Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > duyarlı nedir, duyarlı ne demek, duyarlıın anlamı, ingilizcesi (duyarlı nnd)

duyarlı nedir

Türkçe'yi seviyoruz ve birçok dil aracı geliştirerek destekliyoruz.






duyarlı

  1. Dış etkenlere karşı duyarlığı olan, hassas
    Örnek: Ordu yürürse, sayısını, sırasını seçecek kadar duyarlı kulakları vardı. N. Araz
  2. Bk. duyar
  3. 1. Çevresindeki hastalık etkenlerinden kolaylıkla etkilenen birey. 2. İlaçların etkilerine duyarlı mikroorganizma. 3. Hassas, duygu alıcı, hissedilir, sensibl.
  4. (en) Sensitive. hypersensitive. tender. feeling. emotional. capable. sensible. delicate. impressible. impressionable. liable. reactive. recipient. responsive. sentient. susceptible. susceptive. thin-skinned.
  5. (en) Acute. exquisite. impressionable. maudlin. nice. sensible. sensitive. sore. tender. tenderhearted.
  6. (en) Sensitive. exquisite. selective. thin skinned.
  7. (en) susceptible

duyar (nedir ne demek)

  1. Duygulu, duygun, duyarlı, hassas.
  2. Beden üzerinde uyarıldığında hızlı ve güçlü tepkilere yol açan.
  3. Film, mercek, ışıkölçer, vb. gereç ve aygıtların, kendilerine özgü işlerde iyi sonuç verebilecek nitelikte olduğunu anlatır genel terim.
  4. (en) sensitive
  5. (en) Sensitive. sensible hassas.
  6. (al) empfindlich
  7. (fr) sensible

dış (nedir ne demek)

  1. Herhangi bir cisim veya alanın sınırları içinde bulunmayan yer, hariç, iç karşıtı
    Örnek: Hafta sonunda şehrin dışına çıkıyoruz. Şehrin artık dışındayız. Bostanlar, bağlar, sürülmüş tarlalar. A. Haşim
  2. Bir konunun kapsamına girmeyen şey.
  3. Görülen, içte bulunmayan yüzey.
  4. Bir kimsenin görünüşü, durum ve davranışları.
  5. Bireyin ötesinde bir varlığı olan.
  6. Somut kavramlarda iki veya ikiden çok şeyde merkeze daha uzak olan.
  7. Yabancı ülkelerle ilgili.
  8. Açık havada geçen sahneleri içine alan çekim.
  9. Açık havada geçen görünçlüklerin yer aldığı çekim; bu anlamda, kapalı bir yerde çevrilse bile, görüntüleri açık havayı, işlikdışını gösteren çekim için de kullanılır
  10. Açık havada çevrilmiş çekim. İç'in karşıtı.
  11. (en) Exterior (shot)
  12. (en) Outer. outside. exterior. external. outward. out. foreign. extrinsic. offshore. salient. superficial. outside. without. ecto-. exo-.
  13. (en) Exterior. external. foreign. out. outer. outside. outward.
  14. (en) external.
  15. (al) Aussenaufnähme
  16. (fr) Extérieur, plein air

karşı (nedir ne demek)

  1. Bir şeyin, bir yerin, bir kimsenin, esas tutulan yüzünün ilerisi, yamaç
    Örnek: Karşımdaki kitap rafında eserlerim sırayla duruyor. H. E. Adıvar
  2. Yol, deniz, ırmak vb.nin öbür kıyısı veya yanı
  3. Ön, kat, huzur
  4. Bulunan yere göre önde, ileride olan.
  5. Karşıt, zıt, muhalif.
  6. Yüzünü bir şeye doğru çevirerek.
  7. Karşılık olarak, mukabil
  8. İçin, hakkında
  9. (en) Contrary. opposed. counter. discordant. opponent. opposing. opposite. repugnant. gainst. opposite. against. facing. before. con. counter. con-. anti-. against. contra. versus. towards. toward. athwart. for. to.
  10. (en) Adverse. against. averse. contrary. counter. discordant. opposite.
  11. (en) Against. counter. for. opposite. the place opposite. facing. opposing. anti. in the direction of. in return for. in response to. toward. contrary to. as a cure for. as a countermeasure to. adverse. antagonistic. averse. contra. contrary. derogative. derog.

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Sözlük