Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > dikkati başka yöne çekmek için söylenen söz nedir, dikkati başka yöne çekmek için söylenen söz ne demek, dikkati başka yöne çekmek için söylenen sözin anlamı (dikkati başka yöne çekmek için söylenen söz nnd)

dikkati başka yöne çekmek için söylenen söz nedir

Türkçe'yi seviyoruz ve birçok dil aracı geliştirerek destekliyoruz.






Bu kelime tam olarak bulunamadı, belki aşağıdaki(ler) işinize yarayabilir:

Bu kelimeyi ekleyerek katkıda bulunabilirsiniz.

dikkat

  1. Duygularla düşünceyi bir şey üzerinde toplama, uyanıklık
    Örnek: Dikkatle bakınca güvertedeki insanların gidip gelişini kolaylıkla seçebiliyor. Y. K. Karaosmanoğlu
  2. "Dikkat ediniz!" anlamında bir uyarı sözü.
  3. İlgi, özen.
  4. Bk. yoğulum
  5. Duygu ve düşüncenin bir konu ya da sorun üzerinde toplanması, zihnin uyanık bulunması durumu.
  6. (en) Attention. attentiveness. carefulness. care. cautiousness. watchfulness. application. caution. note. notice. regard. remark.
  7. (en) Attention. care. caution. consideration. count. diligence. fetish. heed. mind. notice. regard. solicitude. carefulness. assiduity. look out!. watch out!. be careful!. attention!.
  8. (en) Attention. accuracy. aida. application. care. take care!. ear. fidelity. heed. note. notice. precision. rigour. vigilance.
  9. (en) attention

yoğulum (nedir ne demek)

  1. Bir algıyı güçlendirmek üzere ansal süreçlerden bir kesit üzerinde toplanma, yoğunlaşma gücü.
  2. (en) attention

çekmek (nedir ne demek)

  1. Bir şeyi tutup kendine veya başka bir yöne doğru yürütmek
    Örnek: Hepsi iskemleleri çekerek masanın etrafında bir halka yapmaya hazırlanıyorlardı. R. N. Güntekin
  2. Taşıtı bir yere bırakmak, koymak.
  3. Germek.
  4. İçine almak, emmek.
  5. Bir yerden başka bir yere taşımak.
  6. Bir amaçla ortadan kaldırmak.
  7. Solukla içine almak
    Örnek: Beş defa yutkunup üç defa burnunu çektikten sonra anlattı. B. R. Eyuboğlu
  8. Üzerinde bulunan bir silahla saldırmak için davranmak
    Örnek: Elindeki tabancayı tetiğine basmak için yeni çekivermiş gibiydi. T. Buğra
  9. Bk. çevirmek
  10. Hlk. Kan almak.
  11. Uzaklaşmak, kaybolmak: “Tarzının, yönteminin piyasadan el ayak çekmek zorunda kalacağını açık seçik kavrıyorsunuz.” -S. İleri. “Bazı meddahlar da Karagöz oynatmış, şahbaz, hayalbaz veya hayalî isimleriyle yaşadıktan sonra temaşa hayatımızdan el etek çekmişlerdir.” -S. Ayverdi.
  12. (en) Be cursed with smth. take one's medicine. stand the racket. pull. draw. magnetize. attract. suffer. go through. bear. shrink. pull over. pull away. tow. tow away. take after. undergo. carry. engross. hold. inhale. sip. abide. absorb. bear with. broo.
  13. (en) Abide. abstract. appeal. attract. bear. beguile. brook. captivate. drag. draw. endure. enthrall. experience. extract. haul. inflect. know. lure. magnetize. pull. shrink. undergo. unfurl. weigh. withdraw. to pull. to draw. to drag. to haul. to tug. to lug. to tow. to withdraw. to hoist. to extract. to carry. to support. to draw. to pull out. to suffer. to undergo. to bear. to endure. to abide. to put up with. to absorb. to inhale. to shrink. to içmek. to take. to grind öğütmek. to shoot. to run up. to catch. to conjugate. to decline. to weigh. to attract. to magnetize. to charm. to captivate. to appeal. to beguile. to distil. to lay döşemek. to give. to give a meaning. to interpret. to last. to take. to drive. to put on. to wear. to pull on. to draw on giymek. to apply.
  14. (en) To draw. to pull out. to extract. to attract. to please. to draw. to absorb. to suck in. to breath in. to sniff. to bear. to pay. to suffer. to endear. to go through. to undergo. to withdraw. to cal.
  15. (en) Turn the scale at, scale in, go to scale at, scale out
  16. (en) Pull up
  17. (en) Hoist, run up
  18. (en) whisk
  19. (en) stretch
  20. (en) arrest
  21. (en) conjugate
  22. (en) toss
  23. (en) Up with
  24. (en) receive
  25. (en) claw

için (nedir ne demek)

  1. Amacıyla, maksadıyla
    Örnek: Ukalalık yapmamak için bütün gayretine rağmen yine de o düşündüğünü yapmıştı. S. F. Abasıyanık
  2. Sebep ve sonuç belirten bir söz
    Örnek: Hastanın uykuda olduğunu söylemesi sırf vakit kazanmak içindi. R. N. Güntekin
  3. -dan / -den dolayı, ... -dan / -den ötürü
    Örnek: Bu büyükşehirde ona ilk hitap eden adam olduğu için ona yüreğini açmak ihtiyacını duyuyordu. Y. K. Karaosmanoğlu
  4. Özgü, ayrılmış.
  5. Düşüncesince, kendince, göre
    Örnek: Bizim için çok enteresan bir şeydi bu yeni icat. B. Felek
  6. Hakkında
    Örnek: Gel gör ki dilimin ucunda kağnı var. Kağnılar için de bir çift sözüm var. B. R. Eyuboğlu
  7. Oranla, göz önünde tutulursa.
  8. Karşılığında, karşılık olarak.
  9. (en) İn the cause of. pro. so. so as to. that. for. pro. seeing. in order to. on account of.
  10. (en) For. on.
  11. (en) Because. to. for. in order to. in order that. so that. about. concerning. ad. pro. so as to.

söz (nedir ne demek)

  1. Bir düşünceyi eksiksiz olarak anlatan kelime dizisi, lakırtı, kelam, laf, kavil
    Örnek: Söz var, iş bitirir; söz var, baş yitirir. Atasözü
  2. Bir veya birkaç heceden oluşan ve anlamı olan ses birliği, kelime, sözcük.
  3. Bir konuyu yazılı veya sözlü olarak açıklamaya yarayan kelime dizisi
    Örnek: Yer yer birçok türküde rastladığımız beylik sözler de vardı içinde. B. R. Eyuboğlu
  4. Kesinlik kazanmayan haber, söylenti.
  5. Bir işi yapacağını kesin olarak vadetme.
  6. Müzik parçalarının yazılı metni, güfte.
  7. (en) Wordy. word. say. saying. expression. talk. term. verbalism. promise. faith. commitment. committal. statement. assurance. engagement. pledge. plight. sentence. spiel. vocable. voice.
  8. (en) Wordy. word. say. saying. expression. talk. term. verbalism. promise. faith. commitment. committal. statement. assurance. engagement. pledge. plight. sentence. spiel. vocable. voice. foregoing. parole. remark. undertaking.
  9. (en) Allegation. expression. promise. remark. word. utterance. statement. asseveration. assurance. covenant. expletive. hearsay. observation. pledge. profession. saying. speech. talk. tongue. undertaking. verbalism. vocable. voice.

şey (nedir ne demek)

  1. Madde, eşya, söz, olay, iş, durum vb.nin yerine kullanılan, genellikle belirsiz anlamda söylenen bir söz. Kararsızlık ifade biçimi.
    Örnek: Bana sen pek çok şey kazandırdın. R. H. Karay
  2. Nesne, madde
    Örnek: Asıl zorluk belki öğrenilmesi lazım gelen şeylerin değil, unutulması gereken şeylerin çokluğundan gelir. A. Ş. Hisar
  3. Kararsızlık durumunda muhtelif sorulara cevap için tercih edilen bir ifade biçimi.
  4. (Günlük dilde) Herhangi bir düşünce konusunu göstermeğe yarayan belirsiz terim. (Felsefede) 1- Düşünen bilincin konusu olabilen, gerçekte var olmayıp da yalnızca düşünülmüş olan herşey. Bu anlamda: düşünce nesnesi = ens rationis. 2- Kişiye karşıt olarak: Bilinçten yoksun varlık. 3- Gerçek olan, bilincin dışında, kendi başına var olan tek nesne (ens reale). Böyle bir var olan, tek nesne olarak niteliklerin taşıyıcısı töz diye de anlaşılır. 4- Duyularla kavranabilen cisimsel nesne.
  5. Bk. nesne
  6. (en) Thing. stuff. object. matter. article. affair. chose. concern. doing. doings. doodad. doohickey. lark. res. thingumabob. thingumajig. thingummy. whosit.
  7. (en) Business. object. stuff. thing. thingamajig. what-d'you-call-him/-her/-it. what's-his/-her/-its-name. thingummy. thingumabob. thingumajig. well.
  8. (en) Thing. what-do-you-call-it. article. chose. jinx. jolly. object. stuff.
  9. (en) thing
  10. (fr) chose
  11. (la) Res; skolastikte: ens

üzerinde(nedir ne demek)

  1. Üstünde
    Örnek: Donanan minareler sanki yolun üzerinde yakılan meşalelerdir. R. E. Ünaydın
  2. ... ile ilgili, üzerine
  3. (en) Super-. above. on. over. upon.
  4. (en) On. upon.
  5. (en) Over. upon.

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Sözlük