Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > doğru parçası nedir, doğru parçası ne demek (doğru parçası nnd)

doğru parçası nedir, doğru parçası ne demek?

doğru parçası

  1. Doğru üzerinde iki nokta ile sınırlanmış parça.
  2. Verilen bir doğru üzerinde bulunan ve söz konusu doğru üzerindeki iki nokta arasında kalan parça.
  3. (en) Segment.
  4. (en) Line segment.

doğru (nedir ne demek)

  1. Bir ucundan öbür ucuna kadar yönü değişmeyen, eğri ve çarpık karşıtı.
  2. Gerçek, yalan olmayan.
  3. Akla, mantığa, gerçeğe veya kurala uygun
    Örnek: Bunları sana şimdiden söylemek daha doğrudur. A. Gündüz
  4. Gerçek, hakikat
    Örnek: Söyleyin doğrusunu, siz insanoğlunun ahlaklı olabileceğine inanmıyorsunuz. N. Ataç
  5. İki nokta arasındaki en kısa çizgi.
  6. Yanlışsız, eksiksiz.
  7. Hiçbir yöne sapmadan, dosdoğru, doğruca.
  8. Yakın, yakınlarında
    Örnek: Şafağa doğru otomobil sesi duyuldu. F. R. Atay
  9. Gerçeğe uygun olan.
  10. (Mantıkta) Düşünme yasalarına uygun olan.
  11. Akla, mantığa uygun.
  12. Dürüst, namuslu, ahlaklı.
  13. (en) Correct.
  14. (en) True.
  15. (en) Right.
  16. (en) Exact.
  17. (en) Accurate.
  18. (en) Proper.
  19. (en) Authentic.
  20. (en) Honest.
  21. (en) Fair.
  22. (en) Truthful.
  23. (en) Straight.
  24. (en) Direct.
  25. (en) Above-Board.
  26. (en) Faithful.
  27. (en) Guileless.
  28. (en) Just.
  29. (en) Orthodox.
  30. (en) Righteous.
  31. (en) Sincere.
  32. (en) Spot-On.
  33. (en) Square.
  34. (en) Upstanding.
  35. (en) Through.
  36. (en) Thru.
  37. (en) Thro.
  38. (en) Aboveboard.
  39. (en) Base.
  40. (en) Becoming.
  41. (en) Fitting.
  42. (en) Mathematical.
  43. (en) Precise.
  44. (en) Upright.
  45. (fr) Vrai
  46. (la) Verus

parçası (nedir ne demek)

  1. (en) Piece, bit, cut, fragment, part, component, passage, attachment, batch, cake, cantle, dribblet, driblet, fraction, item, lump, moiety, morsel, patch, portion, scrap, segment, shred, snatch, tool.

parça (nedir ne demek)

  1. Bir bütünden ayrılan, ayrı sayılan veya artakalan şey.
  2. Bir bütünden kopma, kırılma, yırtılma vb. yoluyla ayrılmış bölüm, lime
    Örnek: Alınacakları bir gece önceden küçük bir karton parçasına yazmıştır. H. Taner
  3. Birkaçı bir araya geldiğinde bir bütünü oluşturan şeylerin her biri.
  4. Tane.
  5. Edebiyat eserinin bir bölümü
    Örnek: Hayatımın en acı ve tatlı saatleri bunun başında geçti, eserimin en güzel parçalarını onun kenarında yazdım. R. N. Güntekin
  6. Müzik eseri.
  7. Benzeri, bir örneği.
  8. Küçümseme ve değersiz sayma bildiren bir söz
    Örnek: Bir çoban parçasısın, olmasa bile koyun / Daima eğeceksin başkalarına boyun. K. Kamu
  9. 1-Yazılı bir yapıttan alınmış bir bölüm. 2 - Bir kısmı yitirilerek yalnızca bir bölümü kalmış olan yapıt.
  10. Bk. öge
  11. (en) Gobbet.
  12. (en) Piece.
  13. (en) Fragment.
  14. (en) Part.
  15. (en) Component.
  16. (en) Passage.
  17. (en) Attachment.
  18. (en) Batch.
  19. (en) Cake.
  20. (en) Cantle.
  21. (en) Dribblet.
  22. (en) Driblet.
  23. (en) Fraction.
  24. (en) İtem.
  25. (en) Lump.
  26. (en) Moiety.
  27. (en) Morsel.
  28. (en) Patch.
  29. (en) Portion.
  30. (en) Scrap.
  31. (en) Segment.
  32. (en) Shred.
  33. (en) Snatch.
  34. (en) Tool.
  35. (en) Article.
  36. (en) Extract.
  37. (en) Grain.
  38. (en) İota.
  39. (en) Length.
  40. (en) Ounce.
  41. (en) Particle.
  42. (en) Quotation.
  43. (en) Section.
  44. (en) Text.
  45. (en) Track.
  46. (en) Unit.
  47. (fr) Fragment

öge (nedir ne demek)

  1. Birleşik bir şeyi oluşturan basit şeylerden her biri, unsur, eleman.
  2. Başka şeylerin kendisinden türediği ilk madde, ilke, unsur.
  3. Bir cümleyi oluşturan özne, yüklem, tümleç vb. birimlerden her biri.
  4. Bir sınıf veya bir topluluğun bireylerinden her biri
    Örnek: O savaşı başarıya ulaştıran en kuvvetli öge, ne yabancıdan gördüğümüz yardım ne de bugünkü özel girişimcilerin gayretleridir. N. Cumalı
  5. (en) Element, factor, unit, component, constituent.
  6. (en) Element.

üzerinde (nedir ne demek)

  1. Üstünde
    Örnek: Donanan minareler sanki yolun üzerinde yakılan meşalelerdir. R. E. Ünaydın
  2. ... ile ilgili, üzerine
  3. (en) Super-.
  4. (en) Above.
  5. (en) Over.
  6. (en) Upon.

iki (nedir ne demek)

  1. Birden sonra gelen sayının adı.
  2. Bu sayıyı gösteren 2, II rakamlarının adı.
  3. Birden bir artık
    Örnek: Bir sokak başında kavga eden iki çocuğu ayırdı. H. Taner
  4. (en) Dual.
  5. (en) Both.
  6. (en) Double.
  7. (en) Double double.
  8. (en) Breath Iki refers more to the physical act of respiration, while kokyu signifies the deeper cosmological aspects of breathing.
  9. (en) Breath The physical act of respiration Also will power.
  10. (en) Dyad.
  11. (en) Twain.
  12. (en) Couple.
  13. (en) Brace.
  14. (en) Amphi-.
  15. (en) Two-.
  16. (en) Duo-.
  17. (en) Ambi-.
  18. (en) Either.
  19. (en) Twin double.

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
0.016