durmadan karışmak ne demek?
Be always interfering.
be
- Türk alfabesinin ikinci harfinin adı, okunuşu.
- "Ey, hey, yahu" anlamlarında bir seslenme sözü
- Berilyum elementinin simgesi.
To live; to happen; to exist.
To exist actually, or in the world of fact; to have existence.
To exist in a certain manner or relation, whether as a reality or as a product of thought; to exist as the subject of a certain predicate, that is, as having a certain attribute, or as belonging to a certain sort, or as identical with what is specified, a word or words for the predicate being annexed; as, to be happy; to be here; to be large, or strong; to be an animal; to be a hero; to be a nonentity; three and two are five; annihilation is the cessation of existence; that is the man.
To take place; to happen; as, the meeting was on Thursday.
To signify; to represent or symbolize; to answer to.
Prefix, originally the same word as by; To intensify the meaning; as, bespatter, bestir.
To render an intransitive verb transitive; as, befall ; bespeak.
durmadan
- Ara vermeden, kesintisiz, sürekli
Ceaseless.
Always.
Away.
Consistently.
Steadily.
Steady.
Together.
All the time.
On and on.
durmadan artmak
Spiral up.
karışmak
- İki veya ikiden çok şey bir araya gelip birbirinin içinde dağılmak, birbirinin içine girmek
- Düzensiz, dağınık olmak
- Bulanmak, duruluğunu yitirmek.
- Açıklığını yitirmek, anlaşılması güçleşmek
- Müdahale etmek, araya girmek
- Engellemek, araya girmek.
- Bir araya gelmek, katılmak
- İlgilenmek, müdahale etmek, el atmak
Whirl.
Cut into.
Türetilmiş Kelimeler (bis)
durmadandurmadan artmakdurmadan çalışmakdurmadan değişendurmadan doğurmakdurmadan fikir değiştirmedurmadan konuşmakdurmadan reklamını yapmakdurmadan rica etmekdurmadan vermekdurmadurma bacağıdurma evresidurma ışıtacıdurma kodukarışmakkarışmakarışma entropisikarışma gerektiren denetimkarışma yığasıkarışmadan uzaktan seyretmekkarışkarış karışkarışabilirkarışabilirlikkarışan kimse
