|
duvar takvimi
-
Duvara asılan, günlük veya aylık durumu ayrı kâğıtlarla gösteren takvim.
-
Wall calendar.
-
Bir yapının yanlarını dışa karşı koruyan, iç bölümlerini birbirinden ayıran, taş, tuğla vb. gereçlerden yapılan veya örülen dikey düzlem.
-
Bir toprak parçasını sınırlayan taş, tuğla, kerpiçten yapılan engel
Örnek:
Karabaş, bostan duvarının gölgesinde öğle uykusuna serilir. Y. Z. Ortaç
-
Sonuç alınamayan yer.
-
Engel.
-
Voleybolda ağ üzerinde karşı takım oyuncusunun vuruşuna karşı koyma.
-
Mural. wall. dike. barrier. enclosure. inclosure.
-
Barrier. compound. enclosure. wall. defensive barrier.
-
Wall. barrier. affiche. dike. fence. partition.
-
Zamanı yıllara, aylara ve günlere ayıran yöntem.
-
Bir yılın günlerini, aylarını, sayılı günlerini gösteren, değişik biçimlerde yapılmış çizelge veya defter
Örnek:
Takvimi iki gündür koparmadım. A. İlhan
-
Yapılacak bir işin türlü evrelerini zamana bağlı olarak gösteren program.
-
Bk. günbilik
-
Zaman akışını, gökbilim açısından, gün, hafta, ay ve yıl olmak üzere aralıklara ayıran, bunları belirleyip saptayan düzen.
-
Bk. takvim
-
Bk. günbilgisi
-
Calendar. almanac. date block.
-
Calendar. almanac.
-
calendar
-
calendrier
-
1- Zamanı yıllara, mevsimlere, aylara ve günlere ayırmak için uygulanan dizge. 2- Zaman ve zaman sırası ile ilgili bilgileri kapsamak üzere düzenlenen türlü biçimdeki yazılar.
-
Calendar, almanac
-
Calendrier, almanach
-
O günkü, o günle ilgili.
-
Üzerinden gün geçmiş veya geçecek.
-
Her gün yapılan, her gün yayımlanan, her gün çıkan.
-
Günü gününe tutulan hatıra, günce, muhtıra.
-
Günü gününe tutulan anı yazısı veya bu yazıları içine alan eser, günce.
-
Tütsü için kullanılan bir çeşit ağaç sakızı.
-
Günü gününe yayımlanan (gazete vb.).
-
Daily. day-to-day. of every day. everyday. fresh. diurnal. per diem. quotidian. workaday. casually. per diem. diary. daybook. journal. frankincense.
-
Casual. daily. diary. everyday. incense. journal. mundane. frankincense. myrrh.
-
Per diem. journal. log. daily. daily. diary. of the same day. so many days old. everyday. usual. day to day. diem per. diurnal. journal book. local customer. quotidian. workaday.
-
daily
aylık(nedir ne demek)
-
Birine, görevi karşılığı olarak veya geçimi için her ay ödenen para, maaş
Örnek:
Ordu ve hükûmet aylıklarımızın bir kısmıyla altın alırdık. F. R. Atay
-
Bir ay içinde olan.
-
Bir ay süren.
-
Ayda bir kez yapılan veya çıkan.
-
Belirli aydan beri var olan.
-
Ay olarak, bir ay için
Örnek:
Ben uzunca kalacağım için aylık olarak tutmuştum odamı. E. Bener
-
1- Ayda bir yayımlanan (süreli yayın). 2- Ayda bir yayımlanan süreli yayına verilen ad.
-
Monthly. mensal. salary. stipend.
-
Monthly. salary. months old. lasting a month. monthly pay maaş.
-
Salary. monthly. monthly pay. months old. lasting months.
-
monthly
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|