|
dump
-
Dökmek, boşaltmak, indirmek, yığmak, damping yapmak
-
Boşaltmak, atmak
-
Damping yapmak, fiyatları düşürmek, toptan ucuz fiyata vermek
-
düşmek
-
Çöp yığını, çöplük, mezbele
-
Köhne ve kötü şöhretli ev veya otel
-
Komputer makinadaki bütün bilginin makinadan boşalıp kâğıda basılması
-
İngiltere'De bazı çocuk oyunlarında kullanılan kalın maden parçası
-
Avustralya'Ya mahsus ufak para
-
Gemi inşasında kullanılan bir çeşit cıvata
-
Bir çeşit şekerleme.
-
Sıvı veya tane durumunda olan şeyleri bulundukları kaptan başka bir yere boşaltmak
Örnek:
İhtiyar karısı pırıl pırıl kalaylı maşrapa ile ona su dökecek. S. F. Abasıyanık
-
Belli bir yere boşaltmak.
-
Akıtmak, düşürmek
Örnek:
Annem bunu sezdiği gün, babamın arkasından döktüğü yaşları unutacak kadar bedbaht olur. Y. Z. Ortaç
-
Saçmak, serpmek.
-
Salmak, bırakmak.
-
Üstünde bulunan bir şeyi düşürmek
Örnek:
Yapraklarını dökmüş iki söğüt ağacı... S. F. Abasıyanık
-
Teninde kızamık, kızıl, suçiçeği hastalıklarında olduğu gibi kırmızı lekeler çıkmak.
-
Maden, mum eriyiği veya çimento, alçı vb.ni kalıba akıtarak biçim vermek, döküm yapmak
Örnek:
Heykel ilkin çamurdan yapılıyor, sonra kalıbını çıkarıp tunçtan dökecekler. H. Taner
-
Pour. pour out. pour out of. pour from. empty. diffuse. spill. shed. unbosom. deplenish. deplete. dump. effuse. shower. slop. slosh on. teem. tip over.
-
Cast. empty. pour. shed. slop. spill. tip.
-
Dump. to pour to shed. to cast. to have break out on one's skin. effuse. empty. pour. run. slop.
-
tip
-
Boş duruma getirmek.
-
Dökmek, boca etmek
Örnek:
Tavşan kanı çayı ince belli çay bardağına boşalttı. H. Taner
-
Bir silahta ne kadar mermi varsa hepsini arka arkaya patlatmak
Örnek:
Yayla devriyesi bizden yardım istemek için havaya silah boşaltmış. H. R. Gürpınar
-
Kusmak.
-
Gevşetmek, açmak
Örnek:
İbrahim Ağa atın kolanlarını boşaltırken, kendini bir iş yapmış sayar. M. Ş. Esendal
-
Empty. pour from. evacuate. pour out of. discharge. pour. clean out. unload. ejaculate. clean. clear. clear out. close out. debus. deplenish. deplete. disgorge. dismantle. drain. drain away. drain off. draw off. drop off. dump. excrete. exhaust. let.
-
Decant. deplete. discharge. empty. tip. unpack. vacate. to empty. to tip. to turn sth out. to discharge. to evacuate. to vacate. to unload.
-
To blow-off. to release. to empty. to discharge. to vacate. to pour. to evacuate. to purge. to desert. to relax. to clear. to exhaust. to uncoil. to drain. to dump. to unload. to unlade. to disembark. deplete. disburden. disgorge. fall vacant. land. load.
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|