Nedir Ne Demek Sözlük
Ana Sayfa > duyar kat içte nedir, duyar kat içte ne demek, duyar kat içtenin anlamı, ingilizcesi (duyar kat içte nnd)

duyar kat içte nedir

Türkçe'yi seviyoruz ve birçok dil aracı geliştirerek destekliyoruz.








duyar kat içte

  1. Filmin sarılmasında ya da alıcı, gösterici gibi aygıtlarda kullanılırken, duyarkatın makaranın göbeğine dönük olması durumu.
  2. (en) Emulsion side in

duyar (nedir)

  1. Duygulu, duygun, duyarlı, hassas.
  2. Beden üzerinde uyarıldığında hızlı ve güçlü tepkilere yol açan.
  3. Film, mercek, ışıkölçer, vb. gereç ve aygıtların, kendilerine özgü işlerde iyi sonuç verebilecek nitelikte olduğunu anlatır genel terim.
  4. (en) Sensitive
  5. (en) Sensitive. sensible hassas.
  6. (al) Empfindlich
  7. (fr) Sensible

kat (nedir)

  1. Bir yapıda iki döşeme arasında yer alan daire veya odaların bütünü
    Örnek: Yemekten sonra evin üst katında, ocaklı bir odaya çıktık. S. F. Abasıyanık
  2. Bir yüzey üzerine az veya çok kalın bir biçimde, düzgün olarak yayılmış bulunan şey.
  3. Üst üste konulmuş şeylerden her biri, tabaka.
  4. Giyeceklerde takım
  5. Apartman dairesi.
  6. Ön, yan
  7. Huzur.
  8. Bükülen veya kıvrılan bir şeyin her kıvrımı.
  9. Kesme, kesilme.
  10. İlgiyi kesme.
  11. Sonuca bağlama, bitirme.
  12. Kesme.
  13. Film tabanı üzerine sürülen çeşitli duyar özdek ya da koruyucu özdekten oluşan astar.
  14. (en) Pile
  15. (en) Layer, coat, coating
  16. (en) Fold. layer. ply. coating. storey. story. flat. floor. deck. multiple. coat. fall. lap. stair. fold.
  17. (en) Coat. coating. convolution. covering. crease. deck. flat. fold. layer. multiple. ply. pucker. slab. stratum. tier. floor. storey. story. time.
  18. (en) Floor. fold. layer. stratum. story. storey. time (s. multiple. accomodation. bed. coat. covering. crease. ply. stage. tier. time. tuck.
  19. (al) Schicht, Überzug
  20. (fr) Couche

alıcı (nedir)

  1. Satın almak isteyen kimse, müşteri.
  2. Kendisine bir şey gönderilen kimse.
  3. Bir elektrik akımını alıp başka bir kuvvete çeviren aygıt.
  4. Almaç.
  5. Görüntüleri alan cihaz, kamera.
  6. Azrail.
  7. Işığı, elektro-manyetik dalgaları alıp değerlendiren araç. Göz, fotoğraf plağı, radyo, radyo ırakgörürü gibi.
  8. Mal veya hizmetleri satın alan gerçek veya tüzel kişi.
  9. 1- Bir telefon çevrimindeki kiplenik akımları ses dalgasına dönüştüren çevireç. 2- Bir vericinin yayınladığı imlemleri işitilebilir imlere dönüştüren düzenek.
  10. Caméra (de télévision), caméra électronique, caméra vidéo
  11. Appareil de prise de vues, caméra (cinématographique), ciné caméra,
  12. Kamera, Fernsehkamera, elektronische Kamera (Fernsehkamera)
  13. Sinema filmi çevirmekte kullanılan aygıt. TV
  14. Televizyon almacına ulaştırılacak konunun görüntüsünü elektriksel ime çeviren elektronik yapılıalıcı çeşidi.
  15. Duygulu, içli, alıngan.
  16. Atmac.
  17. (en) 1. camera, motion picture camera, cinema camera, movie camera, film camera, 2. camera, television camera, electron camera, electronic camera
  18. (en) Recipient. buyer. consumer. customer. purchaser. client. taker. addressee. receiver. receiving set. acceptor. accepter. consignee. distributee. pickup. recipient. set. sounder. vendee. wireless receiving set. wireless set.
  19. (en) Addressee. buyer. client. customer. purchaser. recipient.
  20. (en) Buyer. addressee. receiver. sink. taker. client. consignee. purchaser. shopper. recipient. customer. emptor. film camera. getter. motion picture camera. perquisitor.
  21. (en) Receiver
  22. (en) Buyer
  23. (al) Empfänger
  24. (fr) Récepteur

gösterici (nedir)

  1. Gösteri yapan kimse, nümayişçi.
  2. Fotoğraf, film vb.ni bir yüzeye yansıtmaya yarayan araç, projektör.
  3. Filmlerini görüntülüğe yansıtarak izlenmesini sağlayan aygıt. (Göstericiler, film boylarına göre, 8 mm'den 70 mm'liklere kadar değişir; ancak hepsinin ortak özelliği, alıcının çözümlediği devinimin bireşimini gerçekleştirerek bu devinimi doğal biçimiyle vermektir. Birgöstericinin başlıca bölümleri şunlardır:göstericide kullanılacak filmin takıldığı verici makara bölümü ile bu filmin gösterim sırasında sarıldığı alıcı makara; filmin aralı devinimini sağlayan düzenek; filmin bu aralı devinim sırasında önünde durakladığı pencere ve bu duraklama sırasında düzenli aralıklarla ışık kaynağı ile film arasına girerek ışığı açıp kapayan örtücü; filmin, ses bölümünde düzgün devinimini sağlayan düzenek; ses bölümü (okuma bölümü);gösterici ışıtacı (ışık kaynağı);gösterici merceği).
  4. (en) Projector, film projector, motion picture projector, cinematograph
  5. (en) Rioter.
  6. (en) Indicative. projector. indicator. projector projektör. demonstrator.
  7. (en) Demonstrator. projector.
  8. (al) Projektor, Projektionsapparat, Vorführapparat, Vorführgerät, Filmvorführapparat, Projektionsgerät, Bildwerfer, Bildwurf-Apparat, Kinomaschine, Filmprojektor
  9. (fr) Appareil de projection (cinématographique, de films), projecteur (cinématographique, de cinéma)

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  İletişim

© NND Sözlük (Nedir Ne Demek Sözlük)