|
dokuma
-
Minder örtüsü, yatak kılıfı vb. için kullanılan ve boyalı pamuk ipliğinden dokunan bez.
-
Kumaş olabilen, kumaş yapılabilen.
-
Tezgâhta dokunarak elde edilen (kumaş).
-
Yapı, oluşum
Örnek:
Bunun için bu ad yıllara dayanacak, boyası has, dokuması sağlam bir ad olmalı, dedim. M. Ş. Esendal
-
Dokumak işi, mensucat, tekstil.
-
Textile. woven. knitted. weaving. contexture. textiles. weaving. soft goods. webbing. fabric. piece goods. textile. weave. web. woof.
-
Fabric. textile. texture. weave. web. weaving. woven.
-
Textile. weaving. cotton cloth. woven. hosiery. web.
-
İçi yumuşak bir malzeme ile doldurularak dikilen, oturmaya, yaslanmaya yarar şilte
Örnek:
Köşkte, yerlerdeki hasırlara serilen halılar üstüne konmuş minderlerde oturulurdu. A. Ş. Hisar
-
Yer alıştırmalarında ve atlamalarda, düşmelerin sertliğini gidermek için kullanılan, deri veya kauçuktan yapılmış şilte.
-
Güreş karşılaşmalarının üzerinde yapıldığı, en az 10 cm kalınlığında, 9 m çapında bir çember çizilmiş olan, çaprazlama köşeleri kırmızı ve mavi renklerle belirlenmiş yaygı.
-
Yer alıştırmalarında ve atlamalarda, yeri ve düşmelerin sertliğini gidermek için kullanılan ortalama 1,5 x 2 m. boyutunda deri ya da kavuçuktan yapılmış şilte.
-
Cushion. mattress. squab.
-
cushion.
-
One who minds, tends, or watches something, as a child, a machine, or cattle; as, a minder of a loom.
-
One to be attended; specif., a pauper child intrusted to the care of a private person.
-
Squab. cushion (used for sitting. wrestling mat. pilow. ottoman. couch. mattress. matting. ring. cushion. divan.
-
A bodyguard As in, 'He's not so tough, but there's a couple of minders watching over him '.
-
A bodyguard As in, 'He's not so tough, but there's a couple of minders watching over him '. a woman who looks after babies in her own home while their parents are working.
-
mat
-
tapis
örtü(nedir ne demek)
-
Örtmek için kullanılan şey
Örnek:
Hekim, hastanın üstündeki örtüyü açtı. M. Ş. Esendal
-
Yapılarda çatı, dam.
-
Duyarkatın yalnız bir bölümünün etkilenmesini sağlamak, birtakım özel etkiler elde etmek için alıcının merceği önüne takılan çeşitli biçimlerdeki saydamsız cisimler
-
Pencere boyunu değiştirmek için alıcı, gösterici, basım aygıtı penceresine takılan parça. TV
-
Görüntü üzerinde çeşitli biçimler elde etmek üzere alıcı önüne takılan parça.
-
Mask, mat(t, te), vignette
-
Cover. veil. wrap. cloth. overlay. covering. blanket. canopy. caparison. cloak. coat. cope. envelope. garment. hood. layout. mantle. shroud. spread. throw. wrapper.
-
Canopy. cloth. cosy. cover. covering. mantle. mask. rug. shroud. spread. top. wrap.
-
Blanket. apron. cover. covering. coverture. mantle. shroud. any cloth covering. roof. coat. coating. cloak. casing. kerchief. baldachin. mask. shade. wall. wagon cover. hood. wrap. vamp. throw. overlaying. shrouding. blind. cloth. cot. rug. spread.
-
nappe
-
Kasch, Cash, "Cache", Maske, Vignette
-
Cache, vignette, masque
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|