NND Sözlük

Ana Sayfa > duy priz nedir, duy priz ne demek (duy priz nnd)

duy priz nedir, duy priz ne demek?

duy priz

  1. İçerisinde aydınlatmak amacıyla kullanılan duyun yanı sıra elektrik akımı almaya yarayan bir düzeneği de bulunduran alet.
  2. (en) Socket with outlets for plugs.

duy (nedir ne demek)

  1. Elektrik ampulünün takıldığı bakır veya pirinçten yivli yer.
  2. Bir lambanın "dip”ini yerleştirmeye ve elektrik bağlantısını sağlamaya yarayan parça.
  3. (en) Socket, lamp holder (İngiltere'de).
  4. (en) Socket.
  5. (en) Holder.
  6. (en) Receptacle.
  7. (en) Snout.
  8. (en) Point.
  9. (en) Lighting fixture.
  10. (en) Light socket.
  11. (en) Body.
  12. (en) Lamp holder.
  13. (al) Fassung
  14. (fr) Douille

priz (nedir ne demek)

  1. Elektrik akımı almak için fişin sokulduğu yuva
    Örnek: Hatta bir keresinde prizdeki ütüyü devirip handiyse evi bile yakıyordu. H. Taner
  2. Bk. yuva
  3. (en) Power socket.
  4. (en) Socket.
  5. (en) Plug.
  6. (en) Plug socket.
  7. (en) Wall plug.
  8. (en) Switch plug.
  9. (en) Jack.
  10. (en) Outlet.
  11. (en) Power outlet.
  12. (en) Power point.
  13. (en) Receptacle.
  14. (en) Drive.
  15. (en) Setting.
  16. (en) Socket for a plug.
  17. (en) Connector.
  18. (en) Solidification.
  19. (en) Convenience.
  20. (en) Electrical outlet box.
  21. (en) Plug contact.

yuva (nedir ne demek)

  1. Kuşların ve başka hayvanların barınmak, yumurtlamak, kuluçkaya yatmak, yavrularını büyütmek veya yavrulamak için türlü şeylerden yaptıkları ve türlü biçimlerde hazırladıkları barınak
    Örnek: O zamanlar ... mezarlıkların serviliklerine gizlenen eski bülbül yuvaları meşhurdu. A. Ş. Hisar
  2. Genellikle ailenin oturduğu ev
    Örnek: İnsanın kendi yuvasından daha sıcak ... ve samimi; hiçbir yer olmazdı. S. F. Abasıyanık
  3. İki buçukla dört yaş arası çocukların bakıldığı, okul öncesi eğitim kurumu.
  4. Kimsesizlere veya yoksullara yardım etmek ve onları barındırmak amacıyla açılan yer.
  5. Bir şeyin içinde yerleşmiş olduğu veya yerleştirildiği oyuk.
  6. Bazı kötü nitelikli kimselerin çok bulunduğu, toplandığı yer.
  7. Bir şeyin öğretildiği yer.
  8. Bir şeyin çok bulunduğu yer.
  9. Elektrik akımını almak için fişin sokulduğuyuva; fişyuvası.
  10. Kuşların, yumurtlamak ve yavruların büyütmek üzere hazırladıkları yatak, kuş yuvası veya barınağı.
  11. Aynı unsurlardan oluşan küme, özellikle hücrelerin kendilerine yabancı bir dokuda birikmesiyle oluşan kümelenme. Kimi neoplastik ve hamartomatöz dermatozislerde, en çok epidermis ve/veya dermis içindeki hücrelerin sınırlı gruplaşmasında görülür.
  12. Üç ve dört yaşlarındaki çocuklar için açılan ve genellikle gündüzleri çalışan kadınların çocuklarını sabah bırakıp akşam aldıkları okulöncesi eğitim kurumu.
  13. (en) Plug socket, socket, outlet.
  14. (en) Creche.
  15. (en) Creep.
  16. (en) Burrow.
  17. (en) Roof.
  18. (en) Setting.
  19. (en) Socket.
  20. (en) Lair.
  21. (en) Receptacle.
  22. (en) Slot.
  23. (en) Gain.
  24. (en) Day-Care center.
  25. (en) Fireside.
  26. (en) Fold.
  27. (en) Haunt.
  28. (en) Hearth.
  29. (en) Hearth and home.
  30. (en) Hearthstone.
  31. (en) Holt.
  32. (en) Home.
  33. (en) Hotbed.
  34. (en) Mortice.
  35. (en) Mortise.
  36. (en) Nest.
  37. (en) Nidus.
  38. (en) Nursery.
  39. (en) Recess.
  40. (en) Nursery school.
  41. (en) Playschool.
  42. (en) Sating.
  43. (en) Mount.
  44. (en) Day nursery.
  45. (en) Nursing home.
  46. (en) Small place.
  47. (en) Soil.
  48. (al) Steckdose
  49. (fr) Prise (de courant)

içerisinde (nedir ne demek)

  1. (en) İnside of.

aydınlatmak (nedir ne demek)

  1. Karanlığı giderip görünür duruma getirmek
    Örnek: Işık yüzüne tam tepeden düşüyor ve onu iyice aydınlatıyordu. T. Buğra
  2. Bir sorun üzerine bilgi vermek.
  3. (en) Let daylight into smth.
  4. (en) İlluminate.
  5. (en) Clarify.
  6. (en) To clarify.
  7. (en) To enlighten.
  8. (en) Bring round light.
  9. (en) To illumine.
  10. (en) To illuminate.
  11. (en) Light up.
  12. (en) Brighten.
  13. (en) Set light to.
  14. (en) Lighten.
  15. (en) Dissolve.
  16. (en) Clear.
  17. (en) Clear up.
  18. (en) Solve.
  19. (en) Charge.
  20. (en) Civilize.
  21. (en) Clue.
  22. (en) Elicit.
  23. (en) Elucidate.
  24. (en) Enlighten.
  25. (en) Enucleate.
  26. (en) Flash.
  27. (en) Flash on.
  28. (en) İllume.
  29. (en) İllumine.
  30. (en) İrradiate.
  31. (en) Light.
  32. (en) Post.
  33. (en) Rake up.

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)



Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
0.013