|
dolaylı
-
Doğrudan doğruya olmayan, dolayısıyla olan, vasıtalı, bilvasıta.
-
İndirect. circuitous. mediate. constructive. oblique. remote. roundabout. secondhand.
-
İndirect. oblique. roundabout. tortuous. veiled.
-
İndirect. backhanded. circuitous. circular. inferential. mediate. roundabout. secondhand.
-
Dolaysız, araçsız, araya başka bir şey girmeden, resen
Örnek:
Gazeteyi doğrudan doğruya kendimiz satıyoruz. R. N. Güntekin
-
downright.
-
directly.
-
Aracısız.
-
Aracısız olarak, herhangi bir aracı kullanmadan.
-
First-Hand. immediate. face-to-face. first hand. first-hand. sheer.
-
Full. directly.
-
Bağlı olarak, doğrudan doğruya olmayarak.
-
Sebebiyle, yüzünden, ... -dan (-den) ötürü, hasebiyle, haysiyetiyle
Örnek:
Başka sebepler dolayısıyla aileye karşı koymuş bulunuyordu. Y. K. Karaosmanoğlu
-
By implication. ergo. whereat. on account of. becouse of.
-
Consequently. so. because of. on account of.
-
Because of. on account of. consequently. so. accordingly. circumstantial. in consequence.
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|