgeçme imigeçme karalığıgeçme kaynak
Yorumunuzu ve bilginizi paylaşın