|
doku bileşimi
-
Dokuyu oluşturan elementlerin tür ve nitelikleri.
-
Bir vücudun veya bir organın yapı ögelerinden birini oluşturan hücreler bütünü, nesiç.
-
Bir bütünün yapısı ve özelliği.
-
Belirli bir işi yapmak üzere özelleşmiş hücreler topluluğu.
-
Bitki ve hayvan organlarını meydana getiren, aynı görevi yapmak üzere bir arada bulunan, benzer hücre topluluklarının hücreler arası maddeyle beraber oluşturdukları yapı. Epitel, bağ, kas, sinirdokusu gibi.
-
Texture. tissue. histo-.
-
Tissue. texture.
-
Texture. fabric. texture. tissue. structure. make. configuration. cambium. fibre. grain.
-
Tissue
-
Tissu
-
Gemilerin yükünün boşaltıldığı veya onarıldığı, üstü örtülü havuz
-
Ticaret mallarını saklamak için rıhtımda yapılan büyük depo.
-
Dock. warehouse on a wharf.
-
Dock. wharf. average accustomed. port construction site. shipyard.
-
Bileşme işi veya durumu
Örnek:
Mustafa Kemal, Dil Kurumunu, Tarih Kurumunu ulusal bir bileşim yaratılsın, ulusal bir bilinç doğsun diye kurmuş... A. İlhan
-
İki veya daha çok öge bir araya gelerek yeni bir öge oluşturma, terkip.
-
Bir maddenin hangi kimyasal türlerden oluştuğunu belirleyen verilerin tamamı.
-
Bileşme sonucu oluşan cisim.
-
Compo. compound. composition.
-
Combination. composition. compound. constitution.
-
Union.
oluşturan (nedir)
-
Constituent, constitutive, creative
-
Çeşit, cins.
-
Ortak özellikleri olan bireylerin tamamı, cinslerin ayrıldığı bölüm.
-
Kendi içinde bir birim olan ve üzerinde cins kavramının bulunduğu mantıksal kavram.
-
Türlü.
-
Kendi içinde bir birim olan ve üzerinde cins kavramının bulunduğu mantıksal kavram. // Ama bu cins kavramı, kendi üzerinde bir başka cins varsa, yenidentür durumuna gelir ve bu böyle sürüp gidebilir. Mantık diliyle: Bir A sınıfı , bir başka sınıfın, B sınıfının kapsamı içindeki bir bölümü kurduğunda: B cinstir, A datür. (Ör. Hayvan canlı varlık karşısındatürdür, aslan karşısında cinstir.)
-
Birbirinden üreyen ve dirimbilimsel açıdan akraba olan canlı varlıklar öbeği. (Ör. Arslan ya da insan.
-
Type. sort. kind. variety. species. genus. breed. class. genre. ilk. persuasion. race. sort of. strain. stripe.
-
Breed. cast. class. description. form. genus. kind. nature. range. sort. species. stamp. type.
-
Type. sort. species. type. kind. class. description. family. genus. variety.
-
Door.
-
Species
-
Espèce
-
Species
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|