Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > dolabı sezmek nedir, dolabı sezmek ne demek, dolabı sezmekin anlamı, ingilizcesi (dolabı sezmek nnd)

dolabı sezmek nedir

Türkçe'yi seviyoruz ve birçok dil aracı geliştirerek destekliyoruz.






dolabı sezmek

  1. (en) Get to

sezmek (nedir ne demek)

  1. Açık bir kanıt olmaksızın, olmuş veya olacak bir şeyi anlamak, kestirmek, hissetmek
  2. Anlamak, fark etmek
    Örnek: Onun deli sayılmasının sebeplerini gizlice biz de sezerdik. A. Ş. Hisar
  3. (en) Be sensible of. taste blood. intuit. perceive. discern. feel. guess. sense. smell. sniff. have a scent for smth. antedate. anticipate. detect. divine. rumble. scent. see.
  4. (en) Feel. scent. sense. smell. to sense. to perceive. to feel. to foresee. to discern. to scent.
  5. (en) To understand sth intuitively. to sense. to feel. to perceive. to discern. detect. find. rumble. scent. smell.

get to   US UK (nedir ne demek)

  1. Varmak, başlamak, yapıyor bulunmak, dolabı sezmek, dalavereyi anlamak

get   US UK (nedir ne demek)

  1. Yavru, hayvan yavrusu.
  2. (got, got,B.D gotten, getting) almak, ele geçirmek elde etmek, tedarik etmek
  3. yakalamak
  4. götürmek
  5. hazırlamak
  6. yaptırmak
  7. Sebep olmak
  8. (netice olarak) bulmak
  9. ögrenmek
  10. (hastalığa) tutulmak, olmak
  11. Bağlantı kurmak
  12. (trene) yetişmek
  13. Gebe bırakmak (gen
  14. Almak, edinmek, elde etmek, ele geçirmek; satın almak; getirmek, götürmek; varmak, gelmek; kazanmak; yapmak; idrak etmek; kavramak, canına okumak; öldürmek; açığını bulmak

açık (nedir ne demek)

  1. Açılmış, kapalı olmayan, kapalı karşıtı
    Örnek: Açık pencerenin önünde denize karşı saatlerce dertleştik. R. N. Güntekin
  2. Engelsiz.
  3. Örtüsüz, çıplak.
  4. Boş.
  5. Görevlisi olmayan, boş (iş, görev), münhal.
  6. Aralığı çok.
  7. Çalışır durumda olan
    Örnek: Bazı dükkânları açık olan caddeden sola saptılar. Ö. Seyfettin
  8. Kolay anlaşılır, vazıh
    Örnek: Açık konuşma zamanının artık geldiğine kani idim. R. N. Güntekin
  9. Gelirin gideri karşılamaması durumu.
  10. Bk. gedik
  11. 1) sarîh. 2 ) alenî.
  12. Bk. açılma
  13. (en) Open. uncovered. wide-open. visible. apparent. obvious. bare. clear. unclouded. cloudless. definite. exposed. blank. aboveground. articulate. avowed. broad. candid. categorical. clean-cut. clear-cut. confessed. crystal. decided. declared. decollete.
  14. (en) Apparent. blunt. broad. clear. concrete. confessed. debit. decided. definite. demonstrable. distinct. evident. explicit. fine. forthright. graphic. intelligible. manifest. on. open. outstretched. overt. patent. picturesque. plain. shortage. shortfall. signal. specific. square. transparent. unequivocal. unreserved. vacant. weak.
  15. (en) On. open. deficit. offing. vacancy. uncovered. free. exposed to. vacant. unoccupied. blank. deficient. frank. clear. explicit. plain. distinct. light. indecent. obscene. saucy. frankly. closely. apparent. absolute assignment. bald. bare. bl.
  16. (en) deficit

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Sözlük