|
dokunca ve eksime
-
Bir kimsenin gelir, kazanç ve mallarında oluşan eksiklik.
-
damages
-
dommage-intérêts
-
Kötülüğe yol açan, sağlığı bozan şey.
-
Zarar.
-
Harm, injury; damage, loss
-
Türk alfabesinin yirmi yedinci harfinin adı, okunuşu.
-
İki kelime veya iki cümle arasına girerek aralarında bir bağ olduğunu anlatan bir söz
Örnek:
Galiba bir vehme kapılıyorum ve galiba bir hastalık beynimi kemiriyor. A. Gündüz
-
and.
-
And. plus.
-
And. and.
-
Brother of Odin and Vili He was one of the three deities who took part in the creation of the world.
-
The two-character ISO 3166 country code for VENEZUELA.
-
Ventilation Exchange is the exchange of gases, primarily oxygen and carbon dioxide, during the passage of air into and out of the respiratory passages.
-
Visual Emissions.
-
Value engineering.
-
Vented Electric; the implanted pump contains an electric motor but is vented to outside air through the driveline.
-
Victory in Europe. verb.
-
Visual Emissions Source: US EPA.
-
Vector Equilibrium.
-
Also known as Lothur, one of Odin's brothers.
-
Bosch Distributor type injection pump used on 89-93 Ram diesel engines.
-
Vietnam Era.
-
Very early in the season. vaginal examination.
-
Herhangi bir kişi, kim olduğu bilinmeyen kişi, şahıs, nefer
Örnek:
Kimsenin girdisi çıktısı, alacağı borcu ile uğraşmak istemiyordum. N. Cumalı
-
Olumsuz cümlelerde kişi
-
Person. one. soul. cad. thing. wallah. wight. somebody. anybody. anyone. someone. one. no one. nobody. no man.
-
Any. anybody. party. people. person. sort. soul. someone. somebody. anyone. nobody. no one.
-
Someone. somebody. anyone. anybody. nobody. no one. anybody anyone. individual. soul. wight.
gelir(nedir ne demek)
-
Bir kimseye veya topluluğa belli zamanlarda, belli yerlerden gelen para, varidat
Örnek:
Saklanan bir gelir vardı ki aç, çıplak kalmıyorlardı. M. Yesarî
-
Bir ekonomik birimin belli bir süre içinde kazandığı ücret, aylık, kira vb., varidat, irat.
-
Emek faktörünün işlendirilmesinden sağlanan maaş, ücret, bahşiş, prim; finansal araçlardan sağlanan faiz, kâr payı gibi sermaye getirileri; taşınmaz ve topraktan sağlanan kira, rant; iş göremezlik, çocuk desteği; sağlık, işsizlik sigortası ve emeklilik gibi sosyal güvenlik kapsamındaki transfer ödemeleri ile şans oyunları vb. kaynaklardan elde edilen para miktarı.
-
Üretim etkinliklerine katılan üretim faktörlerinin yaratılan hasıladan bölüşüm sonunda aldıkları pay.
-
îrâd.
-
Bir filmin herhangi bir sinema salonunda ya da oynatım süresi boyunca sağladığı para. (Kesintiligelir ya da kesintisizgelir olarak ikiye ayrılır).
-
Box office, box office (takings, receipt), take
-
İncome. revenue. revenues. earnings. takings. drawings. gainings. proceeds. yield.
-
Emolument. income. means. return. revenue. takings. yield. receits. rent.
-
Revenue. income. proceeds. earnings. expenditure for taxes on income , earnings and property. gains. gainings. incoming profit. takings.
-
income
-
Einnahme, Filmeinnahme, Filmertrag, Kasseneingangen
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|