Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > dokunca karşılığı kesinti nedir, dokunca karşılığı kesinti ne demek, dokunca karşılığı kesintiin anlamı (dokunca karşılığı kesinti nnd)

dokunca karşılığı kesinti nedir

Türkçe'yi seviyoruz ve birçok dil aracı geliştirerek destekliyoruz.






Bu kelime tam olarak bulunamadı, belki aşağıdaki(ler) işinize yarayabilir:

Bu kelimeyi ekleyerek katkıda bulunabilirsiniz.

dokunca

  1. Kötülüğe yol açan, sağlığı bozan şey.
  2. Zarar.
  3. (en) Harm, injury; damage, loss

kesinti (nedir ne demek)

  1. Kesilen parça, kırpıntı.
  2. Bir işin bir süre için durması, inkıta, fasıla.
  3. Ödenen bir paradan herhangi bir gerekle kesilen bölüm.
  4. Oyunun içinde yazar ve yönetmenin isteği dışında dramaturg ya da yönetmen tarafından yapılan kesme
  5. Bir filmde yapımcı ya da yönetmenin isteği dışında, genellikle denetleme sonucu, bazen de dağıtımcı ya da oynatımcılarca yapılan budama.
  6. Bk. kesme
  7. (en) cats
  8. (en) İnterruption. stoppage. cut. deduction. wage cut. dock. dockage. subtraction.
  9. (en) Cut. cutback. deduction. snip. interruption. stoppage.
  10. (en) İnterruption. deduction (from a payment. hiatus. clipping. cut. cutback. cutoff. deduction. stoppage n.
  11. (fr) Coupe, coupure

kesme (nedir ne demek)

  1. Kesmek işi.
  2. Teneke, sac vb.ni kesmek için kullanılan makas.
  3. Küp biçiminde veya köşeli olarak kesilmiş olan
    Örnek: Dört tarafı kesme billur kapaklı bir eski saat. R. H. Karay
  4. Kesin, değişmez, maktu.
  5. Kesme işareti.
  6. Nazımda veya nesirde, bir cümleyi sonu anlaşılacak biçimde yarım bırakma sanatı, kat.
  7. Kıyılarımızda yaygın olarak bulunan, yuvarlak tepeli, 5 m kadar boylu, her dem yeşil, yaprakları küçük ve kenarları testere dişli, çiçekleri yeşilimsi beyaz renkli olan bir süs ağacı, akçakesme (Phillyrea latifolia).
  8. Çizgisel iki doğru parçası ve bir eğri yayı ile sınırlanan düzlem yüzeyi.
  9. Klasik balede küçük ara adımı.
  10. Alıcı yönetmenine, ses yönetmenine "kes!" komutu vererek çevirimi sona erdirme
  11. İki çekimin kurguda birbirini izlemesinden doğan durum. TV
  12. Televizyonda aynı sonucun, bir alıcıdan öbürüne geçme yoluyla sağlanması
  13. Bir oluğun çıkışını birdenbire sona erdirme.
  14. Bk. kesim
  15. 1. Emdirme materyali içerisinde yerleştirilip blok durumuna getirilen örneklerden mikrotomda usulüne uygun kesitler alınması. 2. Doğrama.
  16. (en) Cut (out), cutaway, straight cut, abrupt passage
  17. (en) Cutting. cut. stoppage. discontinuation. interception. shutoff. abscission. clip. curtailment. cutback. nip. scission. section. shearing. suppression.
  18. (en) Clip. incision. sector. shutoff. trim. cutting. shears. chop. cut. definite. fixed.
  19. (en) interrupt.
  20. (en) coupé
  21. (en) Sectioning, chopping
  22. <(al) Scharfe Überblendung, harte Überblendung, direkte Übergang, Schnitt, "Cut"
  23. (fr) Coupure (directe, franche), passage immédiat, changement simple de plan, "cut"
  24. (fr) coupé

yol (nedir ne demek)

  1. Karada, havada, suda bir yerden bir yere gitmek için aşılan uzaklık, tarik.
  2. Karada insanların ve hayvanların geçmesi için açılan veya kendi kendine oluşmuş, yürümeye uygun yer
    Örnek: Bahçeleri bahçelere toprak yollar bağlardı. Ç. Altan
  3. Genellikle yerleşim alanlarını bağlamak için düzeltilerek açılmış ulaşım şeridi
    Örnek: Yolda oynayan çocuklara ne olduğunu sordu. Ö. Seyfettin
  4. İçinden veya üstünden bir sıvının geçtiği, aktığı yer.
  5. Gidiş çabukluğu, hız.
  6. Davranış, tutum, gidiş veya davranış biçimi
  7. Uyulan ilke, sistem, usul, tarz, tarik.
  8. Yolculuk.
  9. İnsanların, bir yerden başka bir yere gitmek üzere üzerinden ya da içinden geçtikleri, yerleşim yerlerinin gelişme doğrultusunu yakından etkileyen ve düzentasarlarda önemli bir öge oluşturan yerler.
  10. (en) İtinerary. road. angle. approach. avenue. channel. cutting. expedient. gateway. handle. itinerary. journey. meatus. outlet. path. road. route. tack. thoroughfare. trail. via. walk. way. weigh. wise.
  11. (en) Access. artery. course. dodge. expedient. lane. line. manner. means. method. mode. order. path. process. recipe. road. route. rule. streak. tack. way. ways. street. stripe. passage. system.
  12. (en) Bus. path. way. access. alley. course. form. frontager. line. means. measure. method. order. outlet. process. proprieties. road. rule. sort. streak. street. stripe. system. tack. thoroughfare. tracing. track. walk.
  13. (en) Way, road
  14. (fr) Chemin, voie

açan(nedir ne demek)

  1. Oynak kemiklerin arasındaki açıları genişletmeye yarayan kasların genel adı, büken karşıtı.
  2. (en) That opens extensor. tensor.

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Sözlük