Nedir Ne Demek Sözlük
Ana Sayfa > doku aşısı nedir, doku aşısı ne demek, doku aşısının anlamı, ingilizcesi (doku aşısı nnd)

doku aşısı nedir

Türkçe'yi seviyoruz ve birçok dil aracı geliştirerek destekliyoruz.








doku aşısı

  1. (karşılık: transplantatyon), (Lât. trans = karşı, Lât. plantare = ekmek) Bir bireyin vücudunun bir bölgesinin aynı ya da başka bir bireyinin vücudunun aynı ya da başka bir bölgesine taşınması.Lat.: trans,plantare
  2. (en) Transplantation
  3. (al) Transplantation
  4. (fr) Transplantation

doku (nedir)

  1. Bir vücudun veya bir organın yapı ögelerinden birini oluşturan hücreler bütünü, nesiç.
  2. Bir bütünün yapısı ve özelliği.
  3. Belirli bir işi yapmak üzere özelleşmiş hücreler topluluğu.
  4. Bitki ve hayvan organlarını meydana getiren, aynı görevi yapmak üzere bir arada bulunan, benzer hücre topluluklarının hücreler arası maddeyle beraber oluşturdukları yapı. Epitel, bağ, kas, sinirdokusu gibi.
  5. (en) Texture. tissue. histo-.
  6. (en) Tissue. texture.
  7. (en) Texture. fabric. texture. tissue. structure. make. configuration. cambium. fibre. grain.
  8. (en) Tissue
  9. (fr) Tissu

dok (nedir)

  1. Gemilerin yükünün boşaltıldığı veya onarıldığı, üstü örtülü havuz
  2. Ticaret mallarını saklamak için rıhtımda yapılan büyük depo.
  3. (en) Dock. warehouse on a wharf.
  4. (en) Dock. wharf. average accustomed. port construction site. shipyard.

aşı (nedir)

  1. Birtakım hastalıklara karşı bağışıklık sağlamak için vücuda verilen, o hastalığın mikrobuyla hazırlanmış eriyik.
  2. Bu eriyiğin uygulanması.
  3. Bir ağacın dalı veya gövdesi üzerine, aynı familyanın daha iyi bir türünden alınan dal, göz, tomurcuk vb. parçaları kaynaştırma işi.
  4. Bu yolla eklenen parça.
  5. Aşılı (kimse veya bitki)
    Örnek: Sana yeni aşı güllerimi göstereceğim. A. Gündüz
  6. 1. Bazı hastalıklara karşı bağışıklık sağlamak için vücuda enjekte edilen ölü ya da zayıf bakteri süspansiyonu. İnokulasyon. 2. Bir ağacın gövdesi ya da dalına daha verimli olması içinaşılanan aynı (otograft) ya da yakın bir türe ait (heterograft) bitki parçası.
  7. (en) Vaccinal. vaccine. vaccination. vaccine. shot. inoculation. graft. jab. poison.
  8. (en) Graft. shot. vaccine. jab. vaccination. inoculation. grafting. budding. scion. bud.
  9. (en) Vaccine. vaccination. graft. inoculation. shot.
  10. (en) Vaccine, inoculation, transplant, graft
  11. (al) Plantat, Impfstoff, Einimpfung
  12. (fr) Vaccine, inoculation transplant, greffe
  13. (la) Inoculare:aşılamak

trans (nedir)

  1. Medyumların ruhla ilişki kurdukları zaman, girdikleri özel hipnoz durumu.
  2. Kendinden geçme, içinde bulunduğu ortamdan başka bir dünyaya veya havaya geçme
    Örnek: Mükrimin Hoca trans hâline girer, o gazanın kahramanları ile özdeşleşir. H. Taner
  3. 1. Her bir homologda bir dominant ve bir resesif alelin bulunduğu bağlantı durumu. 2. Moleküllerin stereoizomerlerinde atomların geometrik olarak farklı yönde yerleşmiş bulunmaları. 3. Golgi kompleksinin olgunlaşma yüzü.
  4. (en) Some Useful PDL Specifications.
  5. (en) A prefix meaning across from.
  6. (en) Literally, across Describes isomers of compounds in which similar substituents lie on opposite sides of a double bond or on opposite sides of a transition metal See cis. across, through or between.
  7. (en) Meaning across and referring usually to the geometric configuration of two mutant alleles across from each other on a pair of homologous chromosomes See cis.
  8. (en) Translation.
  9. (en) In a chiral organic compound, the prefix trans indicates that the substituted atoms are on opposite sides of the compound For example, in trans 1,2-Dichloroethene, the chlorine atoms are on opposite sides of the carbon to carbon double bond The presence or absence of cis or trans compounds can indicate whether biological activity or abiotic, chemical reactions have taken place in the environment See cis.
  10. (en) A prefix, signifying over, beyond, through and through, on the other side, as in transalpine, beyond the Alps; transform, to form through and through, that is, anew, transfigure.
  11. (en) Trance. trans-.
  12. Ök. değiştirme, öte, trans
  13. (önek) ötesinde, aşın, karşı tarafta, öbür tarafında; arasından; içinden; tamamen, bütün bütün; çaprazvari.
  14. Ek. değiştirme, öte, trans

karşı (nedir)

  1. Bir şeyin, bir yerin, bir kimsenin, esas tutulan yüzünün ilerisi, yamaç
    Örnek: Karşımdaki kitap rafında eserlerim sırayla duruyor. H. E. Adıvar
  2. Yol, deniz, ırmak vb.nin öbür kıyısı veya yanı
  3. Ön, kat, huzur
  4. Bulunan yere göre önde, ileride olan.
  5. Karşıt, zıt, muhalif.
  6. Yüzünü bir şeye doğru çevirerek.
  7. Karşılık olarak, mukabil
  8. İçin, hakkında
  9. (en) Contrary. opposed. counter. discordant. opponent. opposing. opposite. repugnant. gainst. opposite. against. facing. before. con. counter. con-. anti-. against. contra. versus. towards. toward. athwart. for. to.
  10. (en) Adverse. against. averse. contrary. counter. discordant. opposite.
  11. (en) Against. counter. for. opposite. the place opposite. facing. opposing. anti. in the direction of. in return for. in response to. toward. contrary to. as a cure for. as a countermeasure to. adverse. antagonistic. averse. contra. contrary. derogative. derog.

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  İletişim

© NND Sözlük (Nedir Ne Demek Sözlük)