Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > dil yarası nedir, dil yarası ne demek (dil yarası nnd)

dil yarası nedir, dil yarası ne demek?

dil yarası

  1. Acı sözün yarattığı kırgınlık
    Örnek: Kılıç yarası onar, dil yarası onmaz. Atasözü
  2. Gönül yarası
    Örnek: Dedim dilber niçin sararıp soldun / Dedi çektiklerim dil yarasıdır. Âşık Ömer

dil (nedir ne demek)

  1. Ağız boşluğunda, tatmaya, yutkunmaya, sesleri boğumlamaya yarayan etli, uzun, hareketli organ, tat alma organı
    Örnek: Ağzımı dolduran kocaman dil, kelimelere yer bırakmıyor ki... Y. Z. Ortaç
  2. İnsanların düşündüklerini ve duyduklarını bildirmek için kelimelerle veya işaretlerle yaptıkları anlaşma, lisan, zeban
    Örnek: Dilinden Anadolulu olduğu ancak belli oluyordu. S. F. Abasıyanık
  3. Bir çağa, bir gruba, bir yazara özgü söz dağarcığı ve söz dizimi
    Örnek: Halk dilinin günebakan ismini verdiği bu çiçek, güneşe âşıktır. H. S. Tanrıöver
  4. Belli durumlara, mesleklere, konulara özgü dil.
  5. Birçok aletin uzun, yassı ve çoğu hareketli bölümleri.
  6. Büyükbaş hayvanların haşlanıp pişirildikten sonra yenebilen dili
    Örnek: Birkaç dilim ekmek, ince bir iki dilim peynir veya dil, bazen de haşlanmış bir sebze yemeği. S. F. Abasıyanık
  7. Ayakkabı bağlarının ayağı rahatsız etmemesini sağlayan ve bağ altına rastlayan saya parçası.
  8. Düşünce ve duyguları bildirmeye yarayan herhangi bir anlatım aracı.
  9. Gönül, yürek.
  10. Ağız boşluğunda bulunan, çizgili kaslardan oluşmuş, lokmanın biçimlenmesinde, yutma, tat alma ve konuşmanın biçimlenmesinde görev alan çok hareketli bir organ, glossa, lingua.
  11. Tat alma organı.
  12. İnsanların düşündüklerini ve duyduklarını bildirmek için sözcüklerle veya işaretlerle yaptıkları anlaşma.
  13. Tutsak, esir.
  14. Körfez, koy.
  15. (en) Two parallel rows of connection holes on a PCB Also, the type of connector used with this array.
  16. (en) Parlance.
  17. (en) Language.
  18. (en) Speech.
  19. (en) Tongue.
  20. (en) Clapper.
  21. (en) Lingo.
  22. (en) Neck.
  23. (en) Spit.
  24. (en) Promontory.
  25. (en) Point.
  26. (en) Bolt of a lock.
  27. (en) İndex of a balance.
  28. (en) Prominence.
  29. (en) Dataphor Interface Language An XML format for describing user interfaces independent of the platform on which they will be realized.
  30. (en) Dilate Dx diagnosis.
  31. (en) Dual in line package: simplest type of plastic package where the I/O's are found on either side of the package.
  32. (en) Dual-In-Line Refers to component shape with two parallel rows of connection leads Syn: DIP.
  33. (en) Ate:.
  34. (la) Lingua Dgr.: Yun. glossa

yara (nedir ne demek)

  1. Keskin bir şeyle veya bir vuruşla vücutta oluşan derin kesik
    Örnek: Mendilimi bir çatkı şekline sokarak başıma, yaramın üzerine sardım. R. H. Karay
  2. Bir şeyin iç veya dış yüzünde herhangi bir etki ile oluşan ve tehlikeli olabilen oyuk, gedik, yarık.
  3. Dert, üzüntü, acı.
  4. Keskin bir şeyle veya bir vuruşla vücutta oluşan derin kesik ya da çürük.
  5. Yumuşak dokuları oluşturan ögelerin kesici, yaralayıcı veya bunlara benzer araç veya gereçlerle birbirinden ayrılması. Ateşli silah yarası, ısırık yarası, septik ve aseptik yara gibi değişik yara tipleri vardır.
  6. (en) Scotch.
  7. (en) Bruise.
  8. (en) Canker.
  9. (en) Hurt.
  10. (en) İnjury.
  11. (en) Lesion.
  12. (en) Sore.
  13. (en) Trauma.
  14. (en) Ulcer.
  15. (en) Wound.
  16. (en) Gash.
  17. (en) Boil.
  18. (en) Pain.
  19. (en) Open sore.
  20. (en) Laceration.
  21. (en) Rent.
  22. (en) Tear.
  23. (en) İnsult.

acı (nedir ne demek)

  1. Bazı maddelerin dilde bıraktığı yakıcı duyu, tatlı karşıtı.
  2. Tadı bu nitelikte olan
    Örnek: Acı kahvesini yudumluyordu. T. Buğra
  3. Herhangi bir dış etken dolayısıyla duyulan rahatsızlık, ıstırap
    Örnek: Omuzlarına kadar vücudun derisini haşlayan bayıltıcı yanma acısı ve dehşeti çok sürmedi. P. Safa
  4. Ölüm, yangın, deprem vb. olayların yarattığı üzüntü, keder, elem
    Örnek: İnsan, ölümün acısını en çok günün iki uzak saatinde hissetmektedir. Y. Z. Ortaç
  5. Koyu (renk)
    Örnek: Sıcak iklimlerde bu mevsim, tek renktedir, sadece acı yeşildir. R. H. Karay
  6. Keskin, hoşa gitmeyen, şiddetli
    Örnek: Acı poyraz kuvvetle esiyordu. O. Kemal
  7. Kırıcı, üzücü, incitici, dokunaklı, korkunç
    Örnek: Acı söz insanı dininden çıkarır. Atasözü
  8. Kinin ve diğer bazı alkoloitlerle kafein gibi değişik maddelerin, suda seyreltilmiş çözeltilerinin oluşturduğu tat veya bu tadı veren saf veya karışık maddelerin duyusal özelliği.
  9. (en) Acid.
  10. (en) Acrimonious.
  11. (en) Affliction.
  12. (en) Agitation.
  13. (en) Anguish.
  14. (en) Astringent.
  15. (en) Tribulation.
  16. (en) Hard.
  17. (en) Sour.
  18. (en) Bitter.
  19. (en) Peppery.
  20. (en) Brackish.
  21. (en) Acrid.
  22. (en) Biting.
  23. (en) Painful.
  24. (en) Sorrowful.
  25. (en) Lamentable.
  26. (en) Grievous.
  27. (en) Tragic.
  28. (en) Cutting.
  29. (en) Poignant.
  30. (en) Sardonic.
  31. (en) Scathing.
  32. (en) Shrill.
  33. (en) Splitting.
  34. (en) Harsh.
  35. (en) Severe.
  36. (en) İncisive.
  37. (en) Pungent.
  38. (en) Trenchant.
  39. (en) Vitriolic.
  40. (en) Pain.
  41. (en) Ache.
  42. (en) Hurt.
  43. (en) Sting.
  44. (en) Gnawing.
  45. (en) Distress.
  46. (en) Grief.
  47. (en) Heartache.
  48. (en) Heartbreak.
  49. (en) Pang.
  50. (en) Piercing.
  51. (en) Rank.
  52. (en) Sorrow.
  53. (en) Suffering.
  54. (en) Tart.

ac   US UK (nedir ne demek)

  1. Bk. fil dişi
  2. (en) [AC (ante Christum) ] radioactive metallic element (Chemistry).
  3. Account.
  4. La [müz.], pek iyi

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
0.010