|
donatımlık masası
-
Kuliste bulunan ve oyuncuların oyun boyunca donatımlıklarını alıp koydukları masa.
-
Stand-Bye table
-
Table des accessoires
-
1 - Oyuncunun rol gereği kullandığı el eşyaları ve takıları. 2 - Dekora ve oyuna yardımcı küçük parça eşyalar.
-
Properties, props
-
accessoires
-
Ayaklar veya bir destek üzerine oturtulmuş tabladan oluşan mobilya
Örnek:
Çoğunlukla akşam yemeğinden sonra, sofra kaldırılınca yemek masasında yazardım o öyküleri. N. Cumalı
-
Aynı masada oturanların tümü.
-
Dairelerde, kurumlarda belli konularla ilgili işlerin görüldüğü bölüm.
-
Düz duruşlu yer, düzlek yapı.
-
İç içe geçme ayaklarıyla yüksekliği ayarlanabilen masa biçiminde atlama aracı.
-
Desk. table. console.
-
An independent group of closely related Chadic languages spoken in the area between the Biu-Mandara and East Chadic languages.
-
desk.
-
Dough, usually referring to ground hominy, called nixtamal.
-
Spanish word meaning 'dough', as in tortilla masa.
-
A flour made from dried corn kernels which have been cooked in limewater, then left to soak overnight The corn is ground while still wet The dough is used to make corn tortillas Recipe: Corn Tortillas. mud; the combination of ingredients for the amalgamation process; finely ground ore, water, salt, magistral, and mercury.
-
The Media Association of South Africa.
-
Mah-Sah dough made from dried corn, treated with lime, mixed with water. means corn.
-
Dough. an independent group of closely related Chadic languages spoken in the area between the Biu-Mandara and East Chadic languages.
-
table
-
table
-
Vakit geçirmeye yarayan, belli kuralları olan eğlence.
-
Kumar
Örnek:
Bazıları oyun başından kalkar kalkmaz her şeyi unuturlar. P. Safa
-
Şaşkınlık uyandırıcı hüner.
-
Tiyatro veya sinemada sanatçının rolünü yorumlama biçimi.
-
Müzik eşliğinde yapılan hareketlerin bütünü
Örnek:
Büyük annem yeni dansları eski kabakçı Arapların oyunu kadar bile güzel bulmuyor. H. E. Adıvar
-
Seslendirilmek veya sahnede oynanmak için hazırlanmış eser, temsil, piyes.
-
Bedence ve kafaca yetenekleri geliştirmek amacıyla yapılan, çevikliğe dayanan her türlü yarışma.
-
Güreşte rakibini yenmek için yapılan türlü biçimlerde şaşırtıcı hareket.
-
Oyunluktaki belli bir kimseyi canlandırma işi
-
Bu işin yapılış biçimi.
-
Kökeninde ve gelişiminde, tarihsel, toplumsal, ekonomik vb. etkenlerden bazılarını taşıyan, kadın erkek bir arada ya da ayrı ayrı, tek tek ya da topluca, genellikle müzik eşliğinde yapılan uyumlu vücut devinimlerinden oluşan evrensel halk kültürü ürünü. bk. halk kültürü, evlenmeoyunu, ölümoyunu, erlikoyunu, erginlikoyunu.
-
Uzak bir amacı ya da ileriye dönük bir memnunluk duygusu ile ilişkisi olmayan, amacı özünde bulunan zevk verici herhangi bir etkinlik.
-
acting
-
Play. game. performance. stage play. act. acting. dance. sport. trick. canard. device. frolic. hoax. presentment. representation. wheeze.
-
Device. dodge. game. hoax. performance. piece. play. prank. representation. ruse. sell. show. spectacle. trick. wiles. drama. dance. deception. joke.
-
Dance. game. play. ruse. trick. theatrical presentation. folk dance. a movement designed to throw one's opponent off guard. artifice. chicane. delusion. device. dodge. drama. fetch. filmization or filmisation. frisk. hand. hoax. jape. lark. pa.
-
play
-
dance
-
Darstellung, Darstellerbesetzung, Spiel
-
İnterprétation, jeu
-
danse
boyunca(nedir ne demek)
-
Boyu veya uzunluğu kadar
Örnek:
Plaj boyunca hem yürüyor hem konuşuyorduk. S. F. Abasıyanık
-
Sürdüğü zaman kadar, süresince
Örnek:
Ömrüm boyunca şiirle, edebiyatla, felsefe ile hiç alışverişim olmadı. H. Taner
-
İn the course of. along. all along. round. throughout. along. during. throughout. down. livelong. over. pending.
-
By. during. down. along.
-
Along. lengthwise. throughout. during.
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|