NND Sözlük

Ana Sayfa > discard nedir, discard ne demek (discard nnd)

discard nedir, discard ne demek?

discard   US UK

  1. Iskartaya çıkarmak, ayırmak, bir köşeye atmak, ıskartaya ayırmak, kurtulmak, terketmek, kağıt atmak, boş kağıt oynamak
  2. Atmak, Iskartaya çıkarmak, ihraç etmek, tardetmek, kovmak
  3. İskambil kağıt atmak, boş kağıt oynamak
  4. Atma, çıkarma
  5. Boş kağıt.

ıskartaya çıkarmak (nedir ne demek)

  1. Değersiz bularak bir yana atmak.
  2. Değersiz bularak bir yana atmak, işe yaramadığı için ayırıp bir yana koymak: “Sekiz balya tütününden bir ya da iki balyasını ıskartaya ayırabileceklerini aklından geçirmeye başladı eksperlerin.” -N. Cumalı. “Orada, kim bilir neden ve nasıl, işe yaramaz diye ıskartaya çıkardığı bir sürü film tepeleme yığılı.” -A. İlhan.
  3. (en) Discard, scrap, reject, cull.

çıkarmak (nedir ne demek)

  1. Birinin veya bir şeyin çıkmasını sağlamak, çıkmasına sebep olmak
    Örnek: Cebinden maroken kaplı bir defter çıkardı. Ö. Seyfettin
  2. Sonunu getirmek.
  3. Anlamak, ne olduğunu bilmek, sezmek.
  4. Bulmak, ortaya koymak.
  5. Hatırlamak
    Örnek: Adamı nereden tanıdığımı tam olarak çıkarmaya çalıştım. N. Cumalı
  6. Döküntülü hastalığa tutulmak.
  7. Çok hoşlanmak
    Örnek: Lezzetini çıkara çıkara hikâyesine devam ediyordu. R. H. Karay
  8. Öfke, hırs, acı vb.nin zararını çektirmek.
  9. (en) Take out.
  10. (en) Deduct.
  11. (en) Subtract.
  12. (en) Remove.
  13. (en) Divest.
  14. (en) Throw out.
  15. (en) Abstract.
  16. (en) Cast.
  17. (en) Discharge.
  18. (en) Disengage.
  19. (en) Drop.
  20. (en) Excite.
  21. (en) To remove.
  22. (en) To raise.
  23. (en) To derive.
  24. (en) To deduce.
  25. (en) To decipher.
  26. (en) To subtract.
  27. (en) To work off one's anger on.
  28. (en) Belch.
  29. (en) Dislocate.
  30. (en) Put off.
  31. (en) Tide over.
  32. (en) Uncase.
  33. (en) Pay off.
  34. (en) Wreak.
  35. (en) Enact.
  36. (en) Displace.
  37. (en) Exclude.
  38. (en) Make out.
  39. (en) Eliminate.
  40. (en) Unfix.
  41. (en) Expel.
  42. (en) Extract.
  43. (en) Doff.
  44. (en) Bring out.
  45. (en) Publish.
  46. (en) Print out.
  47. (en) Bare.
  48. (en) Blank.
  49. (en) Bruit about.
  50. (en) Delete.
  51. (en) Derive.
  52. (en) Disconnect.
  53. (en) Dislodge.
  54. (en) Dismantle.
  55. (en) Draw off.
  56. (en) Draw.
  57. (en) Omit.
  58. (en) Poke.
  59. (en) Shed.
  60. (en) Slip.
  61. (en) Sprout.
  62. (en) To take out.
  63. (en) To put out.
  64. (en) To get out.
  65. (en) To get off.
  66. (en) To extract.
  67. (en) To abstract.
  68. (en) To mine.
  69. (en) To take off.
  70. (en) To remember.
  71. (en) To place anımsamak.
  72. (en) Hatırlamak.
  73. (en) To find.
  74. (en) To find out.
  75. (en) To discover.
  76. (en) To make out.
  77. (en) To figure out.
  78. (en) To get.
  79. (en) To dislodge.
  80. (en) To remove gidermek.
  81. (en) To expel.
  82. (en) To dismiss.
  83. (en) To excrete.
  84. (en) To omit.
  85. (en) To leave out.
  86. (en) To cross sth out.
  87. (en) To cross sth off.
  88. (en) To delete.
  89. (en) To dislocate.
  90. (en) To displace.
  91. (en) To publish.
  92. (en) To get sth out yayımlamak.
  93. (en) To produce.
  94. (en) To bring out.
  95. (en) To emit.
  96. (en) To send out.
  97. (en) To exhale.
  98. (en) To give sth off.
  99. (en) To cause.
  100. (en) To raise neden olmak.
  101. (en) Yol açmak.
  102. (en) To issue.
  103. (en) To subtract tarh etmek.
  104. (en) To deduct.
  105. (en) To eliminate.
  106. (en) To vomit.
  107. (en) To bring sth up.
  108. (en) To throw up.
  109. (en) To spew.
  110. (en) To offer sunmak.
  111. (en) To have.
  112. (en) To play by ear.
  113. (en) To cut.
  114. (en) To stick sth out.
  115. (en) To get through to sb.

ayırmak (nedir ne demek)

  1. Bölmek.
  2. Bir bütünden bir parçayı herhangi bir amaçla bir tarafa koymak, saklamak.
  3. Bir yeri bir engelle bölmek.
  4. Birbirinden uzaklaştırmak.
  5. Nitelik değişikliğini anlamak, fark etmek.
  6. Seçmek
    Örnek: Günün fıkralarından bu kitaba ayırdıklarım pek azdır. F. R. Atay
  7. İki veya daha çok kimse arasındaki anlaşmayı, uzlaşmayı bozmak.
  8. Farklı davranmak, fark gözetmek.
  9. (en) Separate.
  10. (en) Set apart.
  11. (en) Keep apart.
  12. (en) Assort.
  13. (en) Divorce.
  14. (en) İsolate.
  15. (en) Assign.
  16. (en) Differentiate.
  17. (en) Disconnect.
  18. (en) Disengage.
  19. (en) Dissociate.
  20. (en) Distinguish.
  21. (en) Detache.
  22. (en) To set apart.
  23. (en) To part.
  24. (en) To separate.
  25. (en) To sever from.
  26. (en) To pitch.
  27. (en) Sort.
  28. (en) Split.
  29. (en) Sever.
  30. (en) Abstract.
  31. (en) Allocate.
  32. (en) Allot.
  33. (en) Allow.
  34. (en) Appropriate.
  35. (en) Book.
  36. (en) Choose.
  37. (en) Classify.
  38. (en) Comb.
  39. (en) Comb out.
  40. (en) Contradistinguish.
  41. (en) Cut off.
  42. (en) Cut out.
  43. (en) Demarcate.
  44. (en) Detach.
  45. (en) Devote.
  46. (en) Disband.
  47. (en) Discard.
  48. (en) Divide.
  49. (en) Except.
  50. (en) Grade.
  51. (en) İnsulate.
  52. (en) Part.
  53. (en) Rend.
  54. (en) Reserve.
  55. (en) Save.
  56. (en) Segregate.
  57. (en) Spare.
  58. (en) Thin.
  59. (en) To choose.
  60. (en) To select.
  61. (en) To distinguish from.
  62. (en) To discriminate between.
  63. (en) To divide.
  64. (en) To divide sth into so many parts.
  65. (en) To save.
  66. (en) To reserve for.
  67. (en) To book.

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)



Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
0.012