Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > duyarlı olmak nedir, duyarlı olmak ne demek (duyarlı olmak nnd)

duyarlı olmak nedir, duyarlı olmak ne demek?

duyarlı olmak

  1. (en) Sense.

duyarlı (nedir ne demek)

  1. Dış etkenlere karşı duyarlığı olan, hassas
    Örnek: Ordu yürürse, sayısını, sırasını seçecek kadar duyarlı kulakları vardı. N. Araz
  2. Bk. duyar
  3. Çevresindeki hastalık etkenlerinden kolaylıkla etkilenen birey.
  4. İlaçların etkilerine duyarlı mikroorganizma.
  5. Hassas, duygu alıcı, hissedilir, sensibl.
  6. (en) Sensitive.
  7. (en) Hypersensitive.
  8. (en) Tender.
  9. (en) Feeling.
  10. (en) Emotional.
  11. (en) Capable.
  12. (en) Sensible.
  13. (en) Delicate.
  14. (en) İmpressible.
  15. (en) İmpressionable.
  16. (en) Liable.
  17. (en) Reactive.
  18. (en) Recipient.
  19. (en) Responsive.
  20. (en) Sentient.
  21. (en) Susceptible.
  22. (en) Susceptive.
  23. (en) Thin-Skinned.
  24. (en) Acute.
  25. (en) Exquisite.
  26. (en) Maudlin.
  27. (en) Nice.
  28. (en) Sore.
  29. (en) Tenderhearted.
  30. (en) Selective.
  31. (en) Thin skinned.

duyar (nedir ne demek)

  1. Duygulu, duygun, duyarlı, hassas.
  2. Beden üzerinde uyarıldığında hızlı ve güçlü tepkilere yol açan.
  3. Film, mercek, ışıkölçer, vb. gereç ve aygıtların, kendilerine özgü işlerde iyi sonuç verebilecek nitelikte olduğunu anlatır genel terim.
  4. (en) Sensitive.
  5. (en) Sensible hassas.
  6. (al) Empfindlich
  7. (fr) Sensible

olmak (nedir ne demek)

  1. Meydana gelmek, varlık kazanmak, vuku bulmak
    Örnek: En şiddetli münakaşa, kumpanyanın ismi için oldu. S. F. Abasıyanık
  2. Gerçekleşmek veya yapılmak.
  3. Bir görev, makam, san veya nitelik kazanmak
    Örnek: Okumak, eczacı olmak bu sayılı inatlarından biri ve ilkidir. T. Buğra
  4. Bir şeyi elde etmek, edinmek
    Örnek: Nihayet ben mal sahibi olacağıma göre rahattım. S. F. Abasıyanık
  5. Bir durumdan başka bir duruma geçmek.
  6. Herhangi bir durumda bulunmak.
  7. Uygun düşmek, yerinde görülmek.
  8. Yetişmek, olgunlaşmak.
  9. (en) Be situated.
  10. (en) Happen.
  11. (en) Become.
  12. (en) Exist.
  13. (en) Occur.
  14. (en) Take place.
  15. (en) Have.
  16. (en) Mature.
  17. (en) Befall.
  18. (en) Come about.
  19. (en) Come off.
  20. (en) Come over.
  21. (en) Eventuate.
  22. (en) Fare.
  23. (en) Go on.
  24. (en) Hatch.
  25. (en) Turn.
  26. (en) Come.
  27. (en) Form.
  28. (en) Grow.
  29. (en) Reign.
  30. (en) Transpire.
  31. (en) To be.
  32. (en) To become.
  33. (en) To exist.
  34. (en) To happen.
  35. (en) To occur.
  36. (en) To take place.
  37. (en) To go no.
  38. (en) To come about.
  39. (en) To transpire.
  40. (en) To get.
  41. (en) To fit.
  42. (en) To be suitable for.
  43. (en) To be present.
  44. (en) To ripen.
  45. (en) To mature.
  46. (en) To catch.
  47. (en) To have.
  48. (en) To undergo.
  49. (en) To be ready/prepared/cooked.
  50. (en) To be done out of sth.
  51. (en) Catch.
  52. (en) To be completed.
  53. (en) To be cooked.
  54. (en) To come into being.
  55. (en) Fall out.
  56. (en) Make.
  57. (en) Originate.
  58. (en) Prove.
  59. (en) Stand.
  60. (en) To go under the styles of.
  61. (en) To go through accounts.
  62. (en) Turn out.

sense   US UK (nedir ne demek)

  1. Hissetmek, algılamak, sezmek, farkında olmak, anlamak, duyarlı olmak
  2. Duyu, his
  3. Gen çoğ

dış (nedir ne demek)

  1. Herhangi bir cisim veya alanın sınırları içinde bulunmayan yer, hariç, iç karşıtı
    Örnek: Hafta sonunda şehrin dışına çıkıyoruz. Şehrin artık dışındayız. Bostanlar, bağlar, sürülmüş tarlalar. A. Haşim
  2. Bir konunun kapsamına girmeyen şey.
  3. Görülen, içte bulunmayan yüzey.
  4. Bir kimsenin görünüşü, durum ve davranışları.
  5. Bireyin ötesinde bir varlığı olan.
  6. Somut kavramlarda iki veya ikiden çok şeyde merkeze daha uzak olan.
  7. Yabancı ülkelerle ilgili.
  8. Açık havada geçen sahneleri içine alan çekim.
  9. Açık havada geçen görünçlüklerin yer aldığı çekim; bu anlamda, kapalı bir yerde çevrilse bile, görüntüleri açık havayı, işlikdışını gösteren çekim için de kullanılır
  10. Açık havada çevrilmiş çekim. İç'in karşıtı.
  11. (en) Exterior (shot).
  12. (en) Outer.
  13. (en) Outside.
  14. (en) External.
  15. (en) Exterior.
  16. (en) Outward.
  17. (en) Foreign.
  18. (en) Extrinsic.
  19. (en) Offshore.
  20. (en) Salient.
  21. (en) Superficial.
  22. (en) Without.
  23. (en) Ecto-.
  24. (en) Exo-.
  25. (al) Aussenaufnähme
  26. (fr) Extérieur, plein air

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
0.013