|
duvar bataryası
-
Soğuk ve sıcak suyu ılıştırıp akıtabilir biçimde alınması için duvara konan su alma yeri.
-
Bir yapının yanlarını dışa karşı koruyan, iç bölümlerini birbirinden ayıran, taş, tuğla vb. gereçlerden yapılan veya örülen dikey düzlem.
-
Bir toprak parçasını sınırlayan taş, tuğla, kerpiçten yapılan engel
Örnek:
Karabaş, bostan duvarının gölgesinde öğle uykusuna serilir. Y. Z. Ortaç
-
Sonuç alınamayan yer.
-
Engel.
-
Voleybolda ağ üzerinde karşı takım oyuncusunun vuruşuna karşı koyma.
-
Mural. wall. dike. barrier. enclosure. inclosure.
-
Barrier. compound. enclosure. wall. defensive barrier.
-
Wall. barrier. affiche. dike. fence. partition.
-
En küçük topçu birliği
Örnek:
Altmış bataryanın dünyayı sarsan sesi arasında bir tek ses daha yükseliyor. A. Gündüz
-
Savaş gemilerinde borda topları ve bunların bulunduğu güverte parçası.
-
Pil.
-
Birkaç aygıtın bir araya getirilerek belirli biçimde eklenmesinden oluşan takım.
-
Dört takımdan oluşan birim (piyadeler bölük derler). Komutanı bir yüzbaşıdır.
-
battery.
-
Battery. battery.
-
Takıldığı boru veya kabın içindeki akışkanı, istenildiğinde akıtabilecek bir düzende yapılmış açılır kapanır alet.
-
El yıkamaya yarayan yer, lavabo
Örnek:
Beni musluğa götüren namuslu polisler kurtulduğumu görünce sevindiler. A. Gündüz
-
Kullanma yerinde suyu açıp kapamakta kullanılan araç.
-
Bk. musluk
-
Tap. cock. stopcock.
-
Cock. faucet. spout. tap. turncock.
-
Spigot. tap. fauce. cock n. faucet. spout. stopcock. tab.
-
Faucet, tap, cock
-
Bir işte veya bir yerde kullanılan eşya ve aletlerin tamamı, ekipman.
-
Meslek, davranış, durum vb. yönlerden birbirine uyan kimselerin oluşturduğu topluluk.
-
Görev bakımından birbirini tamamlayan kimselerin topluluğu, grup, ekip, trup.
-
Birbirini tamamlayan şeylerin tümü
Örnek:
Kadın kahve takımlarını alıp çıktı. N. Cumalı
-
Sigara ağızlığı.
-
Aşağılayıcı ve küçümseyici anlamda topluluk
-
Benzer, gibi
Örnek:
... bu takım düşünceler arasında, dün sütçüye verilen paranın üstünün eksik geldiğini de hatırlıyor. M. Ş. Esendal
-
Bölüğü oluşturan birliklerden her biri
Örnek:
Bu binayı merkez taburundan bir takım bekleyecek. Ö. Seyfettin
-
Bir film çeviriminde görüntüleri saptama, aydınlatma, ses alma gibi belli başlı çalışmaları yapmak için gerekli en ufak uygulamanlar topluluğu. TV
-
Bir televizyon yayınını, özellikle dışarıda canlı yayını gerçekleştiren en ufak uygulamanlar topluluğu.
-
Canlıların sınıflandırmasında kullanılan, aile ve sınıf arasında bulunan, yakın benzerlik gösteren organizmaların oluşturduğu taksonomik
-
Bk. ayaktoputakımı.
-
L.Unit, film unit (crew), crew, team, 2. unit, crew, team
-
Set. suit. suite. team. group. clique. gear. fitment. band. battery. brigade. bunch. covey. gang. outfit. posse. squad. tackle. tribe.
-
Set. suit. suite. team. group. clique. gear. fitment. band. battery. brigade. bunch. covey. gang. outfit. posse. squad. tackle. tribe. ensemble. parcel. platoon. pool. range. togs. troop. unit.
-
Set. battery. gang. kit. layout. platoon. set. suite. tackle. team. train. group. new. troop. band or bunch of people. set of things. team. unit. crew. series. party. tool. fixture. system. implement. assembly. instrument. aggregate. device. h.
-
Aufnahmegruppe, Filmgruppe, Aufnahmestab, Stab, Personengruppe,
-
Aufnahmegruppe, Aufnahmestab, Stab, Team
-
Équipe, personnel, "team"
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|