|
duygu ahlakı
-
Ahlaksal isteme ve eylemlerin güdülerini duyguda, eğilimde, duygulanımlarda gören ahlâk felsefesi. // Bu anlayışta, insanda bir ahlâk duygusunun (moral sense) varlığından söz edilir; burada özellikle iyi için duyulan duygu, daha geniş anlamda, duygudaşlık duygusu ve güzele, uyumlu olana duyulan estetik duygular söz konusudur. Başlıca temsilcileri: en önemlileri Shaftesbury ve Hutcheson olan ve "İngiliz Ahlâkçıları" diye adlandırılan filozoflardır.
-
Morale du sentiment
-
Duyularla algılama, his.
-
Belirli nesne, olay veya bireylerin insanın iç dünyasında uyandırdığı izlenim
Örnek:
Bu laflarda gerçek payı ne kadar çoksa, duygu payı da ondan az değildir. B. Felek
-
Önsezi
Örnek:
Yolunuzu değiştirmeniz lazım geldiğini de sezecek kadar bir duygum vardır. A. Gündüz
-
Ahlaki, estetik vb. şeyleri değerlendirme, onlara bağlanma yeteneği.
-
Kendine özgü bir ruhsal hareket ve hareketlilik
Örnek:
Bütün bu hatıraların yerini bir tek duygu, fena bir duygu, fenayım, fena oluyorum, çok fenayım duygusu kapladı. P. Safa
-
Kimi nesne, olay veya kişilerin insanın iç dünyasında uyandırdığı izlenim, his.
-
Belli bir uyaran karşısında genellikle güdü ve değerlerle ilişkili olarak belirip çoğu kez süreklilik ve tutarlılık gösteren, heyecandan daha zayıf bir uyarım biçimi.
-
Feeling. emotion. feel. sense. sensation. chord. sentiment.
-
Emotion. communion. feel. feeling. sensation. sense. sentiment.
-
Feeling. sensation. sentiment. impression. emotion. chord. feel. sense. wit.
-
sentiment
-
Bir toplum içinde kişilerin uymak zorunda oldukları davranış biçimleri ve kuralları
Örnek:
Ahlak düzelmeden hiçbir şey düzelmez. Ç. Altan
-
İyi nitelikler, güzel huylar
Örnek:
Bu şoförler hepinizin ahlakını bozdu. M. Ş. Esendal
-
1. Mutlak olarak iyi olduğu düşünülen veya belli bir yaşam anlayışından kaynaklanan davranış kuralları bütünü. 2. Bir kimsenin iyi niteliklerini veya kişiliğini ifade eden tutum ve davranışlar bütünü, mizaç.
-
1-Toplu olarak yaşayan bireylerin uymak zorunda bulundukları eylem ve davranış kurallarına verilen ad. 2. Bir kimsenin içinde yaşadığı toplumsal çevrenin törelerine uyma yetisi.
-
Morals. morality. character. ethic. ethics.
-
Morality. morals. conduct. character. moral disposition. casuist. etiquette. principle.
-
morale
-
moral
-
Moral, ethical, conforming to accepted standards
-
İstemek işi.
-
Asking. wishing. desire. wish. demand. encore. requisition.
-
Wanting. desiring. requisition. solicitation.
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|