|
dok
-
Gemilerin yükünün boşaltıldığı veya onarıldığı, üstü örtülü havuz
-
Ticaret mallarını saklamak için rıhtımda yapılan büyük depo.
-
Dock. warehouse on a wharf.
-
Dock. wharf. average accustomed. port construction site. shipyard.
-
Örtüsü olan
Örnek:
Orta yaşlı, başı örtülü bir kadın yanımda duruyor. R. H. Karay
-
Örtülmüş, bir şey ile kaplanmış
Örnek:
Yerler yemyeşil ve ıslak bir çimenle örtülü. A. Haşim
-
Açıklama yapmadan, kapalı olarak, müphem.
-
Covered. veiled. wrapped. under cover. covert. buried. masked. shut. clad. coated. mantled. muffled. submerged. submersed. thick with.
-
covert.
-
İmplicit. covered. veiled. shut. closed. hidden. hushed up. concealed.
-
Su biriktirme, yüzme, çevreyi güzelleştirme vb. amaçlarla altı ve yanları mermer, beton vb. şeylerden yapılarak içine su doldurulan, genellikle üstü açık yer
Örnek:
Asıl binanın iki yanındaki kuru havuzlara ve havuzların hemen yanı başındaki kameriyelere doğru daha seyrek, daha bol çiçekli bitkiler yayılıyor. A. İlhan
-
Kum, asit vb. konulan çukur yer.
-
Büyük gemilerin onarılmak için çekildikleri yer.
-
Pool. pond. basin. piscina. piscine.
-
Basin. bath. pond. pool. baths. dock. coal cutters. rock.
-
Pool. repository. pond. tank. artificial basin or pool. dry dock. cistern. reservoir. lock. sink. water-hole. lake. basin. port construction site.
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|