|
duyarcalık
-
Bireyin belirsiz uyaranları algılama, anlık etkenlerden etkilenme durumu.
-
Sensibility
belirsiz (nedir)
-
Belirli olmayan, belgisiz, gayrimuayyen
Örnek:
Tatlı ve mahmur bakışlı gözlerini belirsiz bir noktaya dikti. Y. K. Karaosmanoğlu
-
Niteliği hakkında tam bir bilgi edinilemeyen, müphem
Örnek:
Bir ayağın yerlere sürtünmesinden çıkan, silik ve belirsiz sesi işitti. P. Safa
-
Bilinmeyen, meçhul.
-
Indistinct. uncertain. unclear. undetermined. undefined. unsettled. cloudy. shadowy. foggy. indefinite. ambiguous. backhanded. clouded. dubious. dusty. equivocal. fuzzy. hazy. indefinable. indescribable. indeterminate. inglorious. lax. misty. obscure.
-
Abstract. ambiguous. borderline. dim. distant. equivocal. fuzzy. inarticulate. indecisive. indefinite. indeterminate. nebulous. vague. uncertain.
-
Indefinite. uncertain. undetermined. imperfection. ambiguous. in the background. chancy. dicey. dim. doubtful. dreamy. equivocal. foggy. hazy. inappreciable. indeterminate. vague information. misty. recondite. shadowy. vague. woozy.
-
Uyarma işini yapan kimse veya şey, münebbih.
-
Bir uyarım, bir tepki yaratan herhangi bir güç, uyarıcı.
-
Organizmada uyarım yaratan, uyarıcı.
-
Bir uyarım, bir tepki yaratan herhangi bir güç; uyarıcı.
-
Stimulant.
-
Cautionary. premonitory. stimulus. exciting.
-
Stimulus. stimulant.
-
Stimulus, excitant
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|