|
dolu dolu
-
good
-
Havada su buğusunun birden yoğunlaşıp katılaşmasından oluşan, türlü irilikte, yuvarlak veya düzensiz biçimli saydam buz parçaları durumunda yere hızla düşen bir yağış türü
Örnek:
Dolu ekinlerini vurmuşsa bir yıl aç demekti. T. Buğra
-
İçi boş olmayan, dolmuş, meşbu, boş karşıtı.
-
Bir yerde sayıca çok.
-
Boş yeri olmayan, her yeri tutulmuş olan
Örnek:
Haftaya pazartesiye kadar bütün uçaklar dolu. A. İlhan
-
Boş vakti olmayan, meşgul.
-
Çok olan (iş, uğraş, olay vb.).
-
İçinde atılacak mermisi bulunan (top, tüfek vb. ateşli silahlar).
-
Tornacılıkta delik açılmamış (gereç).
-
Bir duygunun güçlü etkisinde olan.
-
Havada su buğusunun birden yoğunlaşıp katılaşmasından oluşan, çeşitli irilikte, iç içe katmanlı, yuvarlak ya da düzensiz biçimli saydam buz parçaları durumunda yere hızla düşen bir yağış türü.
-
Full. filled. loaded. crowded. occupied. engaged. abounding. abundant. alive with. capacity. fraught. instinct. instinct with. laden. replete. rife. shot. shot through. steeped in. thick with. hail.
-
Fraught. full. hail. laden. loaded.
-
Full. filled. hail. abounding. loaded. containing a drink. charged. filled up. stuffed. packed. solid. complete. full-up. laden. fraught.
-
hail
-
grêle
-
hayır
-
peki!
-
(better, best) (i.), ünlem iyi, âIâ, güzel, hoş
-
Uygun, münasip, yerinde
-
faydalı
-
doğru
-
Hayır sahibi, kerim, cömert
-
Uslu, itaatli
-
Dini bütün
-
muteber
-
şerefli
-
Sağlam, mükemmel, dolgun
-
Çok, büyük
-
hünerli
-
güvenilir
-
hayırlı
-
bozulmamış
-
sıhhatli
-
Salâh, iyilik, doğruluk
-
İyi ve hayırlı şey
-
fayda
-
Menfaat, yarar
-
The ile iyi insanlar
-
Ünlem, bazen very ile pekalâ
-
afloat
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|