Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > dolaylı göz kamaşması nedir, dolaylı göz kamaşması ne demek, dolaylı göz kamaşmasıın anlamı (dolaylı göz kamaşması nnd)

dolaylı göz kamaşması nedir

Türkçe'yi seviyoruz ve birçok dil aracı geliştirerek destekliyoruz.






Bu kelime tam olarak bulunamadı, belki aşağıdaki(ler) işinize yarayabilir:

Bu kelimeyi ekleyerek katkıda bulunabilirsiniz.

dolaylı

  1. Doğrudan doğruya olmayan, dolayısıyla olan, vasıtalı, bilvasıta.
  2. (en) İndirect. circuitous. mediate. constructive. oblique. remote. roundabout. secondhand.
  3. (en) İndirect. oblique. roundabout. tortuous. veiled.
  4. (en) İndirect. backhanded. circuitous. circular. inferential. mediate. roundabout. secondhand.

göz (nedir ne demek)

  1. Görme organı.
  2. Bazı deyimlerde, görme ve bakma.
  3. İyi veya kötü nitelikler, tutkular, duygular anlatan bakış.
  4. Bakış, görüş.
  5. Suyun topraktan kaynadığı yer, kaynak
    Örnek: Asıl felaket bu pınara sırt çevirmek, bu pınarın gözlerine taş tıkamak değil de ne olurdu? T. Buğra
  6. Delik, boşluk
    Örnek: Köprünün gözleri karış karış kazılmıştır. S. F. Abasıyanık
  7. Çekmece.
  8. Terazi kefesi.
  9. Kartlar üzerinde açılan ve içerisine mikrofilm parçası geçirilen delik.
  10. Görme organının, içinde dış dünyanın görüntüsünün oluştuğu ve bu görüntünün sinirsel uyarmalara dönüştüğü, başlangıç parçası.
  11. 1- Çok küçük budak. 2- Çekmece boşluğu.
  12. Bk. çekmece
  13. Bk. göz
  14. (en) Eye. optic. optical. ocular. orbital. ophthalmic. eye. orbit. orb. blinker. sight. cell. compartment. drawer. cubbyhole. cubby. cubicle. cuddy. eyehole. glim. optic. opto-.
  15. (en) Drawer. eye.
  16. (en) Drawer. eye. sight. seeing. attitude. way of behaving. spring. eye. division. part. the evil eye. bad luck caused by another's envy. love. friendship. esteem. bud. square. case. bin. source. orifice. bord. rack. pane. partition. pore.
  17. (en) aperture
  18. (en) eye
  19. (al) Auge
  20. (fr) oeil

çekmece (nedir ne demek)

  1. Masa, dolap vb. şeylerin dışarıya çekilen bölümü, göz, çekme
    Örnek: Çekmecesinden utana utana bir şişe gazoz çıkardı. T. Buğra
  2. İçinde mücevher vb. değerli şeyler saklanan küçük, süslü sandık
    Örnek: Minderin köşesine annemden kalan ceviz boyalı çekmeceyi yerleştirdim. Y. K. Beyatlı
  3. Gemilerin barınabilecekleri koy.
  4. Bkz, denizkulağı.
  5. Mobilyada bırakılan boşluk içerisinde kendi kenarları ya da çıtalar üzerinde hareket eden, üstü açık kutu.
  6. Bk. çekmece
  7. (en) drawer.
  8. (en) Coffer. drawer.
  9. (en) Drawer, pigeonhole
  10. <(al) Schublade
  11. (fr) tiroir

doğrudan doğruya (nedir ne demek)

  1. Dolaysız, araçsız, araya başka bir şey girmeden, resen
    Örnek: Gazeteyi doğrudan doğruya kendimiz satıyoruz. R. N. Güntekin
  2. (en) downright.
  3. (en) directly.

doğrudan (nedir ne demek)

  1. Aracısız.
  2. Aracısız olarak, herhangi bir aracı kullanmadan.
  3. (en) First-Hand. immediate. face-to-face. first hand. first-hand. sheer.
  4. (en) Full. directly.

dolayısıyla(nedir ne demek)

  1. Bağlı olarak, doğrudan doğruya olmayarak.
  2. Sebebiyle, yüzünden, ... -dan (-den) ötürü, hasebiyle, haysiyetiyle
    Örnek: Başka sebepler dolayısıyla aileye karşı koymuş bulunuyordu. Y. K. Karaosmanoğlu
  3. (en) By implication. ergo. whereat. on account of. becouse of.
  4. (en) Consequently. so. because of. on account of.
  5. (en) Because of. on account of. consequently. so. accordingly. circumstantial. in consequence.

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Sözlük