|
domuzuna
-
İnat olsun diye, inadına
-
İyiden iyiye, adamakıllı, çok
Örnek:
Madam da domuzuna gâvurdu. Göğsünün üstünde daima bir altın haç. P. Safa
-
[domuz] n. pig, boar, swine, hog, grunter, pork
-
Bir konuda direnme, ayak direme, diretme, direnim
Örnek:
Okumak, eczacı olmak bu sayılı inatlarından biri ve ilkidir. T. Buğra
-
Birine karşı çıkma, karşı düşünce ileri sürme
Örnek:
İddia kızışmış, âdeta inat hâlini almıştı. Ö. Seyfettin
-
İnatçı.
-
İntransigent. obstinacy. stubbornness. persistence. pertinacity. contumacy. doggedness. spite. tenacity. waywardness.
-
Persistence. tenacity. obstinacy. stubbornness. obstinate. persistent. stubborn.
-
Obstinacy. stubbornness. determination. persistence.
-
Herhangi bir yargıya vararak.
-
Niteleyerek.
-
Sanarak, diyerek.
-
That. so that. so. in order to. that.
-
For. be. in order to. so that. lest. saying. thinking that. called. named.
-
Take for.
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|