|
disparage
-
(f). aleyhinde bulunmak, kötülemek, itibarını sarsmaya çalışmak, küçük görmek, küçük düşürmek, takdir etmemek. make disparaging remarks küçük düşürücü sözler söylemek, bozmak. disparagement (i). aleyhinde bulunma, kötüleme. disparagingly (z). tenkit edercesine, aleyhinde bulunarak.
-
F. kötülemek, küçük düşürmek, küçük görmek, hor görmek
aleyhinde (nedir)
-
Opposite. gainst. con-. against. versus.
-
Damning. against sb/sth.
-
Contrary to. against. hostile to.
bulunmak (nedir)
-
Bulma işine konu olmak.
-
Herhangi bir durumda olmak
Örnek:
Hayırlı bir işe yardımda bulunmuş oluyorsunuz. R. H. Karay
-
Bir yerde olmak
Örnek:
İçinde bulunduğumuz tarihte Osmanlı devletinin temelleri çökmüş, ömrü tamam olmuştu. Atatürk
-
Present
-
Turn up
-
Be. exist. stand. be present. be situated. have. present oneself. reside.
-
Appear. attend. be. exist. lie. occur. prove. to be found. to be discovered. to be. to exist. to lie. to turn up. to attend. to be present.
-
To be found. to be discovered. to be. to exist. to be present at. to participate in. occur. stand.
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|