Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > duhan nedir, duhan ne demek (duhan nnd)

duhan nedir, duhan ne demek?

duhan

  1. Kur’an’da bir sure adı.
  2. Duman.
  3. kuran-ı kerimdeki anlamı kıyamet günü çıkacak duman
  4. Duman. Tütün.

sure   US UK (nedir ne demek)

  1. Kur'an'ın yüz on dört bölümünden her biri
  2. kur’an ’ın yüz on dört bölümünden her biri.
  3. Kur'an-I Kerim'in 114 bölümünden her biri.
  4. (en) In a sure manner; safely; certainly.
  5. (en) Sura.
  6. (en) Certainly knowing and believing; confident beyond doubt; implicity trusting; unquestioning; positive.
  7. (en) Certain to find or retain; as, to be sure of game; to be sure of success; to be sure of life or health.
  8. (en) Fit or worthy to be depended on; certain not to fail or disappoint expectation; unfailing; strong; permanent; enduring.
  9. (en) Betrothed; engaged to marry.
  10. (en) Free from danger; safe; secure.
  11. (en) Definitely or positively ; 'the results are surely encouraging'; 'she certainly is a hard worker'; 'it's going to be a good day for sure'; 'they are coming, for certain'; 'they thought he had been killed sure enough'; 'he'll win sure as shooting'; 'they sure smell good'; 'sure he'll come'.
  12. (en) Physically secure or dependable; 'a sure footing'; 'was on sure ground' certain not to fail; 'a sure hand on the throttle' infallible or unfailing; 'a sure sign of one's commitment' worthy of trust or confidence; 'a sure friend'.
  13. (en) Having or feeling no doubt or uncertainty; confident and assured; 'felt certain of success'; 'was sure she had seen it'; 'was very sure in his beliefs'; 'sure of her friends'.
  14. (en) Exercising or taking care great enough to bring assurance; 'be certain to disconnect the iron when you are through'; 'be sure to lock the doors'.
  15. (en) Certain to occur; destined or inevitable; 'he was certain to fail'; 'his fate is certain'; 'In this life nothing is certain but death and taxes'- Benjamin Franklin; 'he faced certain death'; 'sudden but sure regret'; 'he is sure to win'.
  16. (en) Physically secure or dependable; 'a sure footing'; 'was on sure ground'.
  17. (en) Capable of being depended on; 'a quick and certain remedy'; 'a sure way to distinguish the two'; 'wood dust is a sure sign of termites'.
  18. (en) Worthy of trust or confidence; 'a sure friend'.
  19. (en) İnfallible or unfailing; 'a sure sign of one's commitment'.
  20. (en) Certain not to fail; 'a sure hand on the throttle'.
  21. (en) İmpossible to doubt or dispute; 'indisputable proof'.
  22. Muhakkak, şüphesiz
  23. Olumlu, müspet
  24. Kesin, kati
  25. Emin, sağlam, güvenilir
  26. Sabit, metin
  27. Nad
  28. Kesinlikle, tabii

ADI (nedir ne demek)

  1. Kabul edilebilir günlük alım.
  2. Üstünlük farkı olmayan. Kıymetsiz. (Osmanlıca'da yazılışı: âdî)
  3. Kabul edilebilir günlük değer.
  4. (en) Acceptable daily intake.

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
0.007