|
doku bozukluğu
-
Yara, darbe, iltihap, ur vb. sebeplerle bir organda ortaya çıkan bozukluk, yıpranma, lezyon.
-
Bir vücudun veya bir organın yapı ögelerinden birini oluşturan hücreler bütünü, nesiç.
-
Bir bütünün yapısı ve özelliği.
-
Belirli bir işi yapmak üzere özelleşmiş hücreler topluluğu.
-
Bitki ve hayvan organlarını meydana getiren, aynı görevi yapmak üzere bir arada bulunan, benzer hücre topluluklarının hücreler arası maddeyle beraber oluşturdukları yapı. Epitel, bağ, kas, sinirdokusu gibi.
-
Texture. tissue. histo-.
-
Tissue. texture.
-
Texture. fabric. texture. tissue. structure. make. configuration. cambium. fibre. grain.
-
Tissue
-
Tissu
-
Gemilerin yükünün boşaltıldığı veya onarıldığı, üstü örtülü havuz
-
Ticaret mallarını saklamak için rıhtımda yapılan büyük depo.
-
Dock. warehouse on a wharf.
-
Dock. wharf. average accustomed. port construction site. shipyard.
-
Keskin bir şeyle veya bir vuruşla vücutta oluşan derin kesik
Örnek:
Mendilimi bir çatkı şekline sokarak başıma, yaramın üzerine sardım. R. H. Karay
-
Bir şeyin iç veya dış yüzünde herhangi bir etki ile oluşan ve tehlikeli olabilen oyuk, gedik, yarık.
-
Dert, üzüntü, acı.
-
Scotch
-
Bruise. canker. cut. hurt. injury. lesion. raw. sore. trauma. ulcer. wound.
-
Cut. lesion. sore. wound. injury. gash. boil. pain.
-
Injury. wound. open sore. ulcer. laceration. gash. rent. tear. hurt. insult. lesion. trauma.
-
Vuruş, çarpış
Örnek:
Başına şiddetli bir darbe indirerek hayvanı sersemletti. O. C. Kaygılı
-
Bir ülkede baskı kurarak, zor kullanarak veya demokratik yollardan yararlanarak hükûmeti istifa ettirme veya rejimi değiştirecek biçimde yönetimi devirme işi
Örnek:
Partisinin hükûmet darbesi yapacağına dair haber aldığını söylediğini, açık açık belirtmişti. Ç. Altan
-
Birini kötü duruma düşüren, sarsan olay
Örnek:
Bu, nereden ve kimden geldiği belli olmayan darbe son kalkınma ümitlerini de silip süpürmüştü. E. E. Talu
-
Bk. vuruş
-
Bk. vuru
-
Stroke. blow. coup. knock. beat. facer. concussion. finisher. smasher. bash. biff. brunt. bump. chop. clip. clout. coup de main. coup d'etat. crusher. cut. dash. hack. hit. impact. jolt. kayo. pound. putsch. shock. thwack. whack. whammy.
-
Bat. brunt. chop. clip. clout. crack. dash. hit. knock. shock. stroke. blow.
-
Blow. stroke. coup d'état. beat. buckle. bump. clout. coup. hit. jab. knock. rap. shock. sock. whop.
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|